YAZARLAR

Duygusal değil, akıllı Müslümanlar istiyoruz…

Yoksa biz bu duygusallıkla daha çok hata yapar, hata yaptıkça daha çok gözyaşı döker ve hayıflanırız!

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Özellikle psikologların danışanlarına yaptıkları en büyüktavsiyelerden biri duygusal kararlar almamaları vevermemeleridir. Çünkü insanların duygusal olarak aldıkları veyaverdikleri kararlar çoğu defa yanlış kararlar olarak neticelenir.Bir olay veya vakıa hakkında duyguların etkisinde değil dedüşünerek ve akıl yürütme yoluyla verilen kararlar en doğruneticeleri verir.

Niyetim elbette kişisel çözüme odaklı psikolojik olgu veörgülere yönelik bir psikanaliz çalışması bağlamında tespit yapmakdeğil. Kişinin oluşturmuş olduğu toplumsal döngü üzerindenulaşılabilecek nihai neticenin vakıayı tespiti şeklindeolacaktır.

Osmanlı’yı ve Müslümanları akıl yoluyla yenemeyeceğinianlayan düşmanları işin içine duyguları karıştırınca maalesefbaşarılı oldular. Osmanlı’yı veMüslümanları yıkan en büyük duygusal hareketler'ırkçılık' noktasından geldi.

Tabiri caizse ‘yetmiş iki buçuk milletin’ barış vedayanışma içinde yaşadığı koskoca bir imparatorluğu Türk, Arap,Ermeni, Kürt diye ayrıştırarak yıkmayı başardılar. Üsteliksadece bir sınıfa ayırmakla kalmadılar Jöntürk, İslamcıgibi alt birimlere kadar ayrıştırıp birleşmenin önüneaşılmaz engeller diktiler.

İnsanımızın duygusallığını kullanarak “Din eldengidiyor” “Vatan elden gidiyor” gibi uydurmalarla halkısokağa döküp kargaşa çıkarmışlar, kardeşi kardeşe kırdırmışlar veakıllarıyla yaptıkları planlar sonucu duyguları ilereaksiyon veren muhatapları üzerinde hedefledikleriamaçlarına ulaşmışlardır.

Maalesef 300 yıl önce koca bir imparatorluğu yok edenduygusallığımız hâlâ devam ediyor. Bahsettiğim duygusallık sadeceTürkiye’ye özgü bir duygusallık değilİslam coğrafyasına tamamına has birduygusallık.

Basit kışkırtmalarla ve yönlendirmelerle yapılan duygusaloyunlar sonucu Müslümanlara çok kolay ‘terörist’ yaftasınıyapıştırabiliyorlar. Ve acıdır ki bu sonucu bir başkaMüslüman devlet toplumuna da inandırabiliyorlar!

İşgalci güçlerin akıl oyunlarıyla kurdukları duygusaltuzaklara çok kolaylıkla düşüyoruz. Hamasi duygularlaaldığımız kararların sonuçlarını aklımızla tartmadan, ortayaçıkaracağı neticeleri düşünmeden harekete geçiyoruz.

Sonuç her zaman için aleyhimize işliyor.

Bunun son örneği Suriye’de yaşananlar. Dünyayaegemen güçlerin kurdukları akıl oyunları sonucu ve Müslümanlarınduygusal reaksiyonları sonucu Suriyeadeta bir kan gölüne çevrilmiş durumda. Oysa bir an durup düşünsekSuriye’de yaşananlardan kimlerin karlı çıktığınıgörebileceğiz. Ama maalesef bunu yapamıyoruz.

Hep bir 'üst akıl'dan yakınırız ve niyeyse bu'üst akıl' hep emperyal güçlerdir. NiyeMüslümanların da bir 'üst akıl'ı olmaz ki?

Olayları sakin kafayla değerlendirebilecek, perdearkasında oynanan oyunları ifşa edecek ve kurulan tuzağa düşmeyecekbir ‘Müslüman üst akıl’ niye olmaz ki?

Depresyona girmiş bir kişinin bir psikoloğa ihtiyacı olduğu gibibugün kan gölüne dönmüş İslam coğrafyasının da bir ‘üstakıla’ ihtiyacı var.

Bu bağlamda kendi coğrafyamıza yönelik nazar etmiş olmamızdurumunda ise; kendi düşüncesini, fikrini, bilincini,şuurunu kapatıp aksine bilinçsiz, düşünce sahibi olamayan hamasetgirdabına yakalanmış ve oluşturulmaya çalışılan oyununkahramanlığına soyunmuş durumdayız gibi geliyor bana!

Her mecliste yinelediğim bir kelamı tekrar edeyim; aklimelekelerimizi ring dışında tutarak duygusal oyunların gölgesindekendi kadim kültürümüzün, inançlarımızın, değerlerimizin,tarihimizin ve medeniyetimizin özneleri olmaktan çıkmışvaziyetteyiz!

Duygularımız ile yoğunlaştığımız, masiva menfaatindenbeslendiğimiz ve neticesinde ise farkında olmaksızın sekülarizminanışının menfezinden sızan ışık ile aydınlanmaya çalışılanyaşantımız; farzlarımızın, helallerimizin, değerlerimizin önünegeçmiş ve dahası savunuluyor olması Müslüman toplumun necisbulaşmış, akıldan uzak hamaset hapsinde olduğununispatıdır!

Bir an önce duygusal hastalıklarımızdan kurtulmalı, akıl vemantık çerçevesi içinde düşünerek işlerimizi yoluna koymalıyız.Yoksa biz bu duygusallıkla daha çok hata yapar, hatayaptıkça daha çok gözyaşı döker ve hayıflanırız!

SOSYAL MEDYATAKİP 

twitter.com/msbeser

facebook.com/msbeser
Yorumlar9 yorum