YAZARLAR

İnsanın Mantar Gibi Zehirlisi Olur Mu?

İngiliz Başbakan Gladstone bir gün lortlar kamarasında bakanlarını topluyor.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Hep bizlere insan olmamız ya da iyi bir kul olmamız salıkverilir.

İyi bir kul (insan) olabilmenin gereksinimleri vardır.

Eğitimin kul olabilmenin de şartları arasında olduğunu anlatanbir örnek ile başlayalım;

“Mantarın zehirli olup olmadığını öğrenebilmek için eğitimişart. Mantar eğitimi alınmasının sebeplerinden biri zehirli olupolmadığını anlamak içindir.”

İnsanın hem insanı tanıması hem de kendi insanlığını (kulluğunu)tanıması gerekiyor.

Yunus Emre’ye ait olduğu söylenen güzel bir kelam vardır; İlimilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır.

İnsan kendini tanımadığı sürece insanları tanıyamıyor.

Bu minvalden hareketle bakıldığında insan mantarın zehirli olupolmadığını anlamak için bile eğitim alması gerekiyorsa kendisinitanıyabilmesi için bir eğitimden geçmesi gerekmiyor mu?

İnsanı anlayabilmenin Allah'ın kulunu anlayabilmenin yolu daeğitimden geçiyor.

Bu eğitimin başlangıç noktası ve özü Kur'an'ı anlamaktangeçiyor.

Kuranı anlayamadan insan olamayız. Kur’an-ı anlayabilmenin enkolay yolu da insanların en şereflisi Hz. Peygamber’in sözleri ile(hadis) desteklenmesidir.

Meşhur İstanbul vaizlerinden merhum Timurtaş hocadandinlemiştim;

İngiliz Başbakan Gladstone bir gün lortlar kamarasındabakanlarını topluyor.

Müstemleke (sömürge) Bakanı’na diyor ki; İslam coğrafyasınıntamamına hâkim olabildik mi?

Sorunun sorulduğu dönem İngiltere’nin Mısır, İskenderiye vebirçok Afrika ülkesinde sömürge yaptığı dönem.

Müstemleke Bakanı; hayır efendim bütün İslam coğrafyasına hâkimolamıyoruz-olamadık!

Neden? Sorusuna verilen cevap; Kur'an'ın anlaşılmaya yönelikizahatının, tefsirinin yapıldığı ülkelerde hakim olamıyoruz. Çünküonlar Kur’an-ı anladıkça Allah ile münasebetlerini koruyorlar.

Başbakan Stone hemen talimat veriyor, şu dakikadan itibarenbütün işlerinizi bırakın. İşiniz İslam coğrafyasındaki insanlarınKur'an'la bağlantılarını koparmak ve yüreklerinden, ellerindenalmak olsun.

Günümüze bakıldığında; Kur'an'dan, Hadis’ten o kadaruzaklaşmışız ki sadece metin olarak Arapçasını okuyabilene büyükhürmet gösteriyoruz!

Yani tabiri diğer ile İngiliz-Yahudi medeniyeti elimizden vegönlümüzden Kur’an’ı almayı başarmış durumda!

Sadece dilimizde bırakmış!

Tefsiri, izahı ve hükmüyle bir işimiz yok!

İslam coğrafyasının son kalesi hükmünde olan Türkiye olarakKur’an-ı, Peygamberi, hadisleri anlamaz isek dinin özünü, kulluğunşiarını anlayamayız.

Asrısaadeti anlayamaz isek siyaseti kulluğun merkezinde icraedemeyiz.

Bütün bu yazdıklarımı önce kendi nefsime sonrasında okuyanlarımasalık veriyorum!

Okunan ayet gırtlaktan aşağı inmiyor ve okuyanı inşaetmiyorsa neden okunuyor!?

Yüreğimizden sökülüp, sadece dilimizde bırakılan Kur’anve Peygamber ölçüsü şeklindeki hayat nedeni ile uzun yıllar boyueğitim, askeri, iktisâdi ve sınaî bakımdan içten ve dıştankuşatılmış durumdayız.

Kültürel ve eğitim-öğretim plânımızı Kur'an yasalı,Peygamber ölçülü yaşamalıyız.

Kul ve insan olabilmenin referansı anımızdaki ve istikbalimizdeki bütün kötülükleri bertaraf edecektir.

İnsanın mantar gibi zehirlisi olur mu? Bunu sizebırakıyorum!

Lakin iyi biliyorum ki ne olduğunu anlamak için eğitim şart!


Yorumlar2 yorum