YAZARLAR

Beyin göçü nedir? Neden beyin göçü olur?

Beyin göçü tam olarak daha iyi şartlarda olan başka ülkeye gitmek demek anlamına gelmiyor. Psikolojik boyutlarını da ele alırsak kalifiyeli bir kişinin kendisini daha iyi hissedebileceği başka bir ülkeye gitmesi de diyebiliriz.

Rakamlar değişkenlik göstermekteolup ülkemizde yaklaşık 80 bin mühendis ve 155 bine yakın doktorbulunmaktadır. Doktor sayısı neredeyse mühendislerin 2 katı kadardiyebiliriz. Tıp fakültesini kazanmanın mühendislik fakültesinikazanmaktan daha zor olduğu bir ülkede mühendislerden 2 kat fazladoktor olması beni biraz düşündürdü. Bu konu üzerine bir araştırmayapmak istedim ve sizlere elimden geldiğince en doğru bilgileriaktarmaya çalışacağım.

Beyin göçü tam olarak daha iyişartlarda olan başka ülkeye gitmek demek anlamına gelmiyor. Olayınpsikolojik boyutlarını da ele alırsak kalifiyeli bir kişininkendisini daha iyi hissedebileceği başka bir ülkeye kendi ülkesinibırakıp gitmesi de diyebiliriz. Bu konuda çok fazla parametrelervar, bunlardan bazılarını ele almak istedim.

Neden beyin göçüoluyor?

Her şey para değil arkadaşlar. Paraile saadetin olmayacağını bilen büyük bir aydın kesimimiz var. İşdünyasında vazgeçilmez hastalıklardan birisi de ilgi duyulan kişiolmak. Yani ben işimde çok iyiyim bana ilgi gösterilsinhastalığıdır. Yeterli ilgiyi görmediğini düşünen bir kalifiyelibirey kendisini daha iyi hissedebileceği başka bir firmaya geçmekister. Bunu her zaman icraata dökemeyebilir ancak en azından ofikir aklına gelir. Bu fikir aklına geldikten sonra mevcut işinekendini veremez hale gelmeye başlar. Beyin kırmızı alarm vermeyebaşlayınca en hızlı çözümün iş değiştirmek olduğu düşüncesiylefarklı bir yola girerler.

Buraya kadar her şeynormal.

Olayın ipi buradan sonrakopuyor.

Ya aradığını burada da bulamazsa? Ozaman yavaş yavaş radikal düşünceler beyni bir ur gibi kaplamayabaşlar, bu durum ciddi bir baş ağrısı yapar.

Tatile gitmeliyim…

Tatil sadece ağrı kesici etkisiyapar. İş başına geçtikten belirli bir süre sonra yenidensemptomlar devreye girer ve yurt dışını araştırmayabaşlar.

Ben Türkiye’de mutlu değilimdüşüncesi beynini kemirmeye başladığında ilk fırsatta Amerika,Avustralya, Kanada, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere çeşitlifırsatlara göz atılır.

Artık psikolojik olarak kendisinişartlandırmıştır, ben yurt dışına gitmek istiyorum düşüncesiylemoda girer. Bu moddan çıkabilmesi için mutlaka yurt dışını denemesigerekmektedir.

Beyin göçü nasıl olur?

Beyin göçü 2 türlü olur, birincisiteklif ile başka bir ülkeye giden kalifiyeli çalışanlar, ikincisiise kendi imkanları ile yurt dışına gidip iş fırsatlarınıkovalayanlar...

Genelde birinci seçenek beyin göçüdiye adlandırılır lakin ikinci seçeneği tercih edenler için durumdaha üzücüdür. Çünkü bir bıkmışlık ve karamsarlık sözkonusudur.

Karmaşıklıklar içinde boğulmuş,farklı alternatifler peşinde koşan bir bireyden bahsediyoruz. Bukişiyi ülkeye kazandırmak gibi bir kavram artık ortadan kalkmıştır.Bir de çevresinde “Yurt dışına git, ne işin var burada, imkanınvarsa 1 dakika bile durma!” gibi söylemler olduğunda buarkadaşımızı kaybettik diyebiliriz.

Edindiğim tecrübelere dayanaraksöylüyorum, genelde o kişiler başka ülkelerde de mutlu olamıyorlar.Sıklıkla mesleki sorunlar ön plandadır ve mesleğinden sıkılmışlıkhissiyatı ağır bastığının farkında olamıyorlar. Mobbing diyeadlandırdığımız yönetici ve şirket baskısı ile Türkiye’de sektörünonu bunaltmış olması halk arasında mesekten soğuma diyebileceğimizbir rahatsızlık türüdür.  Bu kişilerin ülkeyekazandırılmadan önce mesleğine kazandırılması gerektiğini bilmemizgerekiyor. Mesleğini yapamayacak hale gelmiş bir kalifiyeliçalışandan hiç bir verim alamadıktan sonra istediği kadar okulokusun, istediği kadar plaket ve madalya alsın hiç bir önemiyok.

Bu konu ile alakalı belki bir terapialması daha sağlıklı olacaktır diye düşünüyorum.

Başka ülkelerdeçalışmak.

Yukarıda da belirttiğim gibi doktorsayısı mühendis sayısının neredeyse 2 katı kadar demiştik. Bunda ençok etkili faktörlerden birisi de doktorlarda beyin göçünün peknadir rastlanmasıdır. Çünkü Türkiye’den mezun olmuş bir doktorunbizden daha gelişmiş ülkelerde doktorluk yapmasına o ülke izinvermiyor. O ülkeler, Türkiyedeki sağlık diplomalarını kabuletmiyor. Türkiye’de sağlık bilimlerinden mezun olan herkes içingeçerli olan bu durum kalifiyeli doktorlarımızın beyin göçüolmamasında en önemli faktörlerden birisidir. Avustralya’da sağlıkalanında çalışmak isteyen bir kişi Avustralya’da bir üniversitedeyeniden okuyup tanımlanmayan dersleri yeniden verip denklikalmalıdır; hatta bazı üniversiteler sıfırdan okumasını isteyipkendi üniversitelerinden diploma almasını bileistemektedir.

İnsan sağlığının ciddiyetini gözönünde bulundurursak  bu engelin mantıklı bir adımolduğunu öne sunuyorlar.

Ancak mühendislik alanlarında böylebir sorun yoktur. Türkiye’de herhangi bir üniversiteden bilgisayarmühendisliği mezunu bir kişi rahatlıkla Avustralya gibi ülkelerdeçalışabilir, bu sadece çalışacağı firmanın mezun olduğuüniversiteyi tercih edip etmemesine bağlıdır.

Türkiyedeki bazı firmaların kariyerportallarında yayınladıkları iş ilanlarında özellikle Boğaziçi,ODTU ve ITÜ mezunlarını tercih sebebidir dediğigibi…

Yeni mezun ve tecrübeliarkadaşlarımıza tavsiyelerim

Benim genç kardeşlerime tavsiyelerimarasında birinci sırada yabancı dil var. Ne olursa olsun mutlaka enaz bir yabancı dili çok iyi bilsinler; tercih olarak elbetteingilizce hayat kurtarır.

Günümüzde hiç bir mesleği olmayıpsadece ingilizcesi çok iyi olsa bile güney şehirlerimize inip 6 ayotellerde ve tur şirketlerinde deli paralarkazanabilirler.

Ayrıca dil bilen insanlarınAlzheimer hastalığına yakalanma riski de düşüktür. Dil bilen birkişi her zaman bir adım öndedir…

Elbette yurt dışında çalışmaimkanlarını değerlendirsinler ancak elde ettiği bilgi birkimleriniülkelerine dönüp mutlaka ülkemizin çıkarları için kullansınlar. Sengelmezsen ben gelmezsem nasıl kalkınır bu ülke? Sonra hepimiz aynıkonudan yakınır dururuz. Biz de üzerimize düşen görevi vaktigeldiğinde yapmalıyız ki yanlış gördüğümüz sistem bizimtarafımızdan düzeltilsin.

Beyin göçü kötü bir şeymidir?

Bu konu tartışmaya açıktır. Kalifiyeolmayan bir bireyin başka ülkeye gitmesi belki bizim ülkemiz içinkısa vadede olumsuz bir durum oluşturmayacaktır lakin kalifiyelibir kişinin ülkeyi bırakıp gitmesi gerçekten olumsuz bir durumdur.Netice itibari ile bilgi ve becelerini başka ülkeleri kalkındırmakiçin kullanması demektir. Bu da demek oluyor ki kalifiyelikişilerin gitmiş olması ülke için bir kayıptır.

Kalifiyeli kişilerin ülkeyibırakıp gitmesi eğitim seviyesini düşürür mü?

Bu da tartışmaya açık bir konuolarak nitelendirilebilir. Benim şahsi düşüncelerim eğitimseviyesini düşüreceği yönündedir. Bunu bir kaç örnekleme ileanlatmak istiyorum.

Bir ülkede yapay zeka üzerineyazılım geliştiren toplam 5 tane profesyonel mühendisler varsa vebunların beyin göçü ile Amerika’ya gittiğini farzedersek uzayçağına geldiğimizde kendi mühendislerimizin nasıl asilimileedildiğini ve Amerika’nın dünyanın en iyisi olma yolunda eminadımlarla nasıl gittiğini, bu durumun diğer ülkeler için ciddi birtehlike içerdiğini rahatlıkla görebilirsiniz.

Şu yazıyı yazaraken ilk başlarda okadar pozitiftim ki sonlara doğru geldikçe içim daralmaya başladıdiyebilirim.

Neden mi?

Yine aklıma geldi deondan…

İşe yarım saat geç geliyor diyeişten çıkardığınız o değerli mühendisler google gibi firmalardahome office(Evden çalışma)sistemi ile mükemmel bir performansgösterebiliyorlar. 

Bizim iş verenlerimizin bir çoğunual, bir çuvala doldur, götür boğaz köprüsünden aşağı at…

Aynen öyle yapın ki gözünü, beyninipara bürümüş bu patronların sektörden göç etmesi için ülkeye birfayda sağlamış olalım.

Bakarsak hiç birisi üzerine alınmaz,bir bakarsın bilmem ne fuarında stand açmış, broşür dağıtıp gözboyamaya çalışıyorlar.

Bizim şirketin bir sistemi var, işeerken gelmek şart diye alttan laf sokup gece 12’ye kadar ofistetutmalar…

Takım lideri ezer, patrona sırtınıdayar, hepsi bir olur yeni mezun çocuğu işten çıkarma çabasınagirer, aldığı 3 kuruş maaşı çok bulup çocuğa mobbingi dayar, sonrada yarın gelmene gerek yok der…

Linkedin üzerindenşovlar…

Bilmem ne tv’de ropörtajımıizlemenizi tavsiye ederimler…

Sosyal medyalarda şirketinin gücünügöstermeler…

Bayramda seyranda ramazan paketiyapıp çalışanlarına dağıtarak bunu milletin gözüne sokarcasınakutulara şirketinin logolarını yapıştırmalar…

Müşteri sıkıştırıyor ayağınaçalışanından daha fazla faydalanmak adına gece yarılarına kadarofiste tutmaya çalışmalar…

Neyse…

İçim şişti… Daha fazla yazıp size deşişirmek istemiyorum.

Ben şimdi gidip kendime bir kahveyapıyorum. Bir de ingilizce kitap buldum.

Şimdilik kendinize iyi bakıncanlar,

Bir sonraki yazımda çok ilginç birkonuya değineceğim, eminim çok ilginizi çekecek…

Avustralya’dan selamlar…

Yorumlar3 yorum