YAZARLAR

Selcan Aydın

Selcan Aydın

selcan rss Eklenme Tarihi: 03 Mart 2014 12:56 - Güncelleme: 23 Ekim 2015 17:52

Duygu bencilliği

Bugünlerde hayatı, duyguları, durumları ve bunlara karşı bizim duruşumuzu çok sorgular oldum. Her duygunun hakkını veriyor muyuz dersiniz?

Mesela, bir tiyatroya gidince hoşumuza gitmezse ilk yarıda kaçıyoruz. Bir şarkıyı sonuna kadar dinlemeye tahammülümüz yok. Neden? Çünkü iyi hissettirmeyen şeylerin bünyede oluşturduğu duyguyu yaşamak istemiyoruz. Bu duyguyla yüzleşmeyi sevmiyoruz.

Peki artık eve dönmemiz gerekirken çok eğlendiğimiz için neden konserin sonuna kadar kalıyoruz? İlk kez tanıştığımız biriyle muhabbet iyi gidiyorsa neden tadında bırakmıyoruz? Geceyi onunla planlıyoruz? Bu duygu bencilliği değil midir? Pozitif duygu ayrımcılığı değil midir?

İşte bu iyi hissettirmeyen duygulardan kaçışımız aslında hayatımızı olumsuz etkiliyor. Hep bir aldatılma, yalnız kalma, sevilmeme dürtüsünü körüklüyor. Oysa her duyguya aynı şansı versek, gerçekten “yaşıyor” olmaz mıyız?

Acı çekmekten korkmayın. Üzülmekten, sıkılmaktan korkmayın. Korktukça, kaçtıkça sizi kovalar. Peşinizi hiç bırakmaz. Kaçtığınız duyguları yaşasanız, size olan öğretilerine hayran kalırsınız.

Yüksek sesle kahkaha atıyorsanız, hüngür hüngür ağlayabiliyor da olmanız lazım. Çünkü her şey insanlar için.

Umut da olmalı, umutsuzluk da.

Mutluluk da olmalı, mutsuzluk da.

Aşk da olmalı, nefret de.

Sevgi de olmalı, hüzün de.

Hepsi sonuna kadar. En gerçek haliyle.

Özgürlük budur. Yaşamak budur çünkü.




PAYLAŞ tw fb gp

YORUM YAZIN Duygu bencilliği yazısına yorum yapın

adınız ve soyadınızla doğrudan da yorum yapabilirsiniz
BU YAZIYA YAPILAN YORUMLAR0 YORUM
REKLAM
Dilediğiniz platformdan Bizi izlemeye devam edin! tw gp fb rs
REKLAM
REKLAM

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2018 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro