YAZARLAR

Eftal ORHAN

Eftal ORHAN

eftal.orhan@internethaber.com @ rss Eklenme Tarihi: 02 Mart 2016 18:38 - Güncelleme: 02 Mart 2016 18:40

Konsantrasyonumuzu nasıl artırabiliriz? (3)

Mutsuz olduğum ve yalnız kalmak istediğim zamanlarda bir yer var hep oraya giderim.

Yazın yeşille süslenip, kuş cıvıltılarıyla şenlenen bu yer, kışın beyazın sonsuz huzuruyla örtünür.

Bahar ise bir başkadır buralarda. Ama bir şey var ki o bambaşkadır.

Kambur bedeni, garip yıllanmış giysileri, üstün yaşama sevinciyle bir adam yaşar küçük bir kulübede. Çevremdeki birçok insanla paylaşamadığım birçok şeyi o adamla paylaşır, dertleşir ve rahatladığıma inanırım.

Ruhumun yıkıldığı, hayatımın anlamını yitirdiğime inandığım, çevremdeki her şeyin anlamsız geldiği bir gün kendimi yine onun yanında buldum.

Bu seferki bir başkaydı. Bir yaşama yılgınlığı, hayattan ve insanlardan bıkmışlık, belki de isyan. Bu halim onu çok şaşırtmıştı.

Ben de artık savaşma gücümü yitirmiş hayatın içinde kaybolup gitmiştim.

Bir süre beni dinledikten sonra elimi tuttu ve bana;

“Hayattan sıkıldın ve onu değiştirmek için de bir şey yapamıyorsun. Geçmişin seni fazlasıyla etkiliyor ve gelecek kaygıların hayattan bıkmana neden oluyor..

“İşte evlat” dedi. “Geçmiş, ölmüş, gelecek ise henüz gerçekleşmedi, şimdi ise yaşanan an ve gerçek. Ölmüş bir geçmişle olmamış  bir gelecek düşüncesiyle yaşanan anın gerçeğini yitirmek ve onu öldürmek ise kendine verdiğin en büyük ceza olsa gerek. Artık her anın keyfini çıkart ve elinden gelenin en iyisini yap…..

Unutma ki ileriki başarıların şu andaki çalışmalarının açmış çiçekleridir.”


***

Konsantrasyon, beynin “şimdide” olma halidir, demiştik bir önceki yazımızda.

Konsantrasyonun bozulması ise beynin geçmişte ya da gelecekte olmasıdır.

Kitap okurken, ders çalışırken, yetiştirmemiz gereken bir işi yaparken, çalışmaya başlarız ve 5-10 dakika sonra sanki anlaşmış gibi, beynimize geçmişten ya da gelecekten mantıklı mantıksız onlarca düşünce hücum eder.

Bir önceki gün arkadaşımızla yaptığımız tatsız bir tartışma, yarın yapacağımız sunumun stresi, sınava girecekler için “ya olmazsa” kaygısı, romantik düşüncelerin zaman hırsızı hülyaları…

Daha neler neler…

En saçmasından, en komiğine, an kaygılısından, en fantezisine, düşünceler bir bir geçit yapar zihnimizde…

Ha bir de başka zaman aklımıza gelmeyen ne varsa, çıkagelir çat kapı beynimize.

Hadi gel de sen bu kafa karışıklığında, dersini çalış, kitap oku, sunum hazırla, işini yap!

Hele bir de zaman baskısı varsa.

Yetişecek mi acaba stresi…

Çalışmak, ne mümkün!

Peki, beynimiz geçmişte ya da gelecekte ise şimdiye nasıl getirebiliriz?

Bunun etkili bir yolu var mı?

Beynimizi, şimdiye ve buraya getirmek için, elbette öncelikle o an zihnimizde neler olduğunu fark etmemiz gerekmektedir.

Çünkü beynimiz, çoğu zaman bilinçaltının kontrolündedir ve ne zaman nasıl geçmişe ya da geleceğe gittiğini fark etmeyiz bile.

Bunu fark ettikten sonra, kendimizi “şimdiye ve buraya” getirmek için, beynimize “şimdi burada ol!” uyarısında bulunmak, çok etkilidir.

Artık, beynimizin kontrolünü elimize almaya başlamışız demektir.


***


Şimdide olmak, o anı idrak etmek, anı yaşamak neden önemlidir?

Şimdinin gücü nereden geliyor?

Şimdide olmak, farkında olmaktır.

Yaşadığın zamanın, aldığın nefesin, yaptığın işin, okuduğun kitabın, gördüğün güzelliğin, dinlediğin müziğin, kokladığın çiçeğin, ettiğin duanın farkında olmak.

Hayatı seyretmekten, hayatı yaşamaya başlamaktır.

Şimdide olmak; o an baktığını görmek, işittiğini duymak, dokunduğunu hissetmektir.

O an, ne görüyor, ne duyuyor, ne hissediyorsun, fark etmektir.

Şimdide olmak, o anda kendinde olmaktır.

Hız sınırının uçlarında dolaşmak yerine, yavaşlamaktır. Hayatı yavaşlatmaktır.

Kendini kaybetmekten kurtulup, kendini bulmaktır.

Kendinin, yaptığının farkında olmaktır.

Şimdide olmaktan amaç, o anın hakkını vermektir. Zaman ahlakına sahip olmaktır.

Çünkü her anın bir hakkı vardır. Ve hayat geç kalanları affetmez.

Şimdiyi ıskalamak, geleceği ıskalamaktır.

Her gelecek, şimdinin çocuğudur.

***

Başarılı insanlarla başarısız insanlar arasındaki en önemli fark farkındalık gücüdür.

Başarılı insanlar, o an ne yaptığının tam olarak farkındadır ve gelecekte ne yapacağı zihninde tam olarak nettir.

Başarısız insanlar ise o an ne yaptığının farkında değildir ve gelecekte neler yapacağı belirsizdir.

Ve strestedir. Gelecek planlaması yapma becerisi düşüktür.

Netlik, rahatlıktır. Belisizlik ise en büyük stres kaynağıdır.

Konuyu şu güzel sözle sonlandıralım yine:

“Kalbini dünün üzüntüleri, yarının endişeleri ile dolduruyorsan, şükredeceğin bugünün olmaz.”




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Konsantrasyonumuzu nasıl artırabiliriz? (3) yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR1 YORUM
  • Misafir 09 Mart 2016 03:03 Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir kez daha “Benim için kadın, öncelikle annedir. Birileri rahatsız olabilir ama ben az önceki hanım kardeşimin tescil ettiği gibi, ayaklarının altını öpmekten şeref duyduğum kendi annemle birlikte tüm annelerin özel bir yeri vardır” deyiverdi. Peki Emine Erdoğan 8 Mart günü hangi sıfatla konuştu

    CEVAP YAZ 0 0
REKLAM
Eftal ORHANDİĞER YAZILARIEftal ORHAN
TÜMÜ

GÜNCEL YAZILAR TÜMÜ

Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro