eposta yazdır zoom+ zoom-

Bu suikast iddiası çok konuşulacak!

Bu suikast iddiası çok konuşulacak!

Turgut Özal'a suikast girişimini oğlu ilk kez açıkladı. İşte detaylarıyla o anlar...

PAYLAŞ tw fb gp
Eklenme Tarihi: 07-12-2011 15:34 - Güncelleme: 27-10-2015 18:24

Bir döneme damgasını vuran rahmetli Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın büyük oğlu, siyasetçi ve işadamı Ahmet Özal'la İzzet Çapa'ya ropörtaj verdi.

Ahmet Özal, ropörtajında Turgut Özal'ın ölümünden kısa bir süre önce atlattığı bir tehlikeyi açıkladı. Yaşadıkları korku dolu anlar için "Eşref Bitlis" suikasti örneğini gösteren Ahmet Özal, bir uçağın iki motorun aynı anda durmasının mümkün olmadığını ve bir sabotajla karşı karşıya kaldıklarını şu sözlerle anlattı.

"ABD'den mühendisler geldi. İki kablo birbirine sürtmüş, kısa devre yapmış.60 milyon dolarlık uçakta öyle aptal bir şey olmaz. Belli ki birisi oynamış kablolarla!  Eşref Bitlis'in olayına benziyor. Eşref Bitlis'in uçağının motorları 10 saniye arayla duruyor. O uçağın bir motorunun durma ihtimali 13 milyon saatte birdir. İki motorun bir anda durma ihtimali yok. Aynı anda duruyor."

Sadece bir bölümü Habertürk'de yayımlanan çarpıcı ropörtajda Ahmet Özal'ın suikast iddialarına ilişkin bölümleri sizin için özetledik:

"İLK KEZ AÇIKLADIĞIM SUİKAST GİRİŞİMİ"

Bana güveni vardı. Mesela önemli bir konuşma yapacağı zaman, muhakkak arar Ankara'ya çağırırdı, üzerinde beraber çalışalım diye. Babamla bir uçak kazası geçirdik, oradan biliyorum ne kadar güvendiğini. Hangi kaza bu? 1987'deki suikast girişiminden hemen önce Başbakanlık uçağıyla İstanbul'dan Ankara'ya gideceğiz. Ölümünden sonra o kaza da incelenmeye alındı.

O zaman anlamamıştık, şimdi fark ediyoruz. Uçak Gulfstream'di. Özel uçakların Rolls Royce'udur. Uçağa önceden girdim, babam da gazetecilerle VIP salonunda. Uçakta kaptan pilot, ikinci pilot, hostes ve ben varız. Motorlar çalışırken uçağın ışıkları bir anda gitti. İkinci pilot kalktı düğmelere bastı, ışıklar geldi. "Ne oldu" dedi pilota. O da "Sigortalar efendim önemli değil" dedi.

Uçakta 13 kişiyiz. Büyükada üstündeyiz. Yine gitti ışıklar. Düğmeye bastılar ışıklar geldi. Babama "Uçağı geri döndüreceğim" dedim. "Nasıl biliyorsan öyle yap" dedi.

BİR ANDA SOL MOTOR PATLADI

Ciddi bir tehlike var mıydı? Kaptan pilota döndüm, hâlâ "Bir şey yok Ankara'da baktırırız" diyor. "Kardeşim uçakta Başbakan var, şakası yok geri dön" deyince döndü. Bir anda sağ motor "bam" dedi gitti. Sol motor zorlanmaya başladı.

İlk suikast girişiminden ne kadar önce oluyor bu? Kısa bir süre önce. Uçak da otomatik pilottan çıktı, kapaklandı, biz aşağıya denize doğru gidiyoruz diklemesine. Bir anda dumana boğulduk, göstergeler gitti, telsizler çalışmıyor.

UÇAKTA MÜTHİŞ PANİK

Herkes çığlık çığlığa, camdan bakıyorum uçak denize doğru iniyor. Babam karşımda. Onun yanında da acil çıkış kapısı vardı. Uçak denize inerse 20 dakika suyun üzerinde yüzer. İnerse kapıyı açar, babamı dışarı iter kurtarırım diyorum. Hostes düştü bayıldı, orada midesi delinmiş kızın.

Turgut Bey ne yapıyor? Gazete okuyordu. Işıklar sönünce bıraktı. İlk defa öyle bağırırken gördüm. "Herkes yerine otursun, Allah'ın dediği olur." Ardından herkes sakinleşti. Uçak pistin ucuna vurdu, tekerler patladı, durdu. Dumanlar çıkıyor uçaktan, pistin ortasındayız.

Haberleşme olmadığı için kulenin de durumdan haberi yok herhalde? Yok. Gece karanlık. Her an uçak inebilir üzerimize. Kaptan pilot "Herkes çıksın patlayacak" diye bağırdı ama kapı açılmıyor. Kabin basıncıyla dışarısı eşit değil. Koşup kargoyu açtılar.  Kargo kapısı yerden yüksektir. 2.5 metre yüksek, yer beton. Korumalar atladı. Babamı omuzlardan tutarak indirdiler. Ondan sonra da herkes sıraya girdi. Tam korku filmi gibi. Bu arada arka kapı açılınca kabin basıncı eşitlendi. Normal kapıyı açtım.

İŞTE O SABOTAJ

ABD'den mühendisler geldi. İki kablo birbirine sürtmüş, kısa devre yapmış. 60 milyon dolarlık uçakta öyle aptal bir şey olmaz. Belli ki birisi oynamış kablolarla! Fakat o gün es geçildi, raporda ne diyor biliyor musun? "Bu durumda, uçağın infilak etmeme oranı yüzde 5!" O zaman ciddiye alınmadı.

Eşref Bitlis'in olayına benziyor. Eşref Bitlis'in uçağının motorları 10 saniye arayla duruyor. O uçağın bir motorunun durma ihtimali 13 milyon saatte birdir. İki motorun bir anda durma ihtimali yok. Aynı anda duruyor.

İŞTE O GÜNÜN TANIKLARI...

Uçakta 13 kişi vardı. Mesela Koruma Müdürü Musa Öztürk ve Özel Kalem Müdürü Tevfik Ertürk.

ARKASINDAN İLGİNÇ ŞEYLER ÇIKACAK

Turgut Bey'in ölümü ile ilgili hazırlanan yeni rapor yakında bitecek. Ölümü çok karışıktı. Suikastlar da öyle... Çok ilginç şeyler çıkacak her şeyin arkasından. Türkiye artık yakın tarihle yüzleşiyor.

Hiç ummadığımız insanlar çıkabilir mi arkasından? Çıkacak tabii ki.

PAYLAŞ tw fb gp

İNTERNET HABER MOBİL

iPhone iPad Android
İnternethaber Yayın Grubu Tüm Hakları Saklıdır © 2000-2017 - İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz ! Tel : +90 212 266 99 99  /  Faks : +90 212 266 98 98 Yazılım Geliştirme ve Sistem Destek: Bilgin Pro