Kaşif Kozinoğlu soruşturması MHP'li Özdemir'den Buğra Kavuncu'yu çıldırtacak suçlamalar
MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Kaşif Kozinoğlu'nu ölmeden önce hedef gösteren tutuklu eski MİT'çi Enver Altaylı'nın yeğeni İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Buğra Kavuncu hakkında şok iddialarda bulundu. Özdemir, "İP’in tepeden tırnağa FETÖ bağlantı ve iltisakına batmış vaziyeti kamuoyunun da bildiği yaygın bir gerçektir." dedi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.
Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde FETÖ izleri görülürken, MHP'den İYİ Parti'ye FETÖ'nün siyasi ayağı suçlaması geldi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Kozinoğlu ölmeden önce hakkında Fetullah Gülen'e şikayet mektubu yazan eski MİT'çi Enver Altaylı'nın yeğeni olan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu'yu hedef aldı.
"İP'İN İÇERİSİNDEKİ FETÖ UZANTILARI"
Özdemir sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili olarak başlatılan yeni soruşturma, Türkiye’nin mevcut siyasi yapısı içerisindeki FETÖ bağlantısını ortaya çıkarabilmek için yeni imkanlar getirmiştir.
FETÖ ‘den hükümlü olan Enver Altaylı’da, geçmişte yapılan tahkikatlarda “Kaşif Kozinoğlu’nun öldürülmesi gerektiği” yönünde çıkan kayıtlarla, aynı şahsın yakın akrabalık bağlarının tek bir siyasi partiye uzanması ve bu partinin FETÖ’nün en bilindik tutumu olan MHP düşmanlığı ile birleşmesi adli mercilerin dikkatinden kaçmamalıdır.
Terörsüz Türkiye çabalarını yalan ve dezenformasyonla dolu provokasyonlarla zehirleme gayreti taşıyan İP’in içerisindeki FETÖ uzantılarının üzerine yoğunlaşılması adalet müessesesi nazarında milli güvenliğimiz açısından büyük değer taşıyor.
2018 yılından beri girilen her seçimde HDP/DEM ile ittifak ve işbirliği yapmış olan İP’in, MHP ve Cumhur İttifakı karşıtlığı, FETÖ ruhunun İP bünyesinde vücut bulmuş halidir. FETÖ, Türkiye’nin milli güvenliği için en büyük risk ve tehditken, bu zamana kadar PKK ile verilen her mücadelenin de karşısında olmuştur. İP ise aynı anlayış ve yaklaşımla hareket etmiştir.
"15 TEMMUZ GECESİ SAAT 3'E KADAR BEKLEYİP..."
Enver Altaylı gibi azılı bir FETÖ’cünün yeğeni İP’tedir. 15 Temmuz gecesi büyükşehir belediye reisliği yaparken darbenin gerçekleşmesini gece saat 3’e kadar bekleyip; netice başka istikamete kayınca “ekibi” dağıtan isim İP’te milletvekilidir. “Hakkınızda FETÖ soruşturması var” sözünü duyup korkudan kilolarca altını dolandırıcıların eline bizzat teslim eden İP’in tanınmış simalarındandır.
KIZ KARDEŞİ VE ENİŞTESİ
“Ayağının tozuyla, Türkçe olimpiyatlarına katılan” figürler İP’in kullanışlı elemanıdır. Kız kardeşi ve eniştesi ABD’de FETÖ’den kaçak halde bulunurken, kendi ailesini ABD ziyaretlerinde aynı FETÖ’cü kız kardeşinin evinde ağırlatan İP’in diğer milletvekilleridir.
Bu örnekleri daha da fazla artırmak mümkündür. Ama özellikle “cinayetten, kandan, vahşetten” bahsedenlerin, bugün İP’in en tepe sorumlusu olarak gerçekte maddi menfaat karşılığında işlenen kimi cinayetler sebebiyle vicdanlarda hala lekeli oldukları da malumdur.
"TÜRKİYE BU KİRLERDEN MUTLAKA TEMİZLENMELİDİR"
Ne hazindir ki İP, terörle mücadelede Türkiye’nin şimdiye kadar gerçekleştirdiği başta sınırötesi askeri harekatlar olmak üzere tamamına karşı çıkmış, anayasanın ilk dört maddesini değiştirmek üzere yapılan toplantılara katılmış, Kandil dağına örgüt yöneticileri ile görüşmek üzere gitmeye dair planlar yapmış ve hatta şehit ailelerine dahi en galiz küfürleri eden halini açıkça yansıtmaktan geri durmamıştır.
Türkiye’de her siyasi parti FETÖ temizliği konusunda kararlı ve net bir duruş sergilerken, İP’in tepeden tırnağa FETÖ bağlantı ve iltisakına batmış vaziyeti kamuoyunun da bildiği yaygın bir gerçektir. Siyaset müessesesi “arınma ve durulma” gündemini tartışırken, bahse konu olan temizliğin en önemli ayağının FETÖ bağlantı ve iltisakı olduğu gözardı edilmemelidir. Türkiye bu kirlerden mutlaka temizlenmelidir."
ALTAYLI, KOZİNOĞLU'NU HEDEF GÖSTERMİŞTİ
Eski MİT üyesi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlamışken tutuklu olan eski MİT’çi Enver Altaylı’nın Fethullah Gülen’e yazdığı mektup yeniden gündeme geldi. Altaylı mektubunda Kozinoğlu'nu neden hedef aldıklarını belirterek; "Okulların kapatılma sürecinde en büyük ihanet payı adı geçen bu şahsa aittir" demişti.
ENVER ALTAYLI KİMDİR?
1962'de Talat Aydemir'in darbe girişimine katıldığı için tutuklandı. Darbe girişimine katılan diğer öğrencilerle birlikte Harp Okulu'ndan atıldı. CIA çalışanı Ruzi Nazar'ın MİT müsteşarı Fuat Doğu'ya tavsiyesi ile 1968'de MİT'te çalışmaya başladı. Eğitim için Almanya'ya gönderildi.
1974'te MİT'ten istifa ettikten sonra MHP’de Almanya organizasyonunu yönetti. MHP’nin yayın organı Hergün gazetesini çıkarttı. 12 Eylül Darbesi'nden sonra hakkında tutuklama kararı çıkartılınca Almanya'ya kaçtı. Alman pasaportu ile Özbekistan'a gitti. Ayrıca Turgut Özal ve Süleyman Demirel'e Orta Asya hakkında danışmanlık yaptı. Doğu Alman İstihbarat Bakanlığı Stasi’nin arşivine göre NATO ülkelerinin istihbarat kuruluşları için çalıştı. 2017 yılında Fethullahçı Terör Örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alındı ve mahkemece tutuklandı. İddianamede örgüt üyeliği, siyasi ve askeri casusluk, devlete ait bilgileri CIA bağlantılı kişilere servis etmek, çok sayıda CIA mensubu ile ilişki kurmak gibi çeşitli suçlamalar yöneltildi. Dava sürecinde Ümit Özdağ, katıldığı televizyon programında Altaylı'nın "Partiyi kurmayın çünkü partinizi kapatacaklar, sokağa dökülün" sözlerini açıklamasının ardından tanık sıfatıyla ifade verdi.
Enver Altaylı'nın yargılandığı dava 8 Kasım 2021'de sonuçlandı. Altaylı’ya "askeri ve siyasi casusluk" suçundan 13 yıl 4 ay, "FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği" suçundan 10 yıl olmak üzere toplam 23 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
Necip Hablemitoğlu suikasti iddianamesinde savcılık tarafından "tasarlayarak öldürmeye azmettirmekle" suçlandı. İddianamede suikastte yer alan kişilere dağıtılacak paranın Enver Altaylı tarafından temin edildiği öne sürülüyor. İddianameye göre Enver Altaylı Genelkurmay Başkanlığı'nın altyapı kablolarıyla ilgili bir ihaleyi alması için Siemens lehine aracılık yaptıktan sonra aldığı 900 bin dolarlık komisyon parasından suikasti gerçekleştiren örgüte ödeme yaptığı belirtildi.
NE OLMUŞTU?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.
Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.
Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.
Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.
Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.
Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.
Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiği bildirmişti.