ABD'li Büyükelçi, İsrail'in Washington yönetimini İran'la savaşa zorlamadığını öne sürdü
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrail'in Washington yönetimini İran'a karşı savaşa sürüklemediğini, ABD'nin kendi çıkarlarını savunduğunu iddia etti.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Huckabee, Yedioth Ahronoth gazetesine verdiği röportajda, ABD ile İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’daki saldırıları ve Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi’ndeki Filistinlileri zorla yerinden etme planına ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD'nin daha geniş çaplı bir bölgesel savaşta İsrail'i savunmak için ne yapabileceği yönündeki soruya Huckabee, "Amerika hiçbir zaman İsrail'i savunmadı. 1948'den beri Amerika bir kere bile İsrail için karaya asker çıkarmadı." ifadelerini kullandı.
Huckabee, Washington yönetiminin İsrail ile İran'a karşı giriştiği savaşa ilişkin "İran'a karşı ortaklık kurduğumuzda, İsrail'i savunmuyoruz, ABD'yi savunuyoruz." dedi.
Washington yönetiminin İsrail tarafından İran'a karşı savaşa sürüklendiği yönündeki soruya ise "(Savaşa) itildiği, yönlendirildiği, ittirildiği veya aldatıldığı fikrine katılsam da katılmasam da bu basitçe gerçekleşmedi." diye konuştu.
ABD’nin 28 Şubat'ta İsrail ile İran'a karşı saldırılar başlatma kararı aldığında Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda bulunduğunu aktaran Huckabee, şöyle devam etti:
"O odada olup bitenlerin çoğunu gizli olduğu için açıklayamam. Belki bir gün bir kitap yazıp bütün hikayeyi anlatırım ama ben sızıntı yapmam. Hiç kimse Başkan Trump'ı hiçbir şeye zorlamadı. Hiç kimse onu hiçbir konuda yanıltmadı. Bunu kendi iradesiyle yaptı."
İran'la müzakerelerin geleceğine ilişkin kararı Başkan Donald Trump'ın vereceğini söyleyen Huckabee, Tahran yönetiminin savaş sonrası 47 yıldan bu yana en zayıf konumda olduğunu ileri sürdü.
Netanyahu ile Trump arasındaki ilişkiyi "hala güçlü ve sağlam" şeklinde niteleyen ABD'li Büyükelçi, "Biz ortağız. İnanılmaz derecede yakın çalışıyoruz, insanların çoğunun asla ve asla anlayamayacağından çok daha yakın." ifadelerini kullandı.
Huckabee, İsrail’de 27 Ekim'de yapılacak seçimlere ilişki ise "İsrail'in bize 'Şu kişiye oy verin' demesi ne kadar uygunsuzsa, ABD'nin de 'Ekim ayından sonra hükümet şöyle olmalı' demesi o kadar uygunsuzdur." görüşünü dile getirdi.
İsrail'de kim seçilirse seçilsin ABD'nin ilişkilerini yine aynı şekilde sürdüreceğini vurgulayan Huckabee, Tel Aviv ile ilişkilerinin seçimlere değil karşılıklı çıkara dayandığını savundu.
Huckabee, Batı Şeria'daki saldırıları İsrailli yerleşimcilere mal etmediğini söyledi
İşgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik gün aşırı gerçekleştirilen saldırıları Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere mal etmediğini ve saldırıları gerçekleştirenlerin birçoğunun bölge dışından geldiğini savunan Huckabee, "Aslında onların yerleşimci değil yerleşiksiz olduklarını söylüyorum." dedi.
Huckabee, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistin topraklarını gasbederek yasa dışı yerleşimler kuran İsraillilerin "muhtemelen yüzde 99,9'unun" sorumlu insanlar olduğuna inandığını dile getirdi.
ABD vatandaşı Filistinlilere yönelik saldırılar hakkında konuşan Huckabee, "Biz yabancı bir ülkede misafiriz. ABD hükümeti suç faaliyetlerini soruşturma veya suç faaliyetlerini karara bağlama yetkisine sahip değildir." ifadelerini kullandı.
Filistinlilerin Gazze'den "zorla çıkarılması"
İsrailli bakanların Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin zorla yerlerinden edilmesi çağrılarına karşı çıkan Huckabee, hem Netanyahu'nun hem Trump'ın bu konuyu doğrudan ele aldığını söyledi.
Huckabee, "Başbakan Netanyahu'dan Başkan Trump'a kadar duyduğum herkes son derece net. Kimse gitmeye zorlanmayacak. Ancak gitmek ve başka bir yerde yeni bir hayata başlamak isteyen hiç kimse de kalmaya zorlanmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail’in ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi’ne her gün insani ve tıbbi yardım taşıyan 600 ila 700 kamyon girdiğini ileri süren Huckabee, "İçeriye 700 kamyon iaşe ve gıda gönderirken nasıl soykırım işleyebilirsiniz?" ifadesiyle İsrail'in soykırım işlediği yönündeki açıklamalara da karşı çıktı.