YAZARLAR

Müslümanlar! Topu taca atmayalım...

100 yıllık büyük mücadeleyi kazandık ama 10 yıllık mücadeleyi kaybediyoruz....

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Tebük Seferi dönüşü…

Sefere katılan sahabe, yaz sıcağında gidip dönülen binlercekilometre yolun bütün izlerini üzerlerinde taşıyorlar. Bir deri birkemik kalmış, neredeyse tanınmaz hale gelmişler.

İşte bu yolculuğun bir yerinde, onlarla birlikte yol alanRasûlullah şöyle buyuruyor:“Şimdiküçük cihattan büyük cihada dönüyoruz.”

Sahabe şaşırıyor. Acaba, cihadın bundan daha büyüğü olur muki?

“Evet, küçük cihattan büyük cihada gidiyoruz. Onefisle cihattır.”

Bir önceki “Keşke Müslümanlar hiç iktidar olmasaydı” başlıklı yazımbüyük bir ilgi gördü. Yazımı referans göstererekhaber yapan siteler olduğu gibi Twitter ve Facebook gibisosyal medyada da tartışıldı, üzerine sözlersöylendi.

Şahsıma telefonla veya mail ile ulaşan yüzlerce kişi tepkileriniortaya koyarken tebrik edenlerin sayısı da oldukça fazlaydı. Biryazar için teveccüh görmek, yazdığı yazının değişik mecralardayayınlandığını, tartışıldığını görmek elbettesevindirici. 

Ancak tüm bu olanlar arasında benim dikkatimi çeken bir konuvar: Hem tebrik edenler hem de tenkit edenler olaya“siyasal iktidar” odaklı bakıyorlar. Dile getirdiğimkonuyu kolaycılığa kaçarak iktidar odaklı olarakbaşkalarının üzerinden okumaya çalışıyorlar.

Evet, yazımın siyasal iktidara bakan tarafları davar ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim noktafertlerin davranışları. Zaten bu niyetle yazımın başlığını“Müslümanlar” olarak attım. Çünkü sitem veserzenişlerin bütünü sadece iktidar veya bir siyasal partideğil Müslümanların kendilerineydi.

Cumhuriyet sonrası on yıllarboyu yaşanan cihattan, 12 Eylül ve 28Şubat gibi “tarihe bin yıl sürecek notlar düştük”denilen ve en son 15 Temmuz FETÖ cihadındanalnımızın akıyla çıktık.

Evet, esaretten özgürlüğe olan yolculukmeşakkatli. Nizam ve düzenin yenilenmesi için cesaret vegayret ile küçük cihat yolculuğunu büyük cihadaadım atmış olarak tamamladık.

Nefis cihadına yenik düşen günümüz Müslümanlarında vuku bulan“kendi anlayışımız” mantığı, belirlediğimizsınırlara göre bir din algısı oluşturdu. Sınırlarımızagöre din algısı ile dine karşı pazarlıkyapılmaz. Akide ve ulûhiyetinsağlamlığı içerisinde dini yaşantımız olmalıdır.

İslam coğrafyasının biiznillah etkin ülkesiolarak Türkiye geçmişinde görmediğikadar ekonomik ve dini refaha ulaşmış durumdadır.

Lakin her bir ferdin ve iktidarın, oluşan burefahın bir imtihan olduğunun idrakine varamadan, uluhiyetmücadelesinin yok olması ile karşı karşıyayız.

İçtimai planda iktidar olmanın, gücü elinde bulundurmanınrehavetine kapılıp israf deryasına dalan fertlerin kendisiydi.AVM’lerden çıkmayan, tesettürü yozlaştıranfertlerin kendisiydi. Mücadeleyi bırakan, bir kenaradünyalık yığmaya başlayan fertlerin kendisiydi.

Bir zamanlar tüm zorluklara fert olarak göğüsgeren, başörtüsüne sahip çıkan, 28 Şubat’ındayatmalarına boyun eğmeyen şahıslar, gücü elinegeçirince nefislerine yenilip bir zamanlar kendilerineyapılmayanı başkalarına yapmaya başladılar.

Meşhur bir söz vardır: “İğneyi kendine çuvaldızı başkasınabatır".

İşte biz iğneyi şahsımıza, yani nefsimize batırmadan çuvaldızıbaşkalarına batırmayı tercih ediyoruz. Kendimizi hesabaçekmeden hesabı başkalarının omzuna yüklüyoruz.

Niye? Çünkü böylesi daha kolay ve basit. Ve biz hep kendimizihesaba çekmeden kolay olanı tercih ediyoruz.

Ey Müslümanlar! Lütfen topu tacaatmayalım...

Önce kendimizi sorgulayalım. Müslümanların bugün geldiklerinoktada bizim payımız nedir bunu sorgulayalımönce.

Biz şahıs olarak ne kadar suçluyuz?

İsraf karşısında dik durabildik mi?

Nefsimizin arzularına dur diyebildik mi?

Modanın dayatmalarını geri çevirebildik mi?

Evet, nerdeyse 100 yıllık büyük mücadeleyi kazandık ama10 yıllık kendimizle ve nefsimizle olan mücadeleyikaybediyoruz. Bunun en büyük sorumlusu da fertler olarakbiziz.

Önce kendimizi sigaya çekelim, önce nefsimizihesaba çekelim ondan sonra faturayı daha yukarılara keselim…

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar13 yorum