YAZARLAR

Kudüs dördüncü Fatihini bekliyor!

İttihatçıların Sultan Abdulhamidi indirmelerinin hemen ardından 1909’da ülkemizin kabinesine dört tane Yahudi bakanı görevlendirmeleri neticesinde toprak satma kanunu ile parça parça Filistin satılmıştır

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

İngiliz-Yahudi Medeniyeti, Osmanlı’nın zayıflaması ile birliktebütün dünyaya alçaklığın ve zulmün tohumlarını ekmeyebaşlamıştır.

Dünyayı kendilerine göre şekillendirirken İsrail, Filistin,Ürdün, Suriye, Irak, Lübnan, Katar, Bahreyn, İran, Kuveyt,Arabistan, Umman, ve Yemen’in olduğu bölgeye “Ortadoğu”demişlerdir.

İngiliz-Yahudi Medeniyetine göre“Ortadoğu”dur.

İşin doğrusu ise bu bölge dünyanın merkezi olan bölgedir.

Dünyanın kalbi ve merkezi Kâbe’dir. Kâbe bütün âlemi bağlayanilahi bir sütundur.

Kur’an, Kâbe ve civarı için yeryüzü beldesinin anasıdırder.

Mescid-i Aksa, Kâbe’den kırk sene sonra inşa edilmiştir. Kâbeetrafıyla şehirlerin anasıdır. Çünkü insanlığın çıkış noktasıKâbe’nin etrafında olan Arafat’ta zuhur etmiştir.

Kâbe’nin kapısında da Havva anamız dünyaya gelmiştir.

Kâbe’nin civarında 40 yıl sonra inşa edilen Mescid-i Aksabölgesine Hz. İshak kanalıyla birçok peygamber gönderilmiştir.

Kendilerine gönderilen peygamberlerinden sonra, onlarınümmetleri arasında hem toprağı ele geçirmek hem de Mescid-i Aksa’yasahip çıkmak için çok defa savaşlar olmuş ve bölgede bir türlühuzur yakalanamamıştır.

Filistin’in tarihine hızlıca baktığımızda Mescid-i Aksa veKudüs’te sadece üç defa uzun soluklu denilebilecek huzurlu yaşamstandardı yakalanabilmiştir.

Hz. Davud peygamber ve Hz. Süleyman peygamber döneminde takriben150 yıl süren bir huzur devri.

Hz. Ömer döneminde fethedilen bu toprakların en huzurlu sürecibaşlar. Fetihle beraber İslam’a geçen bu toplumda ve coğrafyada 461sene deyim yerindeyse altın devri yaşanır.

Kısa bir haçlıların zulmü altında yaşayan Kudüs ve Mescid-i AksaSelahaddin Eyyubi ile birlikte ikinci altın devrini ve huzurludönemini yaşamıştır.

1917’ye kadar süren bu dönem İngiliz-Yahudi Medeniyetinin,Osmanlının zaaflarından faydalanarak alçaklık tohumlarını ekmişolmasının akabinde maalesef zulmün pençesinde nefes almayabaşlamıştır.

Uzun zamandır son dönemde “Ortadoğu” coğrafyasında yaşanan bütünzulüm ve problemler

Mescid-i Aksa ve Kudüs üzerinde yapılan planlardankaynaklanmaktadır.

İttihad ve Terakkicilerin emrinde oldukları hainlerle birlikte2. Meşrutiyetle başlatmış oldukları zulümlerden sonra hem ülkemizdehem de Ortadoğu’da huzur ve sağlıklı yaşam kalmamıştır.

15 Temmuz sonrası bütün zehri ile müşahede ettiğimiz FETÖ’nündeİsrail’e bağlı bir kol olarak hizmet etmiş olması bu söylediğimizinispatıdır.

İttihatçıların Sultan Abdulhamidi indirmelerinin hemenardından 1909’da ülkemizin kabinesine dört tane Yahudi bakanıgörevlendirmeleri neticesinde toprak satma kanunu ile parça parçaFilistin satılmıştır. Tabi ki akabinde ise İsrail devletolarak tanınmıştır!

 “Ve biz, her insanın kaderini kendi çabasınabağlı kıldık. (İsrâ,13) mealindeki ayet Mescid-iAksa için, Kudüs için yeniden dördüncü kez (inşallah son kez) çabave mücadele etmemiz gerektiğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanımızın Kudüs Vakıfları Toplantısında söylediği gibi;“Hangi dinden, hangi milletten olursa olsunFilistin'deki adaletsizliği gidermek için çaba sarf edenleriselamlıyorum. Kudüs'e sahip çıkmak, ona gereken önemi göstermek herMüslüman'ın görevidir.”

Şer odaklarının ayakçılığını yapan Siyonist İsrail'in işgalialtında talan edilmeye, yağmalanmaya çalışılan bir Kudüsgörüyoruz. 

16 yaşında bir kızı dahi katledebilecek kadar canilerin elindenMescid-i Aksa elbet kurtulacaktır.

1917’de İngiliz-Yahudi Medeniyetinin işgaliyle uyumaya başlamışcoğrafya Müslümanlarının uyanışı inşallah coşkulu bir şekildegerçekleşecektir.

Filistinli kardeşlerimize karşı bütün dünyanın önünde açık açıkyapılan haksız tutuklamalar, sorgusuz-sualsiz sokak ortasındainfazlar, biz Müslümanların göğsünde Filistin davasının haklılığınıyüceltiyor ve yeşertiyor.

Ben Müslüman'ım diyen herkes bu davaya sahip çıkmalıdır.Kudüs davası bütün Müslümanları ilgilendiriyor.

Çünkü Kudüs Müslüman bir şehirdir.

Efendimiz (s.a.v)’in Miraca yükseldiği beldedir.

Erdoğan'ında dediği gibi "Ümmetin ilk kıblesi,peygamberler şehri olan Kudüs, tüm Müslümanların harem-i izzeti venamusudur."

Her vuslata mehtap olmuş beldeye bak

Eyvah! Yalıyor ufkunu bir kanlı şafak

Sabret Kudüs’üm silmek için gözyaşını

Elbet bir Ömer, bir Selâhaddin çıkacak

                        Kenan Seyyithanoğlu


 

Yorumlar9 yorum