YAZARLAR

Dekolte üzerinden samimiyet sınanmaz!

Başı örtülü kadının üzerinden yürüyen ayar mekanizmaları, dekolteli kadının üzerinde de rahat durmuyor.


Bu memlekette kadının kıyafeti üzerinden demokrasi arşınlamakmüzmin bir hastalık olsa gerek.
 
Bir yandan tedavi edilirken bir yandan başkabir şekilde patlat veriyor. Kanserli hücreleri kesip atamıyorsunmalesef.
 
Daha dün yazdım, kamuda başörtüsüözgürlüğünü bir gün de olsa "amasız,fakatsız" kutlayalım diye. Ama ne mümkün!
 
Başı örtülü kadının üzerinden yürüyenayar mekanizmaları, dekolteli kadının üzerinde de rahatdurmuyor. 
 
Kısacası kalıplaşmış şekilcilikhastalığı "kadın" üzerinden cerahatini boşaltmaya devamediyor. 
 
Hüseyin Çelik'in dekolte sözlerinden sonrakastettiği düşünülen sunucunun işine son verilmesiyle gündemçalkalandı. Gündem çalkalandıkça köpüklerinde boğulan yinekadınlar oldu. 
 
Tam da başörtüsü özgürlüğünün ardından sosyalmedya dahil tüm medya kanallarında başörtülü kadınlarınsamimiyetleri dekolte üzerindensınandı. 
 
Başörtülü bir kadının "dekoltecandır" demeyeceğini bile bile  ısrarla dekoltehakkındaki görüşlerini sormak kadar abesle iştigalolamaz.

Kadın zaten örtülü, neyin dekoltesinisoruyorsun?  
 
Bugün dekolteye sahip çıkanların"başörtüsü yasağında nerdeydiniz" diyerekkalaylanması ile başörtü yasağına karşı çıkanların "hadibakalım, dekolte ayarında da görelim boyunuzu posunuzu"iğnelemeleri kankadır.
 
Bize 5 yıl yetecek kutuplaşmastoklamışken bu tür yaklaşımlara ne gerek var ne de bunlar bizi biryere götürür.

Hadi diyelim zorladınız, gideceğiniz yer en fazla"bak gördün mü ben daha özgürlükçüyüm, bendenolana" noktasıdır ki aslında yerinizde saymışolursunuz. 
 
Başörtülü kadının bu tür olaylaraverdiği tepkilerle ne kadar özgürlükçü olup olmadığının sınanması"sabrıma kastınız mı var?" dedirtiyor. 
 
Hiç bir başörtülü kadın dekolteyi savunmakzorunda değil. Bunun üzerinden "özgürlükçü mü yasakçımı" ölçümüne tabi tutulmak zorunda hiç değil.

Ancak dekoltesi yüzünden işinden atılanbir kadının hakkını savunur. Ancak kıyafeti yüzünden bir hakihlaline uğruyorsa bir kadın oradadurur. 
 
Mevzuyu dekolteye indirgemek ne kadaryanlışsa dekolte karşıtlığını başörtülü kadınlarüzerinden yürütmek de bir o kadar yanlış.

Üstelik bu konuda ve daha nicelerindeolduğu gibi olayın kahramanı bir erkekken "kapıştırılanlar" yinekadınlar. 
 
Dekoltesinin faturası sunucuya kesildidiyelim, insanın aklında peşpeşe sorular sıralanıyor:

Ekranlarda o dekolteyi aratacak nelerneler görüyoruz. Varsa uygunsuz bir durum bunun hesabını tutmasıgereken RTÜK değil mi?

Ekranlara bir lafıyla ayar verebilen siyasetçilerbunu neden görevi tam da "ayar vermek" olan devletin bu türkurumlarına bırakmıyor?

Sunucuyu işten çıkaran çalıştığı kanalkenbunun üzerinden AK Parti'ye vurmak sevap mı?

AK Partili bir siyasetçinin açıklaması yüzünden dindar kesimeyüklenmek mübah mı?

Klavye başından "özgürlük savaşçısı" olmak daha eğlencelideğil mi?

Kadının kıyafet boyuna göre ahkam kesmek erkeklere farzmı?

Başı açık, dekoltesi derin olanı alkışlamak özgürlük mü?

Başı ne kadar kapalıysa o kadar dindardır demek doğrumu?

Babam böyle çilekli pasta yapmayı nerden öğrendi?
 
Kısacası "kadınları bi rahat bırakınartık"!!!

 

  
Yorumlar