YAZARLAR

Mizahınıza tüküreyim!

Metin Akpınar’ın, “Ben mizah yaptım, sözlerim çarpıtıldı” sözleri de kusura bakmasın ama dansözlükten başka bir şey değildir.

Süleyman ÖZIŞIKsuleyman@internethaber.com

Bu memlekette gerçekten de her alanda ehliyet, liyakat ve ahlak sorunu var. Baksanıza şu acınası halimize…

Halkı sandığa değil de meydanlara çağıranlara "siyasetçi", ekranda önüne konulan haberleri okumak yerine milleti sokak eylemlerine davet eden provokatörlere "gazeteci", kendi halkına tepeden bakmak ve hakaret etmek dışında hiçbir özelliği olmayanlara "aydın", sanat dışında her haltı yiyen soytarılara ise "sanatçı" diyorlar bu topraklarda...

Sözü uzatmadan Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’a getireceğim.

Ekranda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik tehdit ve hakaret ettikleri gerekçesiyle ikisi de savcılığa çağrıldı.

Müjdat Gezen ifadesinde “Benim Halk Arenası programında yapmış olduğum konuşmam doğrudur. Bu konuşmayı mizah olsun diye yaptım. Benim herhangi bir cumhurbaşkanına hakaret kastım yoktur." demiş.

Metin Akpınar ise "Sözlerimiz mizah ve eleştiri kapsamındaydı. Çarpıtıldı" savunmasında bulunmuş.

Doğrusunu isterseniz ben Müjdat Gezen’in sözlerinde suç unsuru olabilecek bir şey görmedim. “Biz de bu ülkeyi seviyoruz, haddini bil Erdoğan” sözlerinden dolayı savcılığa çağrılmasını da doğru bulmadım.

Tamam, Tayyip Erdoğan sevdalısı olan ciddi bir seçmen kitlesi “Bizim liderimize nasıl böyle seslenir?” diye isyan ediyor.

Kabul…

Ama neresinden bakarsanız bakın bu sözler, savcılığın harekete geçmesini gerektirmeyecek basitlikte bir eleştiriden ibarettir.

Burada asıl önemli olan şey, ekran önünde racon kesen Müjdat Gezen’in, savcılıkta süt oğlan gibi davranmasıdır. Keşke biraz delikanlı davransaydı da “Mizah yaptım” diye kıvırmak yerine “Bu basit bir eleştiridir ve benim sanatçı olarak bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nı eleştirme hakkım vardır” diyebilseydi. Bunu dahi söyleyecek yürek ve cesaret yokmuş kendisinde, öğrenmiş olduk.

Metin Akpınar’ın sözleri ise üzerinde ibretle tartışılacak bir konudur.

Akpınar’ın sözleri mizah değil, eleştiri hiç değil.  Söylenen sözlerde düpedüz tehdit var. Kışkırtma ve orduyu darbeye çağırma var. Metin Akpınar’ın, “Ben mizah yaptım, sözlerim çarpıtıldı” sözleri de kusura bakmasın ama dansözlükten başka bir şey değildir.

Yani ne Metin Akpınar inandığı kadar akıllı biridir, ne de biz sandığı kadar salağız.

Uğur Dündar kabare programı yapmıyor. Siyaset programı yapıyor ve ekrana çıkanlar da günümüz siyaseti üzerinden, hatta Erdoğan üzerinden içlerinde biriktirdikleri kini, öfkeyi ve nefreti kustukça kusuyor.

Kaldı ki Metin Akpınar’a ciddi bir siyaset sorusu sordu, mizah yapmasını falan da istemedi. Eğer Akpınar mizah yapsaydı, hepimiz gülerdik.

Ama gülmedik değil mi?

Sonra evinin önünde tekrar kameraların önüne geçiyor, “Bizim Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef gösteren bir hareketimiz katiyen olmaz. Biz ülkemizin refahı, milletimizin refahı için tercih ettiğimiz, temenni ettiğimiz demokrasiyi anlatmaya çalıştık” diyor.

Yuh ya, gerçekten yuh yani!

Yahu madem geri adım atacaksın, madem kıvıracaksın, niye ekranda Uğur Dündar’ın ve stüdyodaki seyircilerin alkışlı goygoyuna kanıp saçmalıyorsun be kardeşim!

Ayıp değil mi?

Yazık değil mi?

Bu ülkenin yarısı senin filmlerini izleyerek büyümüş. Hepsi ama hepsi seni çok sevmiş.

Niye o sevilen adam olarak kalmazsın ki? Niye herkesin sevgilisiyken bir anda milyonların tiksindiği biri durumuna sokarsın kendini?

Yani geçmişine bakıyorum ve yaptıklarına bir anlam veremiyorum.

Sen kalk, bir dönem sinema ve tiyatro tarihine damga vur. Sen kalk, yüzlerce sinema filminde ve tiyatro oyununda baş aktör ol. Sonra gel, sanat hayatını içi boş siyasi tartışmalarla ülkeyi kaosa sürüklemek isteyen şarlatanların figüranı olarak tamamla. Yıllar boyu dişinle tırnağınla kazandığın itibarı kendi ellerinle sıfırla. Allah kimseyi böyle rezil, böyle zelil duruma düşürmesin.

Ha; bu arada, bir de hatırlatma yapalım Metin Akpınar’a…

Televizyon ekranında demokrasinin olmamasından bahsedip, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a faşist diyordun ya. Eğer Erdoğan faşist ve diktatör olsaydı, sen bir daha evini göremezdin!

Anladın değil mi bayım?

Yorumlar 48 yorum