YAZARLAR

Eğitim Kurumları Yöneticisinin Seçimi nasıl olmalı?

Lider; nitelikli, etik ve üreten bir kişi olmalıdır.

Eğitim Bir-Sen “Eğitim Kurumları Yöneticisinin Seçimi ve Yetiştirilmesi” isimli oldukça hacimli ve bilgilendirici bir araştırma raporu yayınlamış; rapor geçmişten günümüze yönetici atama sürecini ve dünyadaki okul yöneticisi atama yöntemleri incelenmiş.

http://www.ebs.org.tr/manset/4803/-egitim-kurumu-yoneticilerinin-secimi-ve-yetistirilmesi-tespitler-ve-bir-model-onerisi--raporumuzu-acikladik-

Raporun bazı maddelerine bakalım:

Raporda “nitelikli bir yöneticide” bulunması gereken özellikleri ele alınmış ve eğitim yöneticisi yetiştirme programı önerilmiş.

Okul yöneticisinde bulunması gereken nitelikler şöyle sıralanmış:

1/ “Eğitim lideri, yol gösterici ve kolaylaştırıcı olmalı.”

Herkes, iyi bir eğitimci olabilir, ama lider/yönetici olamaz...O, ayrı bir yetenektir. Eğitimde lider olan; bilgili, liyakatlı, etik ve üreten olmalıdır ki, diğerlerine örnek olsun. Son yıllarda; siyasi mülahazalarla, cemaat yapıları tavsiyesi ile yapılan atamalar, eğitimde liyakatı ortadan kaldırmıştır. Eğer, lider/yönetici, yukardaki özelliklere sahip ise, zaten yol gösterici ve işlerin çözümünü kolaylaştırıcı olacaktır.

2/ “Okulundaki eğitimin kalitesini yükseltmeli.”

Günümüzde o kadar çok devlet/özel; anaokulu, ortaokul, lise, kolej, üniversite, yüksekokul var ki, hangisinde eğitim iyi diye veliler koşturuyor. Güzel, cafcaflı metinler yazmak kolaydır, ama önemli olan onların uygulamaya geçip geçmediğidir. Eğitimin kalitesi, binaların çok güzel olması ile değil, öğretmenlerin kalitesi ile ölçülür. O,, nedenle özel-devlet öğretmenlerinin kalite farkı giderilmelidir.

3/ “Okulda huzuru, barışı sağlamalı.”

Lider, mutlaka her çalışanını, yeteneği ölçüsünde değerlendirmeli, herkesi bir tutmamalı, çalışanla-çalışmayanı ayırt edebilmeli, çalışanlar arasında ayrım yapmamalı-ötekileştirmemelidir. İşyerinde/okulda huzurun kaynağı çalışanların mutluluğu ile doğru orantılıdır.

4/ “Eğitim iklimini iyileştirmeli.”

Eğer, lider, donanımlı ise; zaten önce eğitime önem verecek, eksikler varsa onları gidermenin yolunu arayacaktır. Son zamanlarda, raporlara yansıyan okulun idari-temizlik-çalışan v.b. işleri yerel yönetimlere devride düşünülmelidir.

5/ “Öğrencilerin yeteneklerini geliştirmeli, yeteneklerini sergilemelerine imkân sunmalı.”

Herkes, belli bir yetenekle doğar. Bunu fark edecek, önce aile bireyleri, sonra öğretmenlerdir. Öğrencilerin yeteneklerini tespit etmek, hala okullarımızda sağlanamamıştır. Bu nedenle birçok yetenek tespit edilmeden araya gidip kaybolmaktadır. O nedenle, biz her meslek sahibinin; sanat, spor dallarından biriyle uğraşmasını istiyoruz. Ama, ilkokuldan tespit edilip, desteklenir ve sergilenmeye destek olunursa başarı şansı çok fazla olur.

6/ “Öğretmen, veli, öğrenciler ve personeller sağlıklı iletişim kurabilmeli.”

Sadece öğretmen değil, lider olan müdürlerde aynı iletişimi sağlamak zorundadırlar. Çalışanına günaydın demeyen, onları kul olarak gören, hakaret eden v.b. lider/amir olamaz ve olmamalıdır da..

Araştırmada okul müdürü olabilmek için gereken şartlar da şöyle sıralanmış:

1/ “Öğretmen olmalı.”

Müdür;elbette, eğitimci olmalı, ama diğer öğretmenlerden çalışmalarıyla farklı olmalıdır. Siyasi atamalar kesinlikle yanlıştır, eğitime balta vurmakla eşdeğerdir.

2/ “En az üç yıl müdür yardımcılığı yapmış olmalı.”

Bu konuda 3 yıl doğru bir sayıdır. Müdürün mutlaka, yazışma-konuşma-sistem-yönetmelikler v.b. bilmesi yerinde olacaktır.

3/ “Yönetici yetiştirme programlarına katılıp sertifika almış olmalı.”

Bu çok önemlidir. Ben, bunu üniversitelerde de önerdim, ama kimse üzerine almadı. Çünkü, ülkemizde çoğunluk; sistem, kural istemiyor. Elini-kolunu bağlayacak yönetmeliklere karşı çıkıyorlar. Oysa, bu; gelişmiş ülkelerde uygulanan ve sitemin tıkır tıkır çalışmasını sağlıyor. İdari görev yapmak/almak isteyenler, her yıl yapılan bu kurslara katılır, başarı ile mezun olanlar arasından idareci atanır. Prof. diye, Doç.diye göreve atanma olmaz, olmamalıdır. Eğitim lideri rolünü oynayacak müdür; etkin karar verme, risk alma, problem çözme, kaos yönetme, finansman gibi eğitimin farklı alanlarına yönelik, bilgi birikimine sahip olacak şekilde yetiştirilmeli ve atandıktan sonra da sürekli eğitime tabi tutulmalıdır.

4/ “Yöneticilik alanında yüksek lisans yapmış olmalı.”

1980’li yıllarda Y.L. yapan öğretmenlere derece veriliyordu, ama yapmayanlar ağır bastı ve bu uygulama sonra kaldırıldı. Oysa, bir öğretmenin kendini; alanında geliştirmek istemesi ne kadar doğru bir şey…Döndük, yine gerçeğe/olması gerekene geldik…Elbette, kendini geliştiren mutlaka önde olmalı. Ama, bu sertifikayla aynı değil, ayrı tutulmalıdır. Ayrıca; lisansüstü eğitim yapan yöneticilerin maaş ve ek ders ücretlerinde iyileştirme yapılmalıdır.

Raporun olumlu yanları var, bakalım ne kadarı hayata geçebilecek!..

Yorumlar