'Tek adam' mı, yoksa 'halkın inandığı adam' mı?

Erdoğan yalnız değil. İkbal avcılığı yapmayan, şan ve şöhret meraklısı olmayan, gelecekle ilgili şeytani plânlardan uzak Binali Yıldırım var yanında.

Hadi ÖZIŞIK hadi.ozisik@internethaber.com

Oksijenini millete yaptığı hizmetlerden alan Tayyip Erdoğan, 3 yıl aradan sonra, yeniden AK Parti'nin başına geçiyor. Erdoğan'ın AK Parti'nin başına gelecek olması, onun nefreti ile kor bir ateşe tutuşanlar için, pek de güzel bir haber değil. Ancak bu değişimin Türkiye için, "yeni atılım"lara sebep olacağı kesin.

Erdoğan'ın gelişiyle birlikte, yarından itibaren işiteceğimiz veya göreceğimiz söylem ve eylemleri, şimdiden kestirmek zor değil. Mazileri, yapacaklarının teminatı olarak aklı selim düşünen herkesin zihnine kazılı çünkü.

FETÖ/PKK/DEAŞ... hepsi.

Kirli kalemler ve bir dünya, bu değişikliği bir kez daha "tek adam"a yoracak, "diktatör" yalanına sarılacak. 

Erdoğan, millete dokundukça, onlar boş durmayacak ve zihinlerine hapsettikleri yalanlarla,  milletin kalbini kirletecekler. Kem sözler edip, bir kez daha milletle aralarına duvarlar örecekler. 

Tayyip Erdoğan'a olan nefretleri, zehirli sarmaşık gibi daha da büyüyecek. Karanlık zindanlarında debelenmeye devam edecekler özetle...

Ne yaparlarsa yapsınlar!

Bu millet kendi gözünü kör etme niyetinde değil!

İnandığı "adam"ın peşinde gitmekten vazgeçmiyor, vazgeçmeyecek.

Çünkü...
Erdoğan yalnız değil!
Milletle birlikte hedefe yürüyor. 
Dev bir ekiple iş yapıyor. 
Kafası sadece hizmetle meşgul arkadaşları var.

İkbal avcılığı yapmayan, şan ve şöhret meraklısı olmayan, gelecekle ilgili şeytani plânlardan uzak Binali Yıldırım var yanında. Ayakları kibre, fitne ve fesata yürümeyen dava arkadaşları var Erdoğan'ın yanıbaşında. İnce hesapları olmayan, gelecekle ilgili kaygı duymayan, "üç dönem" uygulamasını umursamayan, devletine ve milletine hizmeti şiar edinen bir ekiple çalışıyor Erdoğan... 

İstikameti yanlış olanlar hep kaybetti bugüne kadar.
Kibirde istikrar kılanlar ise, zaman içerisinde ufalıp yok oldu, yok oluyor. 

Toplumun nazarında hiçbir şey oldular... Kibrin esaretinden kurtulamayanlar, şeytani plânlarını ustaca gizleyenler ise, AK Parti'nin bugün yapılacak Olağanüstü Genel Kurulu'nda zaman aşımına uğrayacaklar. Erdoğan her şeyin farkında çünkü. "Yeni atılım"la öncelikle "içerideki düşmanlar" temizlenecek. 

Erdoğan'ın hızına yetişemeyenlere gelecek sıra sonra...

Hizmet yerine, "artistik poz" verenler ise 2019'a kadar sırasını bekleyecek. FETÖ ile örtülü bağlantısı olanlar unutulmayacak elbet.

Hepsinin "hesap defteri" Tayyip Erdoğan'ın elinin altında.

O defter 21 Mayıs'ta açılıyor...

AK Parti'ye damadını tercih edenler, 17-25'ten sonra FETÖ'nün hesaplarına para akıtanlar... kof oldukları halde, mangalda kül bırakmayan kürekleriyle Erdoğan'ın sermayesi ile yürüyenler...

Siyasetinde sahici kelimesi olmayanlar...
Gücün zehiri ile tanışınca sağırlaşanlar...
Bilerek ve isteyerek duymamakta ısrar edenler...
Kim varsa...
Hepsi tek tek ayıklanacak!

AK Parti'de Erdoğan'ın gelişiyle birlikte yep yeni bir dönem başlıyor. Bu değişimin Türkiye'ye sirayet etmesi şart! Dışlayan, horlayan, kopmaya zorlayan değil, kucaklayan, saran sarmalayan, sahip çıkan bir siyaset özlemi yaşıyor Türkiye... Tayyip Erdoğan gibi sağlam bir zırhla, Binali Yıldırım gibi sahici bir dostla, "itimat kuleleri"nin yeniden yükseltilmesi zor değil...

AK Parti'nin kapılarını Türkiye'nin diğer yarısına açmak yeterli değil. Yüzde 48'in içeri girmesini sağlamak gerekiyor. Bunun için tek bir yol var; "kibir borsası"nı çökertmek!

"Kibir borsası"nın çöküşü, Erdoğan'ın bir lafına bakar.
Bu illeti ondan başka kimse çökertemez zaten...

Hayırlı olsun!