YAZARLAR

Dilimiz Gençleşmeli!

Âdem dünyaya sıkıntılı, bezgin, moralsiz ve cezaya muhatap olarak gelmiştir.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Karakterimizi başkalarının belirlediği bir dünyada,kendimiz olamayacağımıza göre elbette ki onu belirleyen insanlarolmadan da yapamayız.

İnsan olmanın ve İslam olmanın bedelsiz olmayacağınıidrak etmeliyiz artık!

Daha öncede söylemiştim; 15 sene geriye gidelim, meydanlardakiahlaksızlık bu kadar diz boyu değildi.

Meydanlar, kafeler, eğlence yerleri Müslüman’cayaşamayanlarındı. Birileri bunu fark etti.

Sonra İngiliz Lordunun dediğini yapmaya karar verdiler.

“Türklerin ellerinden Kur'an-ı Kerim'i alın kadınlarını dasüsleyin ve boyayın, bakın nasıl çözülüyorlar ve bizim istediğimizhamur şekline dönüyorlar…”

Önce biz Müslümanların cebine para koydular. Meydanlara,cebimizdeki paranın vermiş olduğu özgüven ile çıkmaya başladık.

Sonra güzel ülkeme dünyaca ünlü kafe markalarını getirip “sözdeyatırım”la cadde başlarına ve en güzel yerlere açtılar.

Önce sadece mağaza görünümünde olan bu kafeler sonrasındasokaklara taşmaya başladı, yeni akım bistro algısı ile.

Sebebi yoldan geçenler görsünler ve imrensinler- imrendirsinlerdiye.

Artık genç Müslüman yeni bir kültüre kapı açtı. Gençlerimizkafeleri doldurmaya başladı.

Özellikle büyükşehirlerde Müslümanların yaşantıları dagençliği de farklı bir kültür ekolünün içerisindeboğulmakta.

Boğulmakta lakin “heyhat ki ne heyhat” rol model büyüklerimizhiç hayıflanmamakta.

Büyükşehirler ciddi manada yozlaşma içerisinde. Ve maalesefbizler seyirciyiz.

Her bir ilçede Belediye kültür etkinlikleri dahlinde bir sürüpaneller veriliyor ama katılımcıların kahir ekseriyeti orta yaşüzeri.

Neredeyse genç nesil hiç yok denecek kadar azınlıkta.

Oysa bu panellerin muhatapları sıkıntılı ve buhranlı zamanlarıyaşamışlar değil yeni nesil gençlik olmalıdır.

Belediyelerimiz afiş, resim ve reklam haricinde bir eylemyapmıyor nedense.

Oysa belirli bir zaman öncesinden en azından gençliğin üzerinecezp edici çalışmalar yapılarak katılımcı hedefinin gençler olmasıiçin gayret gösterilmiş olsa hedef oturmuş olacak.

Büyükşehir gençliği hayatlarını biraz daha hızlıtüketiyorlar.

Daha önce yazdığım, birçok yerde de dile getirdiğim bir hocamınsözünü yeniden buraya almak mecbur bırakıyor beni;

Batı meyhanelerde vakit geçirdiği zaman İslamalemindeki gençler kütüphanelerde sayfalarla haşır neşirdi. ŞimdiMüslüman gençler kahvehaneler ve lüks kafelerde ama batı laboratuarve kütüphanelerde.! “

Büyükşehirlerde ki her bir kafe nerdeyse gecenin ilerleyensaatlerine kadar kızlı erkekli gruplarla dolu.

Kendi adıma da Müslüman gençlik adına da üzülmemek eldedeğil.

Nasihati sevmeyen ve nasihatten kaçan bir toplum haline geldik.Nasihat hatalarımızın devam etmemesi için uyarılardır.

Hataları kabullenemeyen toplum olarak nasihatten vehayretten uzak yaşantı içindeyiz.

Ama başarı istiyoruz, mutluluk istiyoruz, huzur istiyoruz!

Manevi rehberlik yoksunluğu yaşayarak ve talip olduğumuza talebeolmaksızın açlık doyurulmaz.

Âdem dünyaya sıkıntılı, bezgin, moralsiz ve cezayamuhatap olarak gelmiştir.

Nasihate kulak vermediği için. Talibi olmuştur cennetin vetalebesi olmuştur kirli dünyanın.

“Allah'ın  kadrini  gereği  gibi bilemediler.”  Zümer/67 

“( Ey Muhammed!) Kullarıma  benim çokbağışlayan çok merhamet eden olduğumu, azabımın da elem dolu azapolduğunu bildir.”  Hicr/49-50

1920’lerden beri muhatap kalınan sıkıntılar, duçar olunantecritlerin şiddeti, kenetlenme ile birlikte verilen sıkı sıkıyamücadelelerin yanına dahi yaklaşamayacak ya da zaten yaklaşmayacakbir Müslüman gençlik yetişiyor!

Panellerimiz gençliğe yönelik olabilmesi için genç çağrışımlaryapılmalı.

Genç dilini iyice kavramalı ve en azından emr-i maruf ve nehy-ianil  münker dilimiz gençleşmeli.

Dilimizi ve geçmişin yaşanılan sıkıntılı zamanının dilinigençleştiremez isek gençler köşe başlarındaki kafelerde zihinlerinive dillerini telef edecekler.


 

Yorumlar5 yorum