BIST 10.471
DOLAR 32,77
EURO 35,09
ALTIN 2.457,99
HABER /  GÜNCEL

Tarihi eserlerimiz Allah'a emanet

Sayıştay'ın hazırladığı yeni bir rapora göre, cami, han ve kervansaraylar başta olmak üzere tarihi eserlerimizin büyük bir kısmında hiçbir güvenlik önlemi bulunmuyor.

Abone ol

Tarihi eserler hırsızlık ve yangına karşı tam anlamıyla korunmasız durumda. Sayıştay, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki tarihi eserlerin korunması hakkında rapor hazırladı. Rapora göre, han ve kervansaraylar başta olmak üzere, tarihi eserlerin büyük bir kısmında hiçbir güvenlik önlemi bulunmuyor. Sayıştay raporunda özetle şu tespitlere yer verildi: Sergi ve depolardaki taşınır tarihi eserlerin güvenliği için gerekli önlem alınmamış, elektrik kablolarının genellikle açıkta durduğu müze depolarındaki eserler gelişigüzel üst üste yığılmış ve sadece bir kilitle koruma altına alınmış durumda. Vakıflar Genel Müdürlüğü Ankara Bölge Müdürlüğü'nün sergi ve depolarının bulunduğu katta, çay ocağı işletiliyor. Genel müdürlük merkez binasında bulunan halı-kilim deposu, evrak giriş çıkış kayıtlarının yapıldığı birimin hemen arkasında. Ankara'daki müze, kütüphane ve depo kapıları kilitlendikten sonra kurşun mühürle kapatılıp, elektronik hırsız ve yangın alarmı devreye sokuluyor. Ama anahtarların sadece müze müdürlerinde olması, eserleri bir yangın durumunda korumasız bırakıyor. Camilerde bulunan bazı halı ve kilimler ya Vakıflar'ın deposuna kaldırılmakta ya da camilerin bir köşesinde yığılı olarak tutulmakta. Genel müdürlüğe gönderilen halıların hangilerinin tarihi değere sahip, hangilerinin sahip olmadığı tasnif edilmemiş. Birçoğu Türk ahşap oyma ve çini sanatının eşsiz örnekleri durumundaki minber, mihrap, kapı, pencere kanadı, çini gibi parçalar için özel bir koruma önlemi yok. Cami ve mescitlerin birçoğunda kışın ısınmak için soba kurulmakta. Özellikle ahşap ağırlıklı camilerde bu durum yangın riski doğurmakta. Özel şahıslara kiralanan tarihi çarşılar sadece mekanik olarak korunmakta, aydınlatma sistemi yangın riski taşımakta. Tarihi yapılarda uzun yıllar devam eden onarımlar nedeniyle binaların çevresine kurulan iskeleler kaldırılmamakta, yapının etrafı yeterince korunmaya alınmadığından meçhul kişiler içeriye girebilmekte. İstanbul Yeni Cami Hünkar Mahfili'ndeki çiniler, Piyale Paşa Camisi'ndeki çini panolar bu şekilde çalındı. Camilerin korunmasından Diyanet İşleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Bakanlığı, Elektrik İdaresi, valilik ve belediyeler sorumlu. Cami ve mescitlerin güvenliği için özel güvenlik teşkilatı kurma görevi Diyanet'e verilmiş. Özel güvenlik teşkilatına sahip tek cami durumundaki Sultanahmet Cami'nin güvenlik teşkilatını ise cami derneği kurmuş. Diyanet'in 600 güvenlik görevlisi alması gerekirken bu konuda hiçbir gelişme sağlanamamış. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nde güvenlik personelinin çoğunluğu kadınlardan oluşmakta ve bunların da büyük bir kısmı görevleriyle ilgisiz başka birimlerde görevli. Kültür Bakanlığı'nın sorumluluğundaki müzelerin çoğunda mekanik ve elektronik yangın alarmı, bazılarında özel güvenlik personeli ve kamera bulunuyor. Ama camilerin güvenliği daha çok cami derneğinin görevlendirdiği şahsın kapıdaki asma kilidi açıp kapamasıyla sağlanıyor. Haber: Radikal Gazetesi