YAZARLAR

Hz. Muhammed (sav) ve Adalet...

Peygamber efendimiz, vefatının yaklaştığını hissettiği günlerden birinde, ashabıyla helalleşmek isteğiyle mescide gelir...

Peygamber efendimiz, vefatının yaklaştığını hissettiği günlerdenbirinde, ashabıyla helalleşmek isteğiyle mescide gelir. Hasta veyorgun olması sebebiyle ayakta dahi bir sahabenin yardımıyladurmaktadır.

Kendisini dinlemekte olanlara seslenir: "Ey ashabım, bende hakkıolan varsa söylesin." kimseden ses çıkmayınca tekrar seslenir:"Bende hakkı olan varsa istesin." yine kimseden ses çıkmaz. Üçüncüve son bir kez daha sorar. Arka sıralardan birinde bulunan birsahabe ayağa kalkar. Bu sahabenin adı Ukkaşe'dir. Hz. Ukkaşe: "Yaresulallah, Hudeybiye antlaşmasında siz devenize binmekistemiştiniz. Ben ise size yardımcı olmak için elimi uzatmıştım.Siz, devenize bindikten sonra kırbaçla deveye vurmak isterken benimsırtıma vurmuştunuz. Şimdi bu kul hakkı değil midir?" der.Peygamber efendimiz: "Evet. Bu kul hakkıdır." der. Bu sırada Hz.Ukkaşe'ye sinirlenen Hz. Ömer, bir hışımla ayağa kalkar. Bunu görenHz. Muhammed (sav), Hz. Ömer'e yerine oturmasını ve bu meseleninkendi meselesi olduğunu söyler. Hemen ardından Hz. Ebubekir kalkarayağa: "Ey Ukkaşe, ne kadar mal mülk istersen vereyim. Vazgeç buişten." der. Peygamber efendimiz, Hz. Ebubekir'e de yerine oturmasıgerektiğini çünkü bu işin kendi meselesi olduğunu söyler.

Peygamber efendimiz, Hz. Ali'ye dönerek: "O kırbaç kızımFatıma'da." der. Hz. Ali ise derhal kırbacı almak üzere yolakoyulur. Hz. Ali durumu Fatıma annemize anlatınca, Fatıma annemizduruma çok üzülür. Ve Peygamber efendimizin yerine Hz. Hasan ileHz. Hüseyin'i yollar. Peygamber efendimizin kıymetlileri Hz. Hasanve Hz. Hüseyin mescide girerler. Her ikiside bir ağızdan: "Dedemizevurma. Hakkını gel bizden al." derler. Efendimiz torunlarına nasılkıyabilir. Onları da bu benim hesabım diyerek durdurur.

Kırbaç gelmiştir. Efendimiz: "Kırbacı Ukkaşe'ye verin" diyebuyurur. Sahabeler iyice sinirlenmeye başlamıştır. Ancak Peygamberefendimiz sahabelerin rahatsızlığını anlayıp onları yatıştırır. Busırada Ukkaşe: "Ya resulallah, siz kırbacı vururken benim sırtımçıplaktı" der. Bunun üzerine Peygamber efendimiz: "Ukkaşe haklıdır"der ve gömleğini açar. Hz. Ukkaşe kırbacı havaya kaldırır. VePeygamber efendimizin iki kürek kemiğinin arasındaki mührü öper.Gözyaşları içerisinde: "Hakkım sana helal olsun Ya resulallah."der.

İşte dostlar, alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberefendimizin adaleti böyleydi. Dinimize göre, adaletin sağlanmasısöz konusuyken, kimin ne makamda olduğunun önemi yoktur. Çünküadaletin olmadığı yerde ahlak da yoktur. Çünkü adaletin olmadığıyerde düzen baştan bozuktur...

Sağlıcakla kalın. İyi bayramlar...

Yorumlar1 yorum