YAZARLAR

Nezahat Onbaşılar sağolsun!

Nezahat Onbaşı, 30 Ocak 1921 yılında İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk Türk vatandaşı oldu.


Yenilgiye mahkum edilmiş bir cephenin içinden zaferle çıkmak hiç de kolay değildi.

Süngüsü düşmüş, hali harap, morali çoktan cepheyi terk etmiş 600 kişilik bir alay duruyordu karşısında. Savaşın ağır yükünü artık taşıyamacağına inanıyordu bir çoğu. "Vatan elden gitmişti" öyle mi? 
 
Bu nasıl mümkün olabilirdi?

Çaresizliğin kol gezdiği zamanlarda kollarını kesip atmaktır; cesaret! 
 
Umudun ellerine sarılarak mutlak bir inançla kucaklamaktır vatanı...

Bir an bile düşünmeden koştu, dikildi cepheden kaçmaya çalışan askerlerin karşısına. "Ben" dedi "Ben babamın yanına ölmeye gidiyorum, peki ya siz nereye gidiyorsunuz?" 
 
Bu sözler daha 12 yaşındaki bir kız çocuğunun dilinden, cesareti ise sayılara sığmayacak bir yürekten dökülmüştü...
 
O yürekti; kaçmak üzere olan askerlerin vicdanlarına balyoz gibi inen,
 
O yürekti; vatan sevgisini yüzlerine tokat gibi çarpıp, Albay Hafız Halit'in alayını kendine getiren,

Ve o yürekti; 70. Alay'ın, İstiklal Harbi'nde kaybedilen Gediz Cephesi'nde başarılı olan tek alay olmasını sağlayan.

O yüreğin adı Nezahat'tı... Nezahat onbaşı...

Daha 9 yaşında babası Albay Hafız Halit Bey'le cepheden cepheye koşan Nezahat, "savaş" denen bir oyunun içine girmişti. Bezden bebekler yoktu bu oyunun içinde; kan vardı, ölüm vardı...

Küçücük yaşına aldırış etmeden düşmanın değil, kocaman bir sevginin tutsağı olmuştu: Vatan sevgisinin...

Nezahat Onbaşı, 30 Ocak 1921 yılında İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmesi önerilen ilk Türk vatandaşı oldu. Meclis bu öneriyi hemen kabul etti. Kabul etti etmesine de Nezahat Onbaşı'ya madalyasını vermeyi unuttu. 

Tam 65 yıl sonra küçük Nezahat 78 yaşına geldiğinde, bir gazetecinin konuyu gündeme getirmesiyle alabildi madalyasını. 

Cesareti kadar vakarıyla da bir kez daha örnek oldu herkese.

"19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nız kutlu olsun!!!"


 
Yorumlar