YAZARLAR

Fatih’ten Erdoğan’a İslam’ın engin saygısı…

Hristiyanlarla binlerce yıldır birlikte yaşayan Osmanlı’da “Christifobi” diye bir şey icat olunmadı...

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

"Biz inancı ve kökeni ne olursa olsun herkesinözgürce ibadetini yapabilmesini temin etmenin, devletlerinsorumluluk alanında olduğuna inanıyoruz."

“Galata halkının, bize tabi olan sair halklar gibi,adet ve ibadetlerini serbestçe yapmalarına izin veriyoruz.Kiliselerinde diledikleri gibi ayin düzenleyebilecekler, papazlarave arhontlara kötü söz söylenmeyecektir.”

Yukarıdaki ilk paragraf CumhurbaşkanımızRecepTayyip Erdoğan’ın Demir Kilise’nin dünyapılan açılış törenindeki konuşmasından bir kısım. İkinci paragrafise Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’ufethetmesinden sonra yayınladığı amannameden bir bölüm.

Dün restorasyon sonrası açılışı yapılan DemirKilise yalnız değil. Son yıllarda sürdürülen yoğunçalışmalar sonucu Edirne'deki Büyük Sinagog, Gökçeada'daki AyaNikola Kilisesi, İskenderun'daki Süryani Katolik Kilisesi,Diyarbakır'daki Sur Ermeni Protestan Kilisesi, Gaziantep'teki NizipFevkani Kilisesi, Cunda'daki Taksiyarhis Kilisesi, Edirnekapı'dakiAya Yorgi Kilisesi'nin bulunduğu 14 ibadethane restorasyondangeçirildi.

Fatih Sultan Mehmet de İstanbul’ufethettiğinde sadece fethin sembolü olarakAyasofya’yı camiye çevirdi, diğerHristiyan ve Musevi ibadethanelerinedokunmadı.    

Aradan yüzyıllar geçmiş ama bu necip milletinözgürlüklere bakışındaki saygı hiç değişmemiş. Her zamanbaşkalarının inançlarına karşı saygılı, her zaman başkalarınınözgürlüklerine saygılı…

Başta Osmanlılar olmak üzere İslamdünyası binlerce yıldır Hristiyan dünyası ile içiçe yaşadı. Sadece Hristiyanlara değil aynı zamandaMusevilere de kucak açtı, onlarla birlikte yaşadı.

Onlardan hiçbir zaman korkmadı ve ürkmedi. Çünkü onlara karşıkorkmasını gerektirecek bir şekilde davranış ve tutumsergilemedi.

Bir Hristiyan veya Musevi’yikendi Müslüman tebaasından ayırmadı, farklıdavranmadı. Hal böyle olunca Hristiyan veMuseviler de Müslümanlara karşıbir şiddet veya nefret eylemine girişmedi.

Oysa günümüzde adeta bir dinler savaşıyaşıyoruz. Günümüzün hâkim gücü olan ve dini Hristiyan olandevletler Müslümanlara ve ülkelerine terör merkezi olarakbakıyorlar.  Müslümanlar tarafından da buna karşılık tepki bircihat konusu olarak görülüyor. Niye?

Çünkü onlar İslam dünyasına saygılı ve özgürlükçüyaklaşmıyorlar. Baskı ve zulüm yanlısıbir politika izliyorlar. Hal böyle olunca “etkiye tepkiprensibi” gereğince karşılık görüyorlar. Aslındakarşılaştıkları direncin ana sebebi yinekendileri.

İlginçtir, Hristiyan dünyası son birkaçyüzyıldır İslam dünyası ile muhatap olmasınarağmen “İslamofobi” diye bir kavram çıktı ortaya.Çünkü haksız olduklarını ve zalimolduklarını bildiklerinden dolayı korku içerisinde güçimparatorlukları oluşturuyorlar.

Oysa Hristiyanlarla binlerce yıldır birlikte yaşayanOsmanlı’da “Christifobi” diye bir şey icat olunmadı.

Olmadı çünkü Hristiyan komşularından korkacak, endişeedecek bir şey yapmıyorlardı. Bugünün Batı dünyasıise İslam’dan ve Müslümanlardan korkuyor.

Çünkü korkmalarını, endişe etmelerini gerektirecek şekildedavranıyorlar. Korkuyorlar çünkü İslam’ı ve müntesiplerini“öteki”leştiriyorlar.

Osmanlı’nın Hristiyanları içselleştirdiği gibi Müslümanlarıiçselleştiremiyorlar. Osmanlı’nın saygısını ve merhametinigösteremiyorlar.

CumhurbaşkanımızErdoğan’ın dünyaptığı Demir Kilise açılışı Hristiyandünyası tarafından iyi okunmaya ve tahlil edilmeyemuhtaçtır. İslam dünyasının Fatih döneminde vehatta onun da öncesinde gösterdiği saygı bugün de aynen devametmektedir. Ve emin olsunlar ki gelecekte de devam edecektir.

Hristiyan dünyası İslamofobi hastalıklarınıtedavi etmek istiyorsa önce kendilerine bakmalıdır.İslamofobi’yi ortaya çıkaran etkenler Müslümanlardan değilkendilerinden kaynaklanmaktadır.

Kendi hastalıklarının çaresini de kendi içlerinde aramalıdırlar.      

Yorumlar10 yorum