YAZARLAR

Antalyanın yüz akı; Side/Kumköy’den izlenimler….(1)

Kumköy için; hem iyi, hem kötü tespitlerim var…

TÜM OKURLARIMIN 30 AĞUSTOSZAFER BAYRAMINI VE KURBAN BAYRAMINI KUTLAR, ÜLKEMİZE ve İSLAMALEMİNE; HUZUR-SAĞLIK-MUTLULUK VE BARIŞ DOLU GÜNLER GETİRMESİNİDİLERİM.

Ağustos ayında, Turizm cennetiülkemizin, bir başka köşesini ziyaret ettik. Kumköy, bir otellerbölgesi;  kumsalı, hafif rüzgarı, yeşilliği, mavi bayraklıdenizi ile özel bir yer…Alanya gibi kayalık, taşlık ve dalgalı değil…

Oteller dolu, gemi ile yapılangezilere ilgi büyük. Yabancılar da var, yerlilerde…

Otellerin mimari yapıları farklı.Çoğunu heykeller süslemiş. Her millete göre seslenen yapılarıvar…Elbette, otel deyince en az 300 kalem hizmetten bahsediliyor.Bir kriz anında hepsi birbirini tetikleyip büyük zararoluşuyor.(Geçen yıl olduğu gibi)

Cuma günü namaz kılmak için camiaradık, 3 km sonra bulabildik. Side Fatih Camisi, güzel ve büyük..Girişte hayır için “biskevüt” dağıtıyorlardı. Caminin altındayöresel yemekler yapılan bir yer var. Esnaf orda yemek yiyor. Kurufasulye, pilav, cacık=10. TL, Etli yemek olursa 13.Tl yemeklerlezzetli…

Side’den Kumköy’e uzanan bulvarlarınisimleri devlet büyüklerine ayrılmış: Atatürk Bulvarı, İnönüBulvarı  Celal Bayar Bulvarı, Süleyman Demirel Bulvarıv.b.

Çarşı denilen meydanda bolcatuhafiye dükkanları var. Her şey peşin, kart çalışmıyor ve euroüzerinden…Esnaf; “zaten iş yok, bir de bankalara vermeyelim” diyor. Marketlerde güncel ev ihtiyaçları satılmıyor, onlar bu işi 2büyük markete (AIOI ve Carfour) devretmişler, Şok,Migros ve BİMortalarda gözükmüyor. Burada; pastane, tamirci, telefon bayii v.b. bulmak mümkün değil. Bir (Akbank) ATM var, diğerleri 3 kmötede,  banka şubeleri de öyle.(Ziraat, Akbank,İş, Deniz,Yapı,Vakıfbank şubesi var.) Migros 3 km sonra. Yani, bir işinizdüştüyse Manavgat’a inmeniz lazım. Kumköy-Manavgat 3.5 tl,Kumköy-Side 2.5 tl, ordan da Belediye ile Side merkeze (1 tl)inebiliyorsunuz.

Oteller bakımlı, dolmuş bol, yollartemiz, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Kumsalda yer kalmamış,her yer parselli, yerli  halk kumsala gelmiyor, çünkü yerleşimyerleri yok.…Akşam 18.30 oldu mu sahil boşalıyor, herkes yemeğekoşuyor, o zaman bile yetkililer şezlonglara oturma iznivermiyorlar. “Bu sahil … otel müşterilerine aittir, yabancılargiremez” yazıları hoş kaçmıyor…Zaten yabancı yok, arada kalanbirkaç sitenin insanları var…

Yüzmeye gelince, zaten yerlilerimizyüzme bilmiyor 1 m suda çırpınıyorlar. Botlar, kolluklar ve simitüzerinde insanlar…  Yabancılar da aynı, kurallara göre yüzenve açılan bir kişi göremedik… Yabancılar, deprem korkusu ileolacak! hep bir birlerine sarılarak denizde duruyorlar. Bunu görenyerlilerimiz de önce ayıplar  bakışı fırlatıyor, sonra kuralauyuyorlar…Hayat bu!… Acaba, oteller veya belediye, müşteriler içinyüzme kursları açamaz mı? Veya neden açmazlar?  diyedüşünmeden edemiyorsunuz…

Sahil boyunca çok sayıda voleybolsahası var. Sabah10.30 ve akşam 16.30 da sahadayız.  Vay,arkadaş…Bu kadar mı spordan yoksunluk olur, topa vurmayı bilmeyenkişi olur mu?!…Hani yabancılar spora çok önemverirdi?!...

Side, Kumköy ve civarındakiotellerde aileler fazla ve çok sayıda çocuk var…Alanya; bu bakımdantek, bağımsız kadın ve erkeklerin (yöre tabiriyle avcıların”geldiği yer olarak biliniyor…İnşaat olmadığı için, akşam üzerisahiller magandalarla dolmuyor, bu da iyi bir şey…

Sahillerde Ankara  türküleri,şıkıdım havaları, disko havaları  v.b. çalınmıyor. Tam birsessizlik hakim, bu çok güzel…Gemilerde bile gürültü kirliliği  yok…Şort mayo yerlilerde, slip mayo yabancılarda%90 kullanımda.

Oteller o kadar çok yerkaplamışlar/otellere o kadar çok yer verilmiş ki; çay/meşrubatiçecek bir yer yok…

Manavgat’ta kitap fuarı var…BelediyeCHP’de ise, o zaman CHP' liler ya da hükümete aykırı yazarlarkonuşmacı olarak çağrılıyor. (A.Arseven, İ,Alnıaçık v.b.) Aynıdurum tersine olunca da bu defa hükümete yakın köşe yazarlarıkaymağı yemeğe başlıyor… Oysa, farklı  ama olgun seslere buülkenin çok ihtiyacı olsa gerek…

Görevliler, her yerde olduğu gibi;uzun pantolon, ayakkabı, armalı gömleklerle ile terleyipduruyorlar, şoförlerde aynı… Boyunlarında sürekli havlular var, hoşdurmuyor…Oysa turizm  kentlerindeki  görevlilerde; mutlaka diz altı şort, kısa kol tişört, özel plaj ayakkabısı olmalı…

Oteller büyük ve denizden yukardaolduğu için, sahilden küçük motorlarla servisler çalışıyor. Yolunçok gerisinde kalan (500m-1 km)  oteller dahi, özel plaj yerikapatmışlar.

Kıyıda barı olan oteller zorda,çünkü sürekli  sahilden bir içme refleksi geliyor. Uzaktaolanlar ise ellerinde bardaklar/sular ile sahile iniyorlar. Kısaca;her şey dahil konsepti, insanları etkiliyor. Göbekler bir adım öndegidiyor. Yapılan  israfı tahmin edebilirsiniz!...

Side otelleri,  kayalıklararasında olan küçük kumsalları parsellemişler, inipoturamıyorsunuz. Her otelin görevlileri, sürekli dolaşıyorlar.Diyelim ki, indiniz, en az 200 şezlong boş ve siz birine iliştiniz,ona bile itiraz geliyor, o derece halka karşı emir almışlar.Kollarınızda otelin bandı yoksa hiçsiniz durumu!...

Side'nin dar olan sokaklarındadolaşıyoruz, kıyı boyunca özel yerler hazırlanmış, resim çekmeyeyer bırakılmamış, mutlaka bir şey içer/yerseniz oturabiliyorsunuz…Belediye, sanki vergilerden değil, iş yerlerinden  aldığıparalarla işleri yürütüyor!...Halk vergi vermiyoranlayışı…

Otellerden Side'ye sahilden güzelbir yürüyüş yolu yapılmış, 3.5 km lik yol yürüyüş yapmak içinideal...Akşam yemeğinden sonra giyinen/kuşananlar çocukları ilegeziniyorlar. Çocuklar için her akşam animasyon var…(20.30-20.50)Ancak, durmak, dinlenmek için oturacak bir sıra/bankyok…

Corolla Otel, Larissa, Merce sun,Sentido otellerinin denize ulaşımında güzel bir yol yapılmış(500m), ancak denize ulaşan,son  50m lik yol sular içinde,mazgallar kırık, parkeler düzgün değil,50m de boğulmakolmuyor!...

Oteller arasında 2 katlı/villa tipi,denize sıfır  siteler var…Ancak, böyle bir yerde, böylebakımsız nasıl bırakılır/olur anlamak mümkün değil!...Yabancılarolsa burayı pırıl pırıl yaparlar, neden onlar kadar olamıyoruz?Eksiğimiz ne?Anlayamıyoruz!..

Konuştuğumuz yöneticiler;“aidatların ödenmediğini (yıllık 200-250TL), 15-30 gün geliyorum neden vereyim diyenlerin çok olduğunu, az kalanlarınbinalarına bakmadığını, bir kısmının kiraya verildiği için evsahiplerinin ilgilenmediğini, yöneticilerin iş yapmadığını, ikikişi bir araya gelince tartışma yaşandığını, herkesin bir havaiçinde olduğunu, kariyerli kişilerin dahi buralarda tanınmaz halegeldiklerini, dedikodunun/çekememezliğin  çok olduğunu, heryönetici hakkında yedi/bitirdi/çalışmadı v.b. konuşulduğunu, ortakyaşama kültürünün ve saygının bir türlü oluşmadığını”anlattılar.

Tabii, gözlerimizin önündenAlanya’daki sitemizde yaşananlar aktı geçti…Sitenin adı,bölge  değişiyor, ama bizim insanlarımız “yazlık sahibi”olunca, “akıllarını yitiriyorlar” –sonradan görme durumu-galiba…Laf,dedikodu, yıpratma v.b. Allah, kimseyi bu insanlarınkışlık komşusu yapmasın!... Alanya’daki sitemizde, son 3 yıldırsüren gerginlik sonucu  beklenen oldu ve denetim raporu ibraedilmedi, mahkemelik olmuşlar... Mesleklerinde başarılıolamayanlar, mahkemelerden zorla kurtulanlar, sitelerdeyöneticilik/denetçilik için can hıraş çabalıyor. Yani; tatil yerinehır gür, tadı kaçıyor…Koca koca (yaşlı) insanlar, oturaklı kalmayıptaraf oluyorlar, üç-dört yıl beraber yiyip-içip/geziyorlar sonraaleyhine geçiyorlar ve yönetimdekilerle oyun  oynuyorlar...Tambir küçük Türkiye...Yazık!...

Sonra da aynı kişiler, oturup;ülkeyi kurtarıyor, siyasetçileri eleştiriyor, belediyelerikötülüyor, yeşili korumak için mitingler yapıyor ve çocuklarımızıniyi yetişmesi için çabalıyor!…Komik ve acınası birdurum…

Acaba, doğru yolda mıyız?

Biz görevlerimizi yapıyormuyuz?

Sorumluluk içinde davranıyormuyuz?

Küçüklere/gençlere  örnekoluyor muyuz?

Büyüklüğümüzü beceriyor muyuz? diyedüşünen yok, yazlıkları var ya!!!!

J.J.Rousseau’nun temel düşüncesi;“insanların mutlu ve temiz olarak doğduğu, ama toplum tarafındanbozulduğu” şeklindedir.

Bu cümledeki  “toplum kim vekimlerden oluşur?!”  diye düşünmek en iyisi galiba…

Gelecek yazı: Otellerin'katı atık'a bakışı ve her şey dahilsistemi...(2)

Yorumlar