YAZARLAR

Hadi Bir Düş Kuralım Konusu Biz Olmayan

Bir çocuk düşleyin. Daha beş yaşında. Ufak ufak algılamaya başlamış dünyayı. Yaşadıklarından biriktirdiklerini hatırlamaya başlamış. Bugünün olayları yarının anıları, yarının anıları ise geleceğin mimarları olmaya başlamış.

Elçin Sevgi SUÇİNelcin@internethaber.com

Bir çocuk düşleyin. Daha beş yaşında. Ufak ufak algılamaya başlamış dünyayı. Yaşadıklarından biriktirdiklerini hatırlamaya başlamış. Bugünün olayları yarının anıları, yarının anıları ise geleceğin mimarları olmaya başlamış.

Ufacık elleri iki yana düşmüş. Başı hafifçe sağa dönük. Şafağın ilk kırmızısı vurmuş yüzüne. Pencereden ay tebessüm ediyor bu güzelliğe. Uyuyor çocuk. Anne babası hemen yan odada. Onlar da uyuyor. Güven içinde hissediyor çocuk kendini; çünkü sabah neler olacağını biliyor. Anne babası onu severek, nazlayarak uyandıracak. Saçlarını okşayacak bildik eller. Üzerini giydirecek. Sevdikleriyle birlikte kahvaltısını yapacak ve güzel bir güne başlayacak.

Güven ve sevgi dolu bir hayat. Güven ve sevgi dolu anılar. Sağlıklı, sevgi dolu ve kendine güvenen bir çocuk. Mutlu, müreffeh ve umut vadeden yarınlar.

Fakat o sabah diğerlerinden farklı. Avluda bir başına. Üstü başı toz içinde. Minik ayakları çıplak ve kıpkırmızı. Aklı karmakarışık. Karnı aç. Yalnız. Üşüyor. Korkuyor. Her sabah görmeye alıştığı tebessüm ve şefkat dolu yüzler yok. Komşular yok. Komşu evlerin önünde kendisi gibi yalnız ve korkmuş çocuklar var. Yetişkinler! Yetişkinler kaybolmuş.

Şafağın ilk kırmızısı ile birlikte adını bile duymadığı, duysa da anlamayacağı birileri yıkıp girmiş kapılarını. Yüzleri örtük, elleri silahlı. Kendi kötülüklerinden gizlenmeye çalışıyormuş gibi görünen yabancılar. Hayvansı böğürtüler kaplamış her yanı. Evin bütün odalarına girilmiş. Ev sakinleri derdest edilmiş. Kimi oracıkta öldürülmüş. Kimi alınıp götürülmüş başka kötülükler için. O çocuk olduğu için tartaklanmış ve bırakılmış öylece.

Bugün kirlenmiş. Bugün örselenmiş. Yara bere içinde yaşam. Masum gözleri her şeyi fotoğraflamış. Minicik aklıyla olanı biteni anlamaya, anlamlandırmaya çalışıyor. Anlamlandıramıyor. Hata veriyor aklı. Yarın hata veriyor. Yarın tehdit altında. Korkmuş, kızmış, kırılmış, sevdiklerini kaybetmiş öfke dolu bir evladı daha oluyor. Yarın yorgun. Bunca yaralı çocukla başa çıkamıyor.

Bir dünya düşleyin. Çocuklarının dörtte üçü bu yaralı çocuklardan oluşuyor! Nasıl hissediyorsunuz? Nasıl hissediyorsun dünya?

 

Yorumlar