BIST 13.718
DOLAR 43,97
EURO 51,81
ALTIN 7.564,99

İran’da İkinci Gün: Savaş, Müzakere ve Büyük Belirsizlik

İran’a yönelik ABD–İsrail saldırılarında 3 gün geride kaldı. Haber akışı sert, başlıklar ağır. Ali Hamaney’in öldürülmesi ve üst düzey askeri kayıplar, Tahran’da dengeleri altüst etti. Washington cephesinde ise Donald Trump’ın “İran görüşmek istiyor, kabul ettim” çıkışı var. Yani savaşın tam ortasında bir de müzakere ihtimali konuşuluyor.

İran’a yönelik ABD–İsrail saldırılarında 3 gün geride kaldı. Haber akışı sert, başlıklar ağır. Ali Hamaney’in öldürülmesi ve üst düzey askeri kayıplar, Tahran’da dengeleri altüst etti.

Washington cephesinde ise Donald Trump’ın “İran görüşmek istiyor, kabul ettim” çıkışı var. Yani savaşın tam ortasında bir de müzakere ihtimali konuşuluyor.

Peki neden bu saldırı yapıldı?

ABD ve İsrail’in gerekçesi tanıdık: İran’ın nükleer kapasitesi, bölgesel nüfuzu ve caydırıcılığını kırma hedefi. İsrail, “Tahran’a giden yolu açıyoruz” derken; ABD, askeri baskıyla masayı kurmayı deniyor.

İran tarafı ise “tırmanmayı durduracak her türlü ciddi çabaya açığız” mesajı veriyor. Bu dil, kapının tamamen kapanmadığını gösteriyor.

Ateşkes olur mu?

Kısa vadede zor gibi. Sahada karşılıklı kayıplar, Hürmüz Boğazı’ndaki tanker vurulması ve bölgeye yayılan gerilim, ateşkesi geciktiriyor. Ama Trump’ın “konuşmayı kabul ettim” demesi, kontrollü bir duraklama ihtimalini canlı tutuyor. Yani ateşkes değilse bile, sınırlı bir tansiyon düşüşü mümkün.

Trump ne hedefliyor?

Trump’ın hedefi askeri zaferden çok, masada hızlı kazanım. “Daha önce yapmalıydılar” vurgusu, İran’ı tavize zorlayan bir pazarlık dili.

İç siyasette güçlü lider imajı, dış politikada ise nükleer dosyada sonuç… Bu denklem Trump’ın klasik yöntemi.

Türkiye bu tabloya nasıl bakıyor?

Ankara’nın çizgisi net: Bölgesel savaş istemiyor, diplomasiyi öne çıkarıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır vurguladığı gibi, saldırılar istikrarı bozuyor; çözüm müzakere ve uluslararası hukukta. Türkiye, gerilimin yayılmasını engelleyecek her adımı desteklerken, sivil kayıplara ve bölgesel ticaret yollarının (özellikle Hürmüz) güvenliğine dikkat çekiyor.

Özetle:
Savaş sert başladı, mesajlar çelişkili. Sahada güç, masada söz yarışı var. Ateşkes zor ama imkânsız değil.

Kritik soru şu: Baskı mı sonuç getirecek, yoksa diplomasi mi?

Cevabı, önümüzdeki birkaç günde Washington–Tahran hattında atılacak adımlar belirleyecek.