Başlangıçlar güzeldir.

Murat Cahid Kuvvet muratcahid@hotmail.com

Kimi vedaları sevmez, kimi de başlangıçların yürek titreten korku ile karışık heyecanını… Kimisi de modern dünyanın çarkları olma ya da olmamanın tedirginliği içerisinde bulur kendini.

İnternethaber.com benim için yeni bir başlangıç ve ben başlangıçların o yürek titreten korku ile karışık heyecanını yaşıyorum. Başlangıçların tedirginliğini ve yüreklere dokunabilecek olmanın ağır sorumluluğunu şimdiden parmaklarımda hissedebiliyorum.

Yeni bir heyecana, köklü bir mecrada başlıyorum. Dolayısıyla heyecanlı ve aksiyoner olmasını umduğum mücadeleme, internethaber.com’un köklü geçmişi, deneyimi, internet medyasındaki ağırlığı  ve sorumluluğu altında olduğumun bilincinde olarak “bismillah” diyorum.

İşe başlamak, bitirmenin yarısı denilir ve her iş için bu genel geçerliliğin sorgulanması da bizce hak olarak görülür. Tabii ki bizim de hakkımız fakat bir farkla; bitirmek için değil, başarmak için! Bu nedenle internethaber.com’daki başlangıcımı  bir maratoncunun başlangıç çizgisinin ardında bulunduğu konum ile aynı yere ve aynı ruhsal/zihinsel duruma benzetiyorum. Olması gereken herkes ve her şey orada hazır. Koşu başlamamış fakat zihin, ruh ve beden maraton için sonuna kadar hazır. Başlamak için yalnızca bir işarete ihtiyaç var.

İşte internethaber.com bu manada benim için bir işaret fişeği oldu. Güvenen, vesile olanlardan Allah razı olsun. Rabbim hayırlara vesile kılsın. Doğrudan, Hak’tan, hakikatten ve himayesinden ayırmasın.

***

Müslüman Yüreklere İhtiyaç Var!

Başlangıç yazısı için memleketimizde bireysel, toplumsal, siyasi ya da ekonomik hemen birçok konuda kolayca malzeme bulunabilir elbette. Bu, hassasiyetlerin ön plana çıktığı bir tercih meselesi ve bereket beklentisi aslında. O sebepledir ki ilk köşe yazıma dünyevi konulardan başlamaktansa, konuşulabilecek konuların en güzeli, en çok hasretini çektiğimiz, Mekke ve Medine’den sonra en kutsal üçüncü şehrimiz ve Miracımız olan, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa ve ona ev sahipliği yapan kadim şehir Kudüs ile başlamak istedim.

Cahit Zarifoğlu’nun zarif ifadesi ile Kudüs… Bir sınav kâğıdı… Her Mü’min kulun önünde… diyerek adına en güzel şiirlerin/sözlerin/metinlerin yazıldığı, her Müslüman gencin omuzlarını çökerten ağırlığı ile fetih hülyalarını süsleyen, Peygamber’i (SAV) misafir ederek ‘şehirlerin en misafirperveri’ unvanını alan ve Ortadoğu’ya dönmüş kalbimizin ve ruhumuzun tam orta yerinde bu kutsallığıyla dimdik duran Kudüs ile başlamayı arzu ettim.

Bu manada bir Müslüman olarak Kudüs hakkında daha derinlikli düşünmemiz gerektiğinin mahcubiyetini yaşayanlardanım Elhamdülillah. Bundan dolayıdır ki bizler Müslümanlar olarak Kudüs’ün manasını anlamamız, yalnızca bir sembol ya da sosyal medyada altına birkaç kelime yazılıp paylaşılacak bir meta olmaktan daha öte bir anlam ve ruh ifade ettiğini idrak etmemiz gerekiyor.

Bugün İslam dünyasının yaşadığı birçok problemin çözülmesi için Rahmetli Erdem Bayazıt’ın ; Müslüman yürekler bilirim daha, kızdı mı cehennem kesilir, sevdi mi cennet.”  dizelerinde ifade ettiği gibi “Müslüman yüreklere” ihtiyaç var. Bu manada sahip olduğumuz belki tek bir şey var; İman! O varsa zaten imkân ve iskân da var. Dolayısı ile başka bir şeye ihtiyacı kalmıyor insanın. Bu nedenle yeni bir besmele çekelim ve içimizdeki Kudüs’ü fethetmek için Gazze’nin bombalamasını, Mescid-i Aksanın işgal edilmesini beklemeyelim.

Selametle.