YAZARLAR

Pekinel kardeşlerin Orff ve MEB Aşkı!...

Eğitim kurumlarının saygınlığına gölge düşürülmemeli...

GÜNCEL/Y.DOÇ.LİK: YÖKBaşkanı Prof.Dr.M.Y.Saraç, ‘Doç.likle ilgili çalışmalarıntamamlandığını ve ilerleyen günlerde açıklayacağını’söyledi.(12.10.2017) Yabancı Dil mağduru binlerce Y.Doç. tasarıyıbekliyor. İnşallah tasarıda, Konservatuarlarda Kadro karşılığısözleşmeli (TİP sözleşmesi) çalışan  Sanatçı Öğretim Üyeleri(Y.Doç.ler) ayrı tutulmaz. Çünkü, bu arkadaşlar  2014’te çıkanakademik zamdan/teşviktende yararlanamadı. Sebebi, Başbakanlıkçaçıkarılan yönetmelikte; “Konservatuarlarda çalışan Sanatçı ÖğretimÜyeleri’de aynı haklardan yararlanır”  maddesi olmadığıiçin!…Bu nedenle,Y.Doç.ler arasında ayrım yapılmaması,‘Üniversitelerde kadrolu görev yapan bütün Y.Doç.lerintasarı/kapsam  içine alınmasını’ hatırlatmak istedik. Bizlerçözümden ve akademik barıştan  yanayız…YÖK Başkanlığı’nındikkatine sunmak istedik…

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı A.Arman köşesinde yazmış;

“Kültür ve TurizmBakanlığı, “Sanat hayattır” anlayışıyla antik kentlerdekonserler düzenliyor. Önce Efes Antik Kenti’nde yapıldı,şimdi de sırada Torbalı’daki Metropolis Antik Kenti var.Bu fikre şapka çıkıyorum! Emeği geçen herkesi de tebrik ediyorum.Anadolu’nun eşsiz ezgilerini, İzmir Devlet Opera ve Balesisolistlerinden soprano Filiz Güneş, tenor OğuzÇimen ve bas Tevfik Rodos seslendirecek. İzmir OperaOrkestrası’nın da çalacağı konserde, orkestranın şefi TulioGagliardo, piyanoda ise Tuğçe Özaytekin olacak.  Buakşam saat 19.30’da gerçekleşecek olan “Metropolis Toprağımızdan Sesler Konseri” TorbalıBelediyesi ve Kültür ve TurizmBakanlığı işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Herkese açık veücretsiz. Uzun İnce Bir Yoldayım, Aman Avcı, Mazi Kalbimde Yaradır,Fikrimin İnce Gülü, Çökertme, İzmir’in Kavakları�gibi hepimizinbildiği, sevdiği eserleri antik bir kentte dinlemek şahane olsagerek...”

Demek ki (MEB) Bakanlık, 94 yıldıryapıl(maya çalışılan)an/uygulan(maya çalışılan)an projeyi devamettirmeye karar vermiş… Amaç;  “çağdaş/batı  müzikleinsanları buluşturmak”mış... A.Arman’da yeni bir şey gibi şapkaçıkarmış!, yerinden hoplamış!...

Muhafazakar bir iktidar bile, yanlışişler yapabiliyor demek ki!...Bunun sebebi, ‘sanattan ne anlamakgerektiği, gençlere ne anlatılmak istendiği’ olsa gerek. Yıllarca;Devlet Opera ve Balesi,Senfoni Orkestrası köylere gitti, halkaindi!, okullarda konserler verdi, ama bu alanda başarısağlanamadı.

 2010’da, Güher ve SüherPekinel kardeşler, -sanki eğitim kurumları yokmuş gibi- üstünyetenekli gençleri keşfedip tüm olanakları kullanarak eğitmek içinharekete geçti. Piyano virtüozu kardeşler bu amaçla, ‘Türkiye'ninDünya Çapındaki Yeni Virtüözleri’ -virtüöz olarak yanlış yazılmış- adlı bir proje başlattı. Proje, yetenekli konservatuvaröğrencilerinin, daha nitelikli eğitimden geçirilerek dünyaca ünlübirer virtüoz olmalarını sağlamayı amaçlıyordu.Ortaya yetenekli gençler çıkmadı!… 

2010’da, MEB, “Anadolu Müzik Eğitimiİyileştirme Projesi” adı altında Carl Orff yöntemiyle müzikeğitiminin yeni bir yaklaşımla verilmesini öngören bir protokoliçin Devlet Sanatçıları Güher-Süher Pekinel kardeşlerle yineanlaşma imzaladı. Hem ana sınıflarındaki hem de 1-5 sınıflardakimüzik eğitiminde Carl Orff sistemi konusunda pilot bölge seçilen 9ildeki müzik öğretmenleri eğitimden geçirilecekti. Yürümedi, sonuçalınamadı…Alınamazdı da!..

2013’te Turkish Brass Ensemble,İzmir'in Menderes ilçesine bağlı 18 köyün sakinine traktörrömorklarından oluşturulan sahnede konser verdi. Konser, üç köykadınının şefliğindeki orkestra tarafından çalınan Mozart'ın TürkMarşı eseriyle açıldı. Köylüler, ‘Azıcık bakıyoruz, üşüyünceyekadar duruyoruz, sonra geliyoruz evimize, güzel bir eğlenceydi’derken,  sanatçılar; ‘Amacımız köyün bir kültür köyü olması.Beyinlere ekeceğimiz kültürün filizlenmesi, daha iyi nesiller dahaduyarlı insanlar yetiştirmek’ dediler. Ama, istenen kültürköyleri olmadı!...

Cumhurbaşkanı;  “sanat vekültürde istediğimiz yere gelemedik”  dedi. “Müfredatta Türk müziğine ve çalgılarına gereken yeri verin” dedi. Bir çokakademisyen, MEB tarafından görevlendirildi,aylarca   çalıştılar, MEB Temel EğitimGenel Müdürlüğü tarafından  kurulan komisyonla son şekilleriverildi, TTK Başkanlığı onayladı ve açıklandı. Artık; gitar gibikanun’da, flüt gibi bağlama’ da v.b. müfredata girdi.

Aaaaaaaa………..Oda ne!....

Yine, vazgeçilmez kardeşler! ortayaçıktı ve yine aynı proje geri geldi.  “Millî Eğitim Bakanlığıile devlet sanatçıları ikiz kardeş piyanist Güher ve Süher Pekinelarasında 6 ilde 180 öğretmene, Orff tekniği ile müzik eğitimineilişkin hizmet içi eğitim verilmesi konusunda protokolimzalandı.13.09.2017”

MEB Müsteşarı Y. Tekin,törende;"Çocukların bu tür yeteneklerini geliştirecek etkinliklerekatılmalarını, akademik başarıları için veri haline dönüştüreceğiz.Eğer  çocuklarımız, ilkokula, ortaokula başladığı andanitibaren yeteneğine göre herhangi bir müzik kursuna, sanatetkinliğine ya da spor etkinliğine katıldığını belgelemesidurumunda bu, liseye yerleşmesinde veri olarak kullanılacak. Uzunve orta vadede üniversiteler için de benzeri bir adımı, YÖK ileistişare halinde yürütüyoruz. Bu bizim için çok önemli." demiş. Buaçıklamada, projenin güzel ve yararlı olacağına dair tek cümle yok,aksine diğer  çalışmalardan bahsediyor…

“Sanatçı Süher Pekinel isekonuşmasına, projelerinin hayata geçirilmesinde katkı veren MillîEğitim Bakanı İsmet Yılmaz, eski bakan Nabi Avcı, YÖK Başkanı YektaSaraç, MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu BaşkanıAlparslan Durmuş, Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel MüdürüSemih Aktekin´e teşekkür ederek başladı.” (Basından)

S.Pekinel iyi çalışmış; başarısızolmuş eski  çalışmayı, yeni diye kabul ettirmiş…Tabi,bakanlıklarda ve üst kuruluşlarda, bu kadar  çok kişideğişirse olacağı bu!.. Görülüyor ki; üst makamların sankibirbirinden, çalışmalarından haberi yok!..Projeler, birbiri ileörtüşmüyor, ya da yeni müfredat/çalışmalar kadük kalıyor…Sonyıllarda kurumlarda; devamlılık sağlanamıyor, geçmişten haber/bilgigüncele aktarılamıyor…

S.Pekinel; “Türkiye´de müzikeğitimini ileriye götürecek projeler geliştirmek için çalışmalarabaşladıklarını,öğrencilerin hakkı olan müzik derslerine her çocuğunulaşmasını istediklerini, Anadolu´dan gelen üstün yetenekliöğrencilere tam burs veren bir okulda çalışmalar yürüttüklerini,İlk 5 yılda gördüklerinin kendilerini  şaşkınlığayönelttiğini, beklentilerimizin çok üstünde verimliliksağlandığını, son 5 yılda 3 öğrencimizin, hem okul birincisi hem demüzik bölümü birincisi olduğunu” söylemiş.

Başarısızlığın başarısı, 5 yılda 3öğrenci, hemde; “beklentilerin çok üstünde verimlilik sağlanmasına”rağmen!...

Komik değil mi?,

Müzik Öğretmenliği Bölümleri’nde neyapılıyor ki?

Yetişen müzik öğretmenleriatandıkları yerde ne öğretiyor ki?

Yetenekli öğrencileri bulmak onlarınişi değil mi?

Bu proje, rol çalmak değilmi?

Orff çalgıları lisansta öğretilmiyormu? (Bildiğim kadarıyla Orff çalgıları dersi, Müzik EğitimiA.B.D.  lisans  birinci sınıfta okutuluyor)

Bu nasıl iştir?

Bu şekilde müzik öğretmenleriaşağılanmıyor mu?

Yetersiz sayılmıyor mu?

Bölüm akademisyenlerinin yapamadığı!işi, 6 ilde 180 öğretmene eğitim vererek Pekinel kardeşler miyapacak?

Yapmayın arkadaşlar; ünvanlı,anlı-şanlı hocalarımıza yazık!..

Kurumlar kolay kurulmuyor vegelişmiyor…

Kurumlarıdeğersizleştirmeyin…

Lütfen!..

SELDA BAĞCAN’IN OLMAYANKONSER ÜCRETİ!…

Gelmiş geçmiş en iyi seslerden biriolan Selda Bağcan ile ilgili , konser ücreti ile ilgili birsöylenti çıkmış. O da yazılı açıklama yapmış: 

"Son günlerde basında hakkımda yeralan haberlerle ilgili, beni aynı anda hem üzen hem de sevindirenolayla bağlantılı söyleyeceklerim var. 27 Eylül 2017 tarihindeZorlu PSM’de gerçekleşen, bütün dünyaya TV yayınıyla aktarılan RedBull Canlı Sahne Özel Konseri için aldığım ücretin 300.000.-TL(üçyüzbintürklirası) olduğuna dair basında asılsız haberlerçıkmıştır. Üzüldüm, çünkü sanat hayatım boyunca 300.000.-TL’yi birarada görmedim. Sevindim, çünkü halkımın beni görmek istediğiyerdeydim. (Sosyal medyada bu asılsız haber sonrası yer alanyorumlardan anlaşılacağı üzere). İşte durum bu. Keşke yazılanlardoğru olsaydı." Ses rengi ve güzel okuyuşu ile 68 yaşında olmasınarağmen, halka yeri doldurulamayan sanatçı dostum, inandığıprojelerden hiç ücret almazdı. 25.yıla giren İstanbul Türk MüziğiGünleri’ne de destek vermiş ve CRR’de tıklım tıklım salona, enfesbir konser vermişti. Keşke, söylenilen ücretleri S. Bağcan gibi;değerli, iz bırakmış, unutulmayan gerçek sanatçılar alsa. Oysa,yeni yetme –bir şarkı ile meşhur olan-  popüler kişiler, kısabir süre sonra unutulmalarına rağmen; paraya para demiyorlar,Belediyeler sayesinde festivallerde geziyorlar, mallarına malkatıyorlar. S.Bağcan ve onun gibi sanatçılar için böyle birsöylenti çıkarmak bile ayıp…

Bakın, TV programlarında ve  OSes Türkiye yarışmasında jüri üyeleri (haftalık 70-000 bin TL) nekadar yüksek ücret alıyorlar, hemde  oturduklarıyerde!..Reklam  verenler sağolsun!...

Gerçek sanatçılarıüzmeyelim… 

ÜNLÜ TÜRKÜCÜ NASILOLUNUR?!...

Haber: “Ünlü türkücü Gökhan Doğanay,D-100 Karayolu'nda aracında silahlı saldırıya uğradı.” (Geçmişolsun) Vay arkadaş, bu kişi  bütün sitelerde haber olmuş. Oysadeğerli sanatçı büyüğümüz, THM’nin yeri doldurulamaz ismi Arif Sağhocamız, kötü bir hastalıkla uğraşıyor, tek bir haber yok…Neyse ki,İ.Kalın Bey uğradı da birkaç haber oldu!... 43 yıldır filen işiniçindeyim, THM’de böyle bir ismi duymadım!...Google girdim, zatenTHM değil, damardan parçalar okuyormuş, öyle yazıyor… Sn.SiteYöneticileri, bir anda popüler olabilirsiniz ama, ünlü olmak okadar kolay değil, herkesin önüne “ünlü, sanatçı”yapıştırmayalım…Gerçek  ünlülere/sanatçılara ayıpoluyor..Lütfen,  biraz dikkat!...

Yorumlar1 yorum