BIST 1.092
DOLAR 7,04
EURO 8,40
ALTIN 462,89
YAZARLAR

Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyenler neler yapabilir?

2019-2020 döneminde çocuğunuzu okula göndermezseniz ne olur? Koronavirüs nedeniyle çocuğunu okula göndermek istemeyen aileler için idari para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan yasal düzenlemeler var. Özellikle birinci sınıfa başlayacak olan 72 ay ve üstü yaş grubunda çocukları olanlar MEB'den ara bir düzenleme bekliyor. Çocuğumu okula göndermek istemiyorum diyen aileleri bekleyenlerin detayları ve yapılabilecek bir kaç öneriyi sizler için kaleme aldım.

2019-2020 öğretim yılı veliler için verilmesi gereken kararlar nedeniyle geçmişe oranla çok daha zorlu bir yıl olacak. Özellikle de 72 ay ve üstü yaş grubunda çocuğu olan veliler için. Çocukları birinci sınıfa zorunlu olarak başlayacak olan veliler aylardır 'Çocuğumu okula göndermek istemiyorum, çocuğumu okula göndermezsen ne olur?' sorularına yanıt bulmak için MEB'den açıklama bekliyor. İlkokul birinci sınıfa başlaması zorunlu yaş grubundaki çocukların aileleri Koronavirüs salgının halen etkisini sürdürdüğü bu yıl kendi öz bakım becerileri konusunda yeterince gelişmemiş olan; okul, sınıf ve birlikte yaşam koşullarını ilk kez deneyimleyecek çocuklarının okula başlamasını istemiyor. Bana sosyal medya üzerinden ulaşan bir çok aile MEB'in birinci sınıfa başlayacak olan çocuklar için ailelerin tercihlerini dikkate alan bir ara düzenleme yapmasını istiyor.

Bir çok anne baba çocuğunun ellerini doğru şekilde yıkayıp yıkayamayacağından bile emin değil. Buna maske, sosyal mesafe kuralları gibi küçük çocuklara anlatması zor durumları da ekleyince ailelerin endişelerini anlamak kolaylaşıyor.

BİRİNCİ SINIF ÖĞRENCİLERİNİN KAYGISINI ARTTIRABİLİR

İlkokula geçiş çocuklar için yeni deneyimlerin olduğu zorlu bir süreç.  Her şeyin normal olduğu zamanlarda bile zor olan okula başlama süreci her adımları yetişkinler tarafından kontrol edilecek olan çocuklar için çok daha karmaşık bir hal alabilir. Özellikle yalıtılmış ortamlar, uzak durma zorunluluğu çocukları yeni ortamlara alıştıran oyun ve arkadaşlık gibi kolaylaştırıcı etkenleri de devre dışı bırakabilir. 

Ailelerin kaygı seviyelerindeki yükseliş de çocukların okula alışmasını zorlaştıracak bir diğer girdi. Eğitimin uzaktan yada hibrit olması durumunda da birinci sınıf öğrencilerini bekleyen büyük bilinmezlikler var. 

Ailelerin kaygısı sadece 72 ay ve üstü gruptaki çocuklarla da sınırlı değil. Bir çok aile sene kaygıbını göze alarak çocuğunu 2019-2020 öğretim yılında okula göndermek istemiyor. Kimisi sadece kaygıdan kimisi evdeki yaşlı insanlardan, kimisi kendisinin yada aile üyelerinin kronik hastalıklarından kaygılı. 

ÇOCUĞUNUZU OKULA GÖNDERMEZSENİZ NE OLUR?

Velilerin kaygılarına karşın henüz MEB'den bu konuda gelmiş bir açıklama yok. Bu yazıyı kaleme aldığım 28 Temmuz 2020 itibariyle 72 ay halen ilkokula başlamanın zorunlu olduğu yaş. Çocuğunu zorunlu olmasına karşın okula 'mazeret' bildirmeden göndermeyen aileler için para cezasından çocuğun velayetinin alınmasına varan bir dizi idari düzenleme var. Bu cezaların çok özel haller dışında uygulanmadığını hepimiz biliyoruz. Zira çocuğunu okula göndermeyip çalıştıran, evlendiren; maddi imkanı olmadığı için, oturduğu köyde okul olmadığı için vb. nedenlerle onlarca ailenin çocuğunu okula göndermediğini biliyoruz. Ancak bu gerçeklik yasal yaptırımların var olduğu gerçeğini değiştirmez. Burası Türkiye yıllardır uygulanmayan o cezalar bu yıl hepimizin başını yakabilir! 

Tüm risklere karşın çocuğunuzu okula göndermediniz ve idari bir yaptırımla da karşılaşmadığınızı varsayalım. Bu kez de çocuğunuzun devamsızlıktan sınıfta kalması gerçeğini kabul etmeniz gerekiyor. Yani mezun olurken sene kaygıyla mezun olacak. 

BİZ EBEVEYNLER NE YAPABİLİRİZ?

Ben kendi adıma nasıl bir yol izleyeceğimin kararını verdim. Süreci ve kararları değiştiremeyeceğime göre maksimum uyum ve öğrenmeyi destekleyici bir tutum geliştirmek belki de en iyisi. 

Öğretim yılı nasıl başlarsa başlasın. İster yüz yüze ister uzaktan yada bunların karışımı bir düzen olsun. Tüm seçeneklere karşı pozitif olmayı seçiyorum. Çünkü biliyorum ki asıl belirleyici ebeveynlerin tutumudur. Bizlerin olaya bakışı çocuklarımızın da bakış açısını belirler. Aşırı kaygılı bir tutum aşırı endişeli çocuklar yaratır. Bu nedenle sakin kalmayı öncelikli hedef olarak önüme koyuyorum.

Her koşulda çocuğumu, okulunu ve öğretmenlerini desteklemek de bir diğer kararım. Çünkü bu süreç kimse için kolay değil ve birlikten güç doğar. 

Çocuğumu öğrenmekten keyif alması konusunda da teşvik edeceğim. Hayatta öğrenilecek çok şey var ve şartlar her zaman istediğimiz, alıştığımız gibi olamıyor. Bunu çocuklarımızın da anlaması onların hayat boyu zorluklarla mücadelesini ve yeni ortamlara uyumunu kolaylaştırır. 

Ve tabi ki hijyen ve kurallar! 

Küçük yaş grubundaki çocuklara temizlik, maske ve mesafeyle ilgili kurallar oyunlarla öğretilebilir. Oyun çocuklar için bilgileri hatırlamanın ve pekiştirmenin en iyi yolu. Şimdiden evinizde çocuklarınızla çeşitli oyunlar tasarlayarak sürece uyumlu hale getirebiliriz.

Daha büyük yaş grubundaki çocukların da kontrolün kendilerinde olduğunu ve kendilerini koruyabilecekleri konusunda teşvik etmek işe yarayabilir. Zira çocuklar büyüdükçe inisiyatif alma konusunda çok daha istekli olurlar.

Deniz Temur'u sosyal medyadan takip edebilir ve sorularınızı sorabilirsiniz.

instagram.com/obenimannem

youtube.com/deniztemur

facebook.com/obenimannem

Yorumlar