YAZARLAR

Olumsuz düşüncelerle baş etme tekniği

        Şöyle, sakin kafayla oturup düşünsek; acaba, zihnimizde bizi engelleyen, sınırlayan, bizim yaşam enerjimizi tüketen, kendi kapasitemizi çoraklaştırıp kullanmamıza set koyan ne kadar düşüncemiz vardır?

          Bu düşüncelerin listesini oluşturmak ve teker teker üzerine giderek halletmek, size neler kazandırırdı?

        Sadece bu sınırlayan düşüncelerden dolayı, severek yapabileceğimiz halde yapamadığımız kaç yeteneğimiz vardır?

        Evet, cesaret edip oluştursak, şaşırtıcı bir listeyle karşılaşacağınıza garanti verebilirim...

        Çoğumuz, kendi kapasitemizin yarısından azını kullanıyoruz.

        Bu olumsuz düşünceleri, bizler olumsuz iç diyaloglar halinde yaşarız…

        Hani, hep söyler dururuz ya; “İçimden bir ses diyor ki…”

        Onun gibi…

        O sesi oraya nasıl kaydettik?

        Ne zaman oldu bu iş?

        Çocukluğumuzda mı, gençliğimizde mi?

        Kimin sesi?

        Annemizin mi, babamızın mı, öğretmenlerimizden birinin mi, patronumuzun mu, bir arkadaşınızın mı, yoksa kendi sesimiz mi?

        Ve elbette, bize ne diyor?

        Birkaç  tanesine kulak verelim… 

        Boş  ver adamım! 

        - Sigarayı bırakmalıyım.

        Kendi iç sesiniz:

        - Kaç kere bıraktın. Yapabildin mi?

        - Boş ver adamım! Şöyle akşam yemekten sonra sigara keyfi yapmadan çıkar mı akşamın zevki?

        - Bir sigaramız var ya! Başka neyle efkâr dağıtalım. 

        Senden umudu kestim! 

        - Bu yıl derslere iyi çalışacağım ve başarılı bir öğrenci olacağım.

          Babanız:

              - Kim, sen mi! Senden umudumu kestim.

        Anneniz:

    • Babana katılıyorum. Benim sana hiç güvenim kalmadı.

        Kendi iç sesiniz:

    • Zaten o kadar saat kim çalışacak? Knight’ı (bir bilgisayar oyunu) nasıl bırakacağım.
 

      Daha çook zaman var. 

      -  Ders çalışmaya bir an önce başlamalıyım.

      En yakın arkadaşınız:

    • Dostum, LYS’ye daha çoook zaman var. Son zamanda asılırız yeter. Ne gerek var şimdiden bu kadar kasmaya. Şimdiden bu kadar çalışırsak bıkarız. ‘Demedi’ deme.
 

      Sen kilo filan veremezsin. 

        - Bu ay üç kilo vereceğim.

        Bir arkadaşınız:

        - Sen kilo filan veremezsin kızım.

        İşyerinde müdürler toplantısında bir sunum yapmam gerekiyor.

         Kendi iç sesiniz:

    • Ama sen topluluk karşısında konuşamazsın.
 

          Toplumumuzda, bizi yüreklendiren, cesaretlendiren, motive eden, teşvik eden,  rahatlatan, önümüzdeki engelleri aşmamıza yardımcı olan birilerini bulmak zordur ama kendi içinizdeki engelleri aşıp iyi bir iş yapmaya başladığınızda; size engel üzerine engel çıkartan yığınla insan bulursunuz karşınızda.

          Hani, “Devrim Arabaları” filminde dendiği gibi: “Bu memlekette, bir başarı varsa mutlaka onu engellemeye çalışan birileri çıkar.” (Bu arada, Devrim Arabaları’nı seyretmediyseniz çok şey kaçırdığınızı söylemeliyim.)

        Peki, bu olumsuz düşünceleri nasıl etkisiz hale getirip olumlularını  güçlendirebiliriz?

        İşte size kullanabileceğiniz, etkili, pratik ve faydalı bir teknik: 

        8 adımda olumsuz düşüncelerinizden kurtulun. 

        1- Olumsuz düşüncenizi tespit edin. Örneğin; “Ben bu sınavı kazanamam” gibi…

        2- O düşünceyi bir sembole dönüştürün. Bir şeye benzetecek olsaydınız bu ne olurdu?

        3- Elinizde bir ses kontrol ayarlayıcısı olduğu düşüncesiyle o düşüncenin sesini mümkün olduğunca kısın.

        4- Sesin geldiği sembolü, ses duyulmayıncaya kadar kendinizden uzaklaştırın.

        5- O sembolle aranızda ses geçirmez bir duvar imajı oluşturun.

        6- O düşüncenin tam tersi olan olumlu bir düşünce oluşturun. Örneğin; “Bu sınavı kazanabilirim, bunun için elimden gelenin en iyisini yapacağım.”

        7- Onu bir sembole dönüştürün.

        8- O düşüncenin sesinin volümünü yükseltin ve kendinize yaklaştırın. 

Yorumlar