YAZARLAR

Anne sütü yanında bir gram bal için bir kilo keçiboynuzu yemek…

Günlük ve popüler politikalardan vazgeçip kalıcı işlere imza atmalıyız.

Mustafa Sabri Beşermsbeser@internethaber.com

Uzun yıllar yayın dünyasında aktif olarak yer almış biri olarak kitabevlerini gezmeyi çok seviyorum. Büyük emekler sonucu hazırlandığını bildiğim kitapları raflarda incelemek mutlu ediyor beni.

Uğradığım işlek bir meydandaki kitabevinde gördüğüm manzara beni önce sevindirdi sonra hüzünlendirdi.

Sevindirdi çünkü bütün dünyada çok satan bir yazarın kitabı ülkemizde de satışa çıkmıştı ve kitabevinin rafları bu kitapla ile doluydu. Sanırım bu kitap tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de çok satanlar listesinin başına oturacak ve yüzbinler satacak. Türk okuyucusunun popüler bir kitabı dünya okuyucuları ile aynı anda okuyacak olması sevindirici…

Bu manzaranın hemen ardından zihnime düşen bir düşünce beni hüzünlendirdi. Yaklaşık 30 yıllık yayıncılık hayatımda bu popüler kitaba gösterilen ilgiyi maalesef bir kültür kitabı veya ilmi bir kitabın gördüğünü hatırlamıyorum.

İnsanın fikir ve düşünce dünyasına çok şeyler katacak, ilim ve irfanını artıracak kitapların satış rakamları bırakın yüzbinleri, on binleri maalesef binlerle ifade ediliyor.

Popüler olana gösterilen ilgi maalesef kültürel ve ilmi olandan esirgeniyor.

Popüler kitapları “bir gram bal için bir kilo keçiboynuzu yemeye” benzetmişimdir.

Mesela şu an raflarda olan ve biraz önce bahsini ettiğim çok satan kitap yaklaşık 600 sayfadan oluşuyor. Altı yüz sayfanın sonunda evet dimağlarımızda bir roman okumanın tadı olacak ama hepsi o kadar.

O kitabı bir başucu kitabı olarak saklamayacak, yıllar sonra bir derdimizi, bir sorunumuzu halletmek için dönüp tekrar okumayacağız.

Kitap anne sütü gibidir.

Anne sütü almayan bebeklerde; sindirim sistemi, enfeksiyonlar için koruyucu maddeler içerdiğinden sık sık enfeksiyonlara yakalanır.

Ruhsal, bedensel ve zihinsel gelişiminde sorunlar oluşur ve bu dikkat azlığına yol açar.

Anne sütü almayan bebeğin büyüme evresinde kemik yapısı sağlamlaşamadığı için fiziki arızalar ve sorunlar zuhur eder.

Evet, kitap anne sütü gibidir.

Tıpkı anne sütü ile beslenen bebeğin kemik yapısının ve büyüme evresinin sağlıklı olduğu gibi başucu olarak seçilecek kitaplarımız bize anne sütü kıvamında vitaminler verecektir.

Popüler kitaplar yapay mamaların dimağımızda bıraktığı geçici lezzet gibi bir tat bırakacaktır.

Oysa ilmi ve kültürel kitaplar öyle mi?

Bu kitaplar geleceğimizi şekillendiren, fikir dünyamızı inşa eden ve bir hayat boyunca bize yol gösteren kitaplar.

Sadece bize mi?

Evlatlarımıza da tavsiye edebileceğimiz, okumasını isteyeceğimiz kitaplar bunlar. Oysa bazı çok satan, ilgi gören popüler kitapları ben çocuğumun, hatta arkadaşlarımın bile okumasını istemiyorum…

Anlatmak istediğim popüler kitapları okumayalım değil, bu kitaplara gösterilen ilginin niçin ilmi ve kültürel kitaplara gösterilmediğidir.

Okuduğumuz kitaplar bir süre sonra yaşam tarzımız olur.

Bizim yaşam tarzımız da çok satan popüler kitaplar gibi..!

Bir gram bal yemek için bir kilo keçiboynuzu yemek zorunda olduğumuz hayatlar yaşıyoruz maalesef…

Daha önceki yazılarımda değindiğim gibi toplumsal bir bilinç değişimine ihtiyacımız var.

Her alanda… Eğitim, kültür, sanat, spor…

Günlük ve popüler politikalardan vazgeçip kalıcı işlere imza atmalıyız.

Hem fert planında hem de toplum bazında yapmalıyız bunu. Yoksa daha çok hayıflanır, kederlenir üzülürüz…

Bir gram bal için bir kilo keçiboynuzu yememek için önce kendimiz olarak popüler olandan vazgeçip kalıcı eserlere imza atmaya var mısınız?

SOSYAL MEDYA TAKİBİ İÇİN


Yorumlar 3 yorum