YAZARLAR

Sempozyum, panel, çalıştay’ın farkını bilmeyen akademisyen mi olur?!.(2)

Farkını biliyorsak, neden uygulamıyoruz!..

GÜNCEL/ANKARA AKM:A.Selvi, (Hürriyet);Cumhurbaşkanı'nın "AKM ile ilgili 4 proje varama daha iyi projeler olabilir" sözünü aktaran Selvi, AKM'niniçinde olduğu alanı kapsayacak birkaç projenin yapılabileceğiniişaretti etti. Selvi, Erdoğan'ın Ankara'daki AKM'yi beğenmediğiniöne sürerek onun yerine Ankara Kalesi ile AOÇ arasındaki alanaNew York’taki Central Park örneğinde olduğu gibi bir ‘CumhuriyetParkı’ yapılması üzerinde durulduğunu öne sürdü.” Allah aşkına,söyler misiniz? Ankara AKM’nin ve içinde bulunulan alanınbeğenilecek tarafı var mı?!..

Güncel konular araya girince buyazımız biraz gecikti. Üniversitelerde –sanat alanında- sıkça ve yanlış yapılan toplantılarla ilgili bilgiler vermeye devam ediyoruz.

Sempozyum
Bir dinleyici topluluğu karşısında özelliklebilim, sanat ve fikir ağırlıklı konularda çeşitli kurumlardan gelen(yerli/yabancı) konuşmacıların, önceden hazırlanmış ve kurullarcakabul edilmiş  bildirilerini, verilen süre içinde sunmalarınaverilen addır. Oturumlarda ele alınan ortak konular için değişik görüşler ve yorumlar dile getirilir. Her oturum içindeğişik mesleklerden belli sayıda konuşmacı bulunur. Yeni vearaştırmaya dayalı bir bilgi alış-verişi niteliğini taşıdığı için,sempozyumlar daha çok alandaki insanları ilgilendirir. Bildiridearanan özellikler; bilimsel bir yenilik getirmiş olması ve orijinalbir konuyu ele almış bulunmasıdır.
Demek ki sempozyum;  bir kurultay, bir kongredeğildir!..

https://www.internethaber.com/turk-muzigi-kurultayi-mi-sempozyumu-mu-1225469y.htm
Panel
Toplumu ilgilendiren bir konunun dinleyicilerönünde, sohbet havası içinde, uzmanları tarafından tartışıldığıtoplantılara panel denilmektedir. Bir konuda karar vermek yerinesorunlar çeşitli yönleriyle aydınlatılır, farklıgörüşler/anlayışlar ortaya konulur. Konuşmacılar, uzmanı olduklarıkonunun ayrı birer yönünü ele alırlar.  Panel sonunda,dinleyiciler panelistlere soru sorabilirler.
Demek ki panel; bir kurultay, bir kongre, birsempozyum, bir açık oturum  değildir!..
Çalıştay

Belli bir konuda, çeşitlikonuşmacıların katılımıyla düzenlenen, genellikle sorun çözmeyeodaklı, bilimsel ağırlıklı toplantıdır. Çalıştay'da çağrılanlarınyüksek profilli, alanında uzman/popüler/eserleri olan/bilinen v.b.olması gereklidir. Çalıştaylar'da, oluşturulan komisyon (lar)tarafından hazırlanan  rapor, tüm  kurula sunularak,ortak bildiriye dönüşür ve onaylanır. Alınan kararlar tavsiyeniteliğindedir, yaptırım gücü yoktur.

Demek ki çalıştay; bir kurultay, birkongre, bir sempozyum, bir panel,bir açık oturum değildir!..

Açıkoturum
Geniş halk kitlelerini ilgilendiren bir konunun,uzmanlarınca bir başkan yönetiminde tartışıldığı toplantılara açık oturum denilmektedir. Açık oturumda tartışılacak konu,toplumun tümünü ya da bir bölümünü ilgilendirmelidir. Oturumakatılacak kişilerin konularında iyi hazırlanmış olmaları açıkoturumun kalitesini artırır. Ayrıca, konuşmacıların diğerkonuşmacılar ve izleyiciler karşısında saygılı olmaları da çokönemlidir. Başkan, oturum sonunda, ortaya çıkan karşıt ya da aynıdüşünceleri özetleyerek oturumun genel değerlendirmesiniyapar.
Demek ki, açık oturum; bir kurultay, bir kongre,bir sempozyum, bir panel değildir!..
İşte; çok basit/kolay, bilimsel alandapaylaşılmış,  uluslar arası alanda kabul edilmişözellikleriyle bilimsel toplantılar için  “terminolojibaşlıkları ve açıklamaları”…

Yıllar önce Musıki Dergisi’ndeyazmışım, bir şey değişmemiş!... 
“Başlamak bitirmenin yarısıdır” derler…
Hadi o zaman!..

Bıkmak yok, yoladevam!...

YENİ BİR YAYIN: ‘MAHZUNİŞERİF’

Cumhuriyet sonrasının en önemli halkozanları arasında gösterilen Âşık Mahzuni Şerif’in biyografisi “Devr-i Mahzuni” adıyla kitap oldu. Mahzuni’nin hemşehrisi,CHP Parti Meclisi Üyesi gazeteci Ali Öztunç’un kaleme aldığı eserDoğan Kitap’tan çıktı. ‘Devr-i Mahzuni’yi yazma fikri ustanın büyükoğlu Ali Mahzuni ile yazar Ali Öztunç’un ortak kararıyla netleşti.Ozanla ilgili birçok bilinmeyene yer verdiği kitabı için Ali Öztunç“Âşık Mahzuni hakkında çok fazla bilgi kirliliği vardı. Bu nedenlekitabı yazmak boynumun borcuydu. Yüzyıllar sonra da Mahzuni’nineserleri okunacak. 20 bin şiirinin 3 bini türkü olmuş. Bu kadareser sahibi Mahzuni’nin yaşadıklarının herkes tarafındanbilinmesini istedik” dedi.

Eğer bana gel gel olsayüceden 
Çırpar kanadımı uçar giderim 
İsteğim yok gündüz ile geceden 
Ben bir Mahzuni'yim naçar giderim

Âşık Mahzuni Şerif, Anadoluinsanının feryadını, özlemini, sevdasını, ezilmişliğini sazıylasözüyle dünyaya duyuran asrımızın en önemli ozanıdır. Anadolu'nunfakir toplumunun hayallerini kentlerdeki beyaz yakalılarlabuluşturan Mahzuni, toplumun her kesimi tarafından çokça sevildi.Yaşadığı acılar, sevinçler; karşılaştığı sıkıntılar, hayalkırıklıkları... Mahzuni'nin hayatıyla ilgili pek çok şey merakedildi, tartışıldı... Ünlü ozanın yaşamıyla ilgili bilinmeyenleriAli Öztunç'un kaleme aldığı Devr-i Mahzuni'debulacaksınız.

Ekim2017/Doğan Kitap. TeşekkürlerAli Öztunç’a… 

GÜNÜN TÜRKÜSÜ,  MuhsuniŞerif’ten…https://www.youtube.com/watch?v=ipCzKtmO7KM

İşte gidiyorum çeşmisiyahım
Önümüzde dağlar sıralansa da
Sermayem derdimdir servetim ahım
Karardıkça bahtım karalansa da

Haydi dolaşalım yüce dağlarda
Dost beni bıraktı ah ile zarda
Ötmek istiyorum viran bağlarda
Ayağıma cennet kiralansa (sıralansa) da

Bağladım canımı (ömrümü) zülfün teline
Sen beni bıraktın elin diline (gurbeteline)
Güldün Mahzuni'nin garip haline
Mervan'ın elinden parelensede

Yorumlar2 yorum