Yeter artık canımızdan bezdirdiniz.

yolunu bilen,yolunu buluyor

Abdullah YILMAZ krmistanbul@gmail.com

Yeter artık canımızdan bezdirdiniz.

Ufak ufak sinsi sinsi tırtıklanmaktan bıktım usandım,

Önce bir anımı paylaşayım, Hindistan mumbayi de üç tekerlekli motordan bozma arabayla bir yerden geçiyoruz, Yol tahtadan yapılma derme çatma kulübenin önünde kesildi, yolu kesen kabuklarını dahi soymadıkları 5 metre uzunluğunda ki diğer ucuna basınca havaya kalkan, bayrak direği kalınlığında ağaç bariyer. Elinde sadece desteyle para tomarı olan kişi ücretini alıyor karşı tarafa bir ıslık ve bariyerin sırtına abanan esmer elemanın kuvvetiyle bariyer kalkıyor geçiyoruz, ancak değişen bir şey yok, yol aynı yol ama yapılaşmanın olmadığı bir araziden geçip nihayet bir caddeye çıkıyoruz. Bu neydi şimdi derken yanımdaki Hintli arkadaşım bu geçtiğimiz yer bir iş adamına ait onun arazisinden geçtiğimiz için ücret ödemek zorundayız diyor.

Tabi bizde böyle şeylerin olmamasından kaynaklı övünçle olur mu böyle şey, belediye istimlak yapıp vatandaşını soygundan kurtarsa ya, dediğimde burada öyle olmuyor dediğini hatırlıyorum. Bizde olsa kimse o şahsa kuruş vermez, vermediği gibi o bariyeri de…

Dedim, demez olaydım.

2 sene sonra Göcek e gidiyoruz hava alanından biniyoruz bir taksiye birkaç kilometre sonra Göcek e girmeden bir tünel görünüyor, tünele girende var girmeyip sağından geçende var. Bizim taksici tünele yöneldi ve o zamanın parası bir tl ödedi ve biz tüneli geçtik. Ama nasıl geçmek, girdiğimizde çıkmıştık zaten, 100 metre var yada yok. İzmit’e giden bilir, geçilen tünelin bir tanesi, bunun yanında zaman tüneli sayılır.

ilginç olan bizimle tünele girmeyen, sağa sapan yükü sırtında kırmızı kamyon yetişmiş arkamızdan geliyor, gel de şaşırma, taksiciye ee ne kazandık diğer yolla burası arasında farkta yokmuş dediğimde, taksici yaani demekle yetindi.

Sordum bu tüneli de birine yap işlet modeliyle yaptırmışlar, şirket 27 yıl daha işletecekmiş,

Şimdi gel de deli Dumrul’a deli diyenlere sövme

Bu tezgâh ne ki gelelim asıl zorlandığım konuya

Bunu duyunca, bende iş mi yapıyorum diyeceksin, çalış çabala neden aynı yerde saydığını

Bazıların nasıl kaydığını iyi anlayacaksın.

Kötü bir motorum var satsan ne trafik sigortasını öder nede vergisini, en iyisi trafikten men edeyim de boşuna vergi vermeyeyim dedim ve Ata şehir emniyet müdürlüğü trafik şubesine gittim, derdimi anlattım

Onlarda işlemleri ve gerekli evrakları hiç erinmeden saydılar.

Sağ olsunlar. Evrak yokmuş zaten

Sadece ek 1 formu varmış o formu doldur getir dediler. Bende doğal olarak formu verin hemen doldurayım dedim

Memur üzgünüm o form burada bulunmaz. İsterseniz caddenin karşısında bir trafik müşavirlik hizmeti veren bir yer var oradan alabilirsiniz dedi.

Bahsettiğim form a4 kâğıdı hem de 1 yüzüne araç bilgileri yazan zoraki icat edilmiş (20 tl)

Oysaki araçların alım satımlarda noter satışı sonrası yapılan olumlu düzenlemelerle bu tür trafik işlerini yapan komisyonculara ihtiyaç kalmadığı için kapandığını biliyordum. Öyle değilmiş meğer

Vakit kaybetmeden söyledikleri adresin kapısını itip girdim içeri, içerdekiler peşin satan esnaf gibi oturuyorlar. Öyle müşteri derdinde falan değiller. Dersin devlet dairesi. Derdimi anlattım, kapıya yakın olan belli ki çalışan ver ruhsatı dolduralım dedi.

Yok, siz bana formu verin ben doldururum,

Tanıdık bir cevap öyle olmuyor, bu bir program biz dolduracağız çıktısını alacaksın, çıktının bilgilerini de polis kendi bilgisayarına işleyecek.(garibim trafik müdürlüğü yazık bu programı bilgisayarlarına kaydedememiş)

Anladım ki öyle 1 tl ile çıkarmazlar beni buradan, fiyatını sordum.

Hiç yanılmamışım 20 tl.

Tezgâhı anlayan ben itiraz bile etmeden girdiğim kapıdan çıkıp doğruca emniyete yol aldım. Hava sıcak terime mendil yetişmiyor.

Yok, mu başka bir yerde bu ek 1 formu, diye daha az somurtkan bir polis memuruna sordum

 Oda sağ olsun şoförler cemiyetinden alabilirsin dedi. Nerde, Ümraniye tuzla,

Ben Ata şehirdeyim.

Açtım telefon şoförler odasına faks dilendim, internetten çıktı istedim. Karşı taraf

Öyle olmaz dedi yine.

Bu ek 1 formunun telif hakkı onlardaymış, aynen kullandığı cümle bu.

 Benim derdim cebimdeki 20 tl nin sayısal değerinde değil, ama ne aklım nede içim sindiremiyor işte..

50 kuruşluk bir kâğıdın 20 liraya ulaştığı değerin hangi aklı evveller tarafından kimin sayesinde hayata geçirildiğini hayal dünyanıza bırakıyorum.

Biz böyle kolay paralar kazanmadık, böylesi bir vurgunun parçasında olmadık. Ben yine de o kâğıdı 20 tl ye satan fırsatçı kardeşlerimize kızamıyorum. Çünkü bu işi onlar akıl etseler bile hayata geçiremezlerdi.

Sizi bilmem ama, bana Hindistan’da araziden yol geçiş ücreti daha masum geldi.