BIST 11.065
DOLAR 33,05
EURO 36,07
ALTIN 2.571,87

Kederden zafere...

İzin verirseniz 7 Haziran'dan sonraki üç gün ne yazdığımı kısacık bölümler halinde sizinle paylaşacağım. Sonra 1 Kasım seçimlerini özetleyemeye çalışacağım.

7 Haziran gecesinden bu yana ne yazmışım diye yazı arşivime girip şöyle bir göz attım.

İzin verirseniz 7 Haziran'dan sonraki üç gün ne yazdığımı kısacık bölümler halinde sizinle paylaşacağım. Sonra 1 Kasım seçimlerini özetleyemeye çalışacağım.

8 Haziran:

Geride bıraktığımız 5 aylık süreçte AK Parti'nin yapması ve yapmaması gerekenleri de peyderpey dile getirip her fırsatta, "Yeni bir destan yazmak hiç zor değil" dedim. Arşivdeki yazılarım ve okurlarım buna şahittir.

"Bu ülkede AK Parti'nin yanında olmadığı hiç bir parti, iktidar olamaz. Bırakın iktidar olmayı, koalisyon bile kuramaz! AK Parti de liderine, değerlerine ve seçmenlerine aylardır küfür ve hakaret eden partilerle bir koalisyonda yer alacak kadar ilkesiz ve omurgasız bir parti değil!

Özetle "Yeni Türkiye" yolunda "ikinci yarı", asıl şimdi başlıyor!

Size alaycı bakışlar atıp gülenlerin suratlarındaki o pis sırıtışı silmek hepinizin namus borcu olsun! Toparlarının ve erken seçime hazırlanın!"

9 Haziran:

"Altını kalın çizgilerle çizerek söylüyorum. Seçmen yapılan bu hatalara rağmen AK Parti'ye sadece "Sarı Kart" gösterdi. Bu hatalar devam ederse siyaset oyunundan ihracı gerektiren "Kırmızı Kart"ın gelmesi kaçınılmaz.

Seçmen AK Parti'ye, "Yine gel, yeniden gel ama, yenilen gel" diyor duymuyor musunuz? Uzatılacak bir el ve yapılan hatalardan kısa vadede dönüş partiye gönül verenlerin koşaradım geri gelmesine yeter de artar bile... "Beraber yürüdük biz bu yollarda" denilen insanlar kayıp. Onların bulunması yeniden dirilişin anahtarı olacak..."

10 Haziran:

"Size bütün değerlerim üzerine yemin ederim ki AK Parti'ye oy vermediği için yüreği tutuşan binlerce insanın kahır satırlarını okumaktan yoruldum. "Tepkimiz vardı ama iktidardan düşeceğine asla ihtimal vermiyorduk. Bugün seçim olsa bu hatanın kefaretini öderiz" diyenlerin haddi hesabı yok.

Gelen mesajlardan ortaya çıkan bir başka gerçek de şu ki AK Parti seçmeni bedeli ne olursa olsun herhangi bir partiyle koalisyona gidilmesine asla razı değil.

"Haklı bir davada yalnız kalmak veyahut yok olmak, aşağılık ilişkiler içinde olanların ortağı olmaktan çok daha onurludur" Yurdun dört bir yanından gelen bu mesaja kulak verin!"

7 Haziran gecesi Filistin'den, Mısır'dan, Arakan'dan, Somali'den, Suriye'den, Doğu Türkistan'dan hıçkırıklar yükselmişti. 1 Kasım gecesi aynı yerlerden "Allah-u Ekber" nidaları arşa yükseliyorsa bu imtihan başarıyla verilmiştir.

Geride bıraktığımız 5 aylık süreçte AK Parti'nin yapması ve yapmaması gerekenleri de peyderpey dile getirip her fırsatta, "Yeni bir destan yazmak hiç zor değil" demeye çalıştım gücüm ölçüsünde...

O yazının devamını arşivden bulup okursanız AK Parti'nin zafere adım adım yürüdüğüne tüm yüreğimle inandığımı belirterek noktayı koymuştum.

Bugün günlerden 2 Kasım.

Allah'a sonsuz şükürler olsun ki 5 aylık süreçte yazdıklarımdan dolayı şu an birilerinin alay konusu olmuyor, "Ne yapayım, tahminim tutmadı işte!" diye savunma yapmıyorum.

7 Haziran gecesi davası zarar gördüğü için ağlayanları, 1 Kasım gecesinde sevinçten ağlatan Allah'a binlerce kez hamdolsun. "Hak davasında yenilgi yoktur, imtihan vardır. Bu imtihanı geçmek bizim namus borcumuz olsun" demiştik.

7 Haziran gecesi Filistin'den, Mısır'dan, Arakan'dan, Somali'den, Suriye'den, Doğu Türkistan'dan hıçkırıklar yükselmişti. 1 Kasım gecesi aynı yerlerden "Allah-u Ekber" nidaları arşa yükseliyorsa bu imtihan başarıyla verilmiştir.

Yani ilk sınav verilmiş, ikinci yarı için serüven başlamıştır. İkinci yarıda neler yapılması gerektiğini de yarın bu saatlerde konuşalım. 

DEMİRTAŞ, BAHÇELİ, KILIÇDAROĞLU VE SÖZCÜ

"Sandığa giderken beyninizi yanınıza almayı unutmayın" manşetini atan Sözcü Gazetesi bu kez AK Parti'ye çalıştı. Manşeteki tavsiyeye uyup sandığa gidenlerin ortaya çıkardığı zafer tablosuna bakılırsa, her AK Partilinin Sözcü'ye teşekkür etmesi gerekiyor.



Gelelim muhalefet partisinin liderlerine... "Hepsi başarısızlıktan başarı hikayesi çıkarmak için yarıştı" desek yalan olmaz.

Demirtaş yüzde 13'ten yüzde 11'e gerilemesini hem zafer olarak ilan etti, hem de "Biz kampanya dahi yapmadık. Buna rağmen zafer kazandık. Önümüzdeki günlerde parti kurullarımızı toplayıp nerede hata yaptık, araştıracağız" dedi! Zafer kazanmış ama kurulları toplayıp hatayı nerede yapmışlar araştıracak!

Sağ kroşe fena etki etmiş ki kampanyanın hasını Diyarbakır, Suruç ve Ankara'da yaptığını unutmuş. 3 partinin ve merkez medyanının kendisini sınırsız desteklediğini de unutmuş olmalı..

Kılıçdaroğlu da başarılı olduğunu iddia edenlerden biriydi. Ekrana çıktı, yine baş parmağıyla işaret parmağını birleştirip o tuhaf işareti yaptı ve meşhur sol kaşını yukarı kaldırıp "Demokrasiyi bu ülkeye biz getirdik arkadaşlar. 7 Haziran'dan bugüne kadar 400 insan öldü. Sorumluluğumuz arttı!" dedi. Ardından da istifa etmeyeceğini açıklayıp çekip gitti. "O 400 kişi ölmese ve bize oy verse şimdi iktidardaydık" demek istedi herhalde...

Bahçeli'nin hali ise Polyanna'da bile yok vallahi!

Ne kendisi ekrana çıktı, ne bir başkasını çıkarttı. Çok sevdiği Emsalettin bey bile ortalıkta yoktu! Ekrana çıkmadı ama bunun yerine yazılı açıklama yaptı.

AK Parti'yi ve seçmenini iğrenç sözlerle aşağıladığı açıklamasının sonunda, "Biz barajı aştık" diyerek istifa etmeyeceğini duyurdu. Açıklamaya yansıyan ruh halinden anladığım, baraj altında kalsaydı bile kesin başarı olarak açıklardı.

MHP'li arkadaşlara tavsiyem, Bahçeli'nin çay içmesinin önüne geçin. Olmadı azaltmasına yardımcı olun. 

Yan etki yapıyor besbelli!

3 partinin durumunu ve açıklamalırını da yarınki yazıda enine boyuna tartışacağız inşallah...