BIST 117.741
DOLAR 6,87
EURO 7,86
ALTIN 398,84
YAZARLAR

37. Yılında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı

Konservatuar, kadro, eğitim, sanat

Tarihi okumak ve geçmişi bilmek, kurumlara, kişilere geleceğini çizmede önemli fırsatlar sağlıyor. O kadar güzel yayınlar, sözler, deyişler, kitabeler v.b. var ki, içinde kayboluyor, hırsın değil aklın yoluna gelip, makamların Sultan Süleyman’a dahi kalmadığını görüp, ülkenize, insanlarınıza ve kurumlarınıza daha gerçekçi bakıp, ilişkilerinizi geliştirmenin ve başarılı olmanın yollarını bulabiliyorsunuz…

Voltaire; “Tarih kralların, generallerin çiftliği değil, milletlerin tarlasıdır. Her millet geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer” demiş...

“Açıkçası tarih, tariflere kolay sığmıyor. Her şeyin bir başlangıcı ve sonu olduğuna göre, tarih her şeyle ilgili…Mimari, sosyoloji, tıp, edebiyat, resim, müzik…..Tarihimizde büyük ve anlamlı zaferlerin yanı sara sevgi vardır, şefkat vardır, hamiyet vardır, yardımlaşma vardır, ahlak vardır, dürüstlük vardır; aynı zamanda hatalar, yanlışlar, günahlar, yıkımlar vardır…Tarih yalnızca bir başarı öyküsü değil, onunla birlikte ninelerimizin ve dedelerimizin kimi zaman hazin kimi zaman muhteşem hayatlarıdır”*

İTÜ TMD Konservatuarı, 37 yılda, Türk Musikisi alanında önemli işler başarmıştır ve başarmaya devam edecektir. Bunu her yerde görmek ve hissetmek mümkündür. Her görev alan kişinin de; konservatuar tarihini, kuruluş amaçlarını ve görevlerini iyi bilmesi, özümsemesi şarttır. Cevdet paşa; -kuruluşun- “tarihini bilmeyen devlet adamının” –yöneticilerin- “pusula okumayan bir kaptan kadar tehlikeli olduğunu” söyler, dolayısıyla “ikisinde de karaya oturmak tehlikesi vardır!”…

Elbette, Konservatuar, tarihinde, bazı sarsıntılar geçirmiş, bir dönem eğitimde yabancı dil zorunluğu yüzünden öğrenci bulamaz hale gelmiştir.  Son yıllarda ise, Türk müziği alanında çalgı ve ses sanatçısı yetiştirmede sorun yaşandığı, musiki eğitiminin  batıya döndürülmeye çalışıldığı şeklinde –özellikle kurucu sanatçı hocalardan-  yoğun şikayetler olmuştur. Bunlar bilinçli çalışmalarla/kararlarla mutlaka aşılacaktır… Konservatuar, 1982 den bu yana görev alan Sn. Rektörlerin katkısı ile, İTÜ ile özdeşleşmiş, onun bir parçası olmuştur. Bunu 2012 rektör adaylarının seçim beyannamelerinde görmek mümkündür.(Göktan AY, İTÜ Rektör seçimleri ve TMDK, ,06.06.2012)

Bu hafta başında (6 Ağustos 2012 de), yeni Rektör Prof.Dr. Mehmet Karaca, görevi devralacak, İTÜ de yeni bir dönem başlayacak ve İTÜ büyümeye/gelişmeye devam edecektir. Türk musikisi ile ilgilenen/seven, konservatuarı çok iyi tanıyan yeni Rektörün; “konservatuarı daha ileri götüreceği ve İTÜ’nün markası haline getireceği” beklenilmektedir. Elbette bu, iş odaklı bir kadro işidir… 2547 sayılı Üniversiteler Teşkilat Kanununda, yüksek okul ve konservatuar müdürlerinin, bölümlerdeki gibi unvan sıralamasına göre değil, “kurumdaki kadrolu öğretim üyeleri arasından” Rektör tarafından, 3 yıl için, doğrudan atanacağı belirtilmiştir. Amaç, Rektörün; “kurumu amaçları doğrultusunda ileri götürecek, uyumlu çalışacağı, idari tecrübeye sahip, kanun ve yönetmelikleri iyi bilen, kurum içi barışı ve dengeyi koruyan,  sorumluluk alacak kişileri seçmesine” imkan sağlamaktır.

İTÜ TMD Konservatuarı, 2012 Türkiyesi’nde, 7 Bölümü ve  Yüksek Lisans, Doktora/Sanatta Yeterlik Programları ile kuruluş amaçlarına uygun olarak, Türk musikisi alanında; yetkin, üslup sahibi çalgı ve ses sanatçıları, halk oyuncuları, müzik öğretmenleri, araştırmacılar, kompozitörler, bestekarlar, çalgı yapımcıları, ses teknisyenleri v.b. yetiştirmeye; ulusal ve uluslararası düzeyde çalışmalar yapmaya, misyonunu  devam ettirmeye mecburdur. Konservatuarı diğerlerinden ayıran bu “kuruluş felsefesidir.”

Bu girişten sonra, konservatuarlar mensuplarının da öğrenmesi açısından  İTÜ TMDK tarihine bir göz atalım;

Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1934 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi 4. Dönem 4. toplantısını açarken yaptığı konuşmada  güzel sanatlar politikasına ilişkin düşüncelerini; “Arkadaşlar; Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu yapılmaktadır. Ancak, bunda en çok çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk Musikisidir. Ulusal; ince duyguları, düşünceleri anlatan; yüksek deyişleri toplamak, onları, bir gün önce, genel, son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu düzeyde Türk Ulusal Musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir” şeklinde ifade etmiştir. Bu temel düşünce ile; Türk ulusal musikisinin yükseltilmesi ve evrensel musikide yerini alması amaçlanmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı’na “Türk Musikisi Konservatuarı” kurulması hakkındaki ilk resmi teşebbüs, zamanın Milli Eğitim Bakanı Ali Naili Erdem’in 28.05.1975 gün ve 379/1269 sayılı yazısı ile başlamış ve  zamanın Kültür Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Emin Bilgiç, 02.06.1975 gün ve 46 sayılı müsteşarlık yazısı ile Ercüment Berker’den                                            
            “a) 1975 ders yılı başında faaliyete geçebilmesi için Türk Musikisi Konservatuarı’nın müfredat program taslağını hazırlamasını,
b) İhtiva edeceği öğretim ve eğitim kısımlarının tespitini,
c) Öğretim kadrolarının tespitiyle başlıca öğretim elemanlarının teklifini,
d) Kuruluş ile paralel bir şekilde yürütülebilmek ve kuruluşu hukukileştirmek üzere Türk Musikisi Konservatuarı  Kuruluş Kanunu taslağını hazırlamasını” istemiştir.

Yapılan çalışmalar sonucunda 13.10.1975 gün ve 15382 sayılı Resmi Gazete’de “İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Kuruluş Yönetmeliği” yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Konservatuar; “Türk musikisini devlet katında belgelemek, örneklemek, araştırmak, yaymak ve çağdaş musikide yerini almasını sağlayacak çalışmalar yapmak” amacıyla 3 Mart 1976’da “Çalgı Eğitimi, Ses Eğitimi ve Temel Bilimler” Bölümleri ve Çalgı yapım atölyesi ile eğitime başlamıştır.** Milli Eğitim Bakanlığı’nın 02.09.1975 gün ve 21097 sayılı yazısıyla Konservatuar Yönetim Kurulu’nun; Ercümend Berker (Başkan), Prof. Dr. Muharrem Ergin, Cahit Atasoy, Neriman Tüfekçi, Yücel Paşmakçı, Cüneyd Orhon, Yılmaz Öztuna, İsmail Baha Sürelsan ve Alaeddin Yavaşça’dan oluştuğu bildirilmiştir.      
 

T.M.D.Konservatuarı 1978 yılında siyasi iktidarın değişmesi ile, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Kültür Bakanlığı’na devredilmiştir. Bu aşamada, düzenlenen bir rapora dayanılarak, Kültür Bakanı Ahmet Taner Kışlalı ve Müsteşar Şerafettin Turan tarafından konservatuarı kapatmaya yönelik işlemler başlatılmış ve hiçbir geçerli sebep gösterilmeden 22 Öğretim Elemanı, 3 Yönetim Kurulu Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı görevden alınmıştır. Bunun üzerine 23 Şubat 1979 günü yönetim kurulu istifa etmiştir.
Yönetim Kurulu Başkanlığına vekâleten Dr. Nevzad Atlığ getirilmiş ve geçici bir Yönetim Kurulu oluşturulmuştur. Kurulda; Halil Aksoy, Fikret Değerli, Bekir Sıtkı Sezgin, Yavuz Özüstün, Yalçın Tura, Mutlu Torun, Necdet Varol ve Niyazi Sayın görev almışlardır.

1979 yılı sonlarında siyasi iktidarın yeniden değişmesi ve koalisyon hükümetinin işbaşına gelmesi üzerine zamanın Kültür Bakanı, 30 Kasım 1979 gün ve 177 sayılı yazısıyla T.M.D.Konservatuarı Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Ercümend Berker’i yeniden atamış ve 175 sayılı yazıyla yeni yönetim kurulunun teşkili için görevlendirmiştir. Bu talimat çerçevesinde Kurul; Ercüment Berker(Başkan), Halil Aksoy, Nida Tüfekçi, Muharrem Ergin, Fikret Değerli, Alaeddin Yavaşça, Cüneyd Orhon, Cahit Atasoy, Neriman Tüfekçi, Yalçın Tura’dan oluşmuştur.

1982’de Devlet Konservatuarlarının YÖK kapsamında üniversitelere bağlanması sırasında İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuarı, Ercüment Berker’in çalışmaları ile İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlanmıştır. Bu bağlanma ile birlikte Müdürlüğe Prof. Lütfi Zeren atanmıştır.

Gelişmesini sürdüren konservatuarda, zamanla; Müzikoloji Bölümü, Türk Halk Oyunları Bölümü, Kompozisyon Bölümü, Çalgı Yapım Bölümü (Müzik Teknolojileri Bölümü) kurulmuş, Temel Bilimler Bölümü ise -yanlış bir uygulamayla-  Müzik Teorisi Bölümü adıyla yapılandırılmıştır.

1985 yılından itibaren 2809 sayılı kanunun geçici 10. maddesine göre ünvanlar verilmiştir. Böylece 1986 yılında İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde  “Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği Yüksek Lisans Programları”, 1988 yılında “Sanatta Yeterlik Programları” ve daha sonra “Doktora Programları” açılması sağlanmıştır.***

İTÜ TMDK Konservatuar Yönetim Kurulu 10.10.1986 tarihli yazı ile Konservatuar  amaç ve görevlerini yenileyerek**** bir kez daha belirlemiştir. Buna göre;

Amaç;

1.Türkiye Cumhuriyeti ve Milletinin ebedi bütünlüğünün teminatı olan, milli kültürümüzün devamlı güçlenmesi için, onun çok önemli bir öğesi olan Türk musikisini; milli karakter ve ihtiyaçlarımıza uygun bir şekilde ve aynı zamanda evrensel ve çağdaş bir değer olarak geliştirmek, korumak ve yaygınlaştırmak;

2.Bir yükseköğretim kurumu olarak, öğrencilerini, 2547 sayılı kanunda öngörülen amaç ve ilkelere uygun bir biçimde yetiştirmektir.

Görevler;

1.İ.T.Ü.T.M.D.Konservatuarı; bütün görev ve faaliyetlerinde, amacını, daima, göz önünde bulundurmak suretiyle; çağdaş eğitim ve öğretim esaslarına dayanarak öğrencilerini Türk musikisi kültürüne vakıf yaratıcı, araştırıcı, derleyici,geliştirici, uygulayıcı, yorumcu, icracı, eğitici, öğretici ve eğitim programlarında öngörülen sair sanat ve musiki elemanları olarak yetiştirmek,

2.Öğrencilerinin eğitimi ve onların milli ve dünya musikisi kültürünü tanıyıp gelişmesini destekleyecek bir kütüphane ve müzenin kurulmasını ve idamesini sağlamak,

3.Türk musikisi tarihi üzerinde, sistematik araştırmalar yapmak,

4.Türk musikisi çalgılarının ve notalarının standardize edilmesi ve geliştirilmesini sağlamak,

5.Türk musikisini milletimize ve dünyaya tanıtmak, sevdirmek ve yararlı kılmak suretiyle benimseterek yaygınlaştırmak ve  bu maksatla; musikimizin en iyi örneklerini belirlemek ve bunların en mükemmel icra ile sunulmalarını sağlamak,

6.Türk musikisinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi maksadıyla ilmi çalışma ve toplantılar, yayınlar, konserler ve sergiler v.b.gibi faaliyetleri yurt içi ve dışında düzenlemek ve faaliyetlere katılmak,

7.Türk musikisi ve konservatuarını ilgilendiren, yurt içi ve dışındaki ilmi araştırma ve faaliyetlere katılmak,

8.Amaç ve görevlerin geliştirilmesi, gerçekleşmesi ve desteklenmesine yönelik olarak; sair kamu ve özel kurum ve kişiler ile işbirliği yapmak.

9.Amaç ve görevlerin en iyi şekilde desteklenmesi ve ihtiyaç duyulan alanlarda eğitim ve öğretim, uygulama ve araştırmaların, milli ve milletlerarası düzeyde, en mükemmel şekilde sağlanması ve sürdürülmesi maksadı ile bir “Uygulama ve Araştırma Merkezi” kurmak,

10.Rektörlükçe verilecek sair görevler ile konservatuarın amaç ve görevlerini ve onların     gerektirdiği hususları, Konservatuar Yönetim Kurulunun karar, gözetim ve denetiminde uygulamaktır.

Görevleri okuduğunuzda, gelen yönetimlerce, 37 yılda nelerin yapılıp yapılmadığını rahatça değerlendirebilirsiniz.

Konservatuar mezunları; TRT THM ve TSM Ses ve Saz sanatçısı, yapımcı, tonmaisterleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı Koro ve Toplulukları/Orkestraları THM ve TSM Ses ve Saz sanatçıları, Bakanlık Araştırmacıları, MEB Öğretmenleri, Üniversiteler Öğretim Elemanları, Müzik alanında bestekar, aranjör, tonmaister, solist (yorumcu)leri olarak görev yapmaktadırlar.*****   

Biz, konservatuar ilk öğrencileri, ilk mezunları olarak kuruluş amaçlarını önemsiyor ve altına imzamızı atıyoruz.

“…Kalbini ayar et. Makam mansıp deme. "Tecrübem, birikimim.." diye söze başlama. Takım ruhuna inan. "Ben, ben.." deyip öne çıkma. Bu millete hizmet eden herkesi takdir et. Ayırt etmeden onlara sahip çık. O insanlara ve birlikte yürüdüğün arkadaşlarına toz kondurma. Hatta huy edin de, onları her fırsatta meth ü sena et. Kimsenin noksanlarını görüp büyütme. Herkeste tenkit edilecek bir taraf arayıp, onları söyleyip durma. Noksanları, yanlışları büyütüp kardeşliği, dayanışmayı sarsma. Herkesle çalışmayı öğren. Her kabiliyetten istifade et. İlla kendi kafana uyan, kendi gönlündekileri sana tekrarlayıp söyleyenleri dinleme. Herkesin konumuna saygılı ol. Paylaşmayı bil. Hep kendi dediğinin olmasına kilitlenme. İnsanların düşüncelerine, fikirlerine ipotek koyma. İnsana değer vermek bir yüceliktir. Bildikleri sahada, kabiliyetli oldukları sahada, insanlardan istifade etmek, onların hür iradeli, hür akıllı olmalarına bağlıdır. Allah'ın eşref-i mahlûkat diyerek değer verdiğine, sen de değer ver. Üstelik birey böyle gelişir. Böyle çiçek açar ve meyve verir. Demokrasinin, insan haklarının özü de budur….”******

 

Konservatuarın kuruluşunda ve eğitiminde emeği geçen bütün sanatçı hocalarımıza ve Rektörlerimize  şükran borçluyuz. Bu vesileyle aramızdan ayrılanlara Allah’tan rahmet, yaşayanlara sağlık ve sıhhat dolu yıllar diliyoruz.

 

*Bahadıroğlu,Yavuz; Kayıtdışı Tarihimiz, Nesil  Yay.,50. Baskı,  İstanbul, 2012, sf.14

**Nevzat, Bayhan.; Önsöz, Türk Müziğinde Uygulama-Kuram Sorunları ve Çözümleri Uluslar arası Çağrılı Kongre,  İBB Kültür A.Ş. Yay., 04-06 Mart 2008, İstanbul, sf. 7-8

*** Sayan, Erol; Teori ile uygulama arasındaki farklar ve bu konuda çözüm önerileri, Türk Müziğinde Uygulama-Kuram Sorunları ve Çözümleri Uluslar arası Çağrılı Kongre,  İBB Kültür A.Ş. Yay., 04-06 Mart 2008, İstanbul, sf.80

**** Türk Müziğinde Uygulama-Kuram Sorunları ve Çözümleri Uluslar arası Çağrılı Kongre,  İBB Kültür A.Ş. Yay., 04-06 Mart 2008, İstanbul,  sf.9-10

***** İTÜ TMDK 33. Kuruluş yıldönümü etkinlikleri kitapçığı, 02-30 Mart 2008, İstanbul

****** Gülerce, Hüseyin; Önce kendime söylüyorum, Zaman, 25.07.2012

 

 

 

Yorumlar