YAZARLAR

Medya düzenini analiz etmek yerine gazeteci fişlemek…

Ucuz bir fişleme faaliyetinin stratejik rapor olarak sunulması hangi amaca hizmet eder?

Muhammet Şakiroğlumsakiroglu@gmail.com

Şimdiki nesle epey yabancı sayılabilecek bir evlenme kültürü vardı benim çocukluğumda. Evlenmek isteyen gençlerin, bunu doğrudan ifade etme yerine epey dolambaçlı yollara saptığı bir zaman ve kültürdü benimkisi. Doğrudan şahidi de olduğum bir vaka ise şöyle: Askerliğini yapmış ev kurma yaşında iki arkadaştan birisi çiçeği burnunda bir damat iken diğerinin ailesi biraz umursamaz davranmakta. Evlenmek isteyen fakat ailesinin dikkatini bir türlü çekemeyeni, evlenmiş arkadaşından tavsiye ister. Arkadaşı evde dikkati çekecek küçük huzursuzluklar çıkarmasını, bardak çanak kırmasını, birazcık bağırıp çağırmasını tavsiye eder. Bu sayede aile büyüklerinin dikkati çekilmiş olacaktır. Ancak, ikinci arkadaş olayı mı yanlış anladı yoksa aile büyüklerinin dikkatini çekmek için sansasyonun boyutunu mu arttırmak istedi bilinmez, ertesi sabah evin tüm hayvan varlığını (kuzu, koyun inek, buzağı) önüne, feryatlar içerisindeki aile bireylerini arkasına takmış bir vaziyette tavsiye veren arkadaşının yanından geçer.  Birazda şaşkın olan yeni evli arkadaş sorar:

-Hayırdır? Nedir bu kaos?

-Senin tavsiyen işe yarıyor. Evin tüm hayvanlarını satmaya götürüyorum. Gördüğün gibi evin bütün aile bireyleri feryat figan arkama düştü.

Tavsiye sahibi yaren, olayın yanlış anlaşıldığını izah etmeye çalışmadan önce kalabalık bir ailenin tek geçim kaynağı olan hayvanları arkadaşından kurtarıp aileye yeniden teslim eder. Sonra arkadaşına çıkışır:  

-Bardak kır dedim, evi harap et demedim.

Çok uzun yıllar önce şahit olduğum bu çocukluk anımı yıllar sonra bana anımsatan ise dün Yıldıray Oğur’un Twitter üzerinden dikkati çektiği bir rapor oldu. Bir zamanlar benim de katkı sunduğum ve Türkiye’nin o dönem en üretken düşünce kuruluşlarından birinin logosunu taşıyor söz konusu rapor. Köklü bir kadro değişikliği sonrası ciddi bir savrulma yaşayan düşünce kuruluşu, bir süre de eski itibarını harcayarak var oldu. Uzun bir süredir takip etmeyi bile lüzumsuz bulduğum bu kuruluştan çıkmış bahsi geçen metin.

Daha önce yabancı medya ajanslarının Türkiye faaliyetleri ile ilgili bir kaç yazı kaleme almıştım. Bu yazılarda mevcut medya düzenin itibarsızlaşmasının açık alanlar bıraktığını ve bu alanların iki farklı mekanizma ile doldurulduğunu yazmıştım. Bunlardan ilkinin internet sayesinde taliplisine ulaşma becerisindeki emektar basın mensupları, diğerinin ise yabancı medya kuruluşları olduğunu söylemiştim. Kurum kültürü oluşmuş ve vatandaşlar arasında itibarlı medya kurumlarının güvenilir bilgiye ulaşım için hayati olduğunu da eklemiş, ülkedeki medya kurumlarının tamamının itibarsız oluşunu ise nitelikli enformasyon sunma konusundaki başarısızlıklarına ve politik tetikçiliğe vardırdıkları tarafgirliklerine bağlamıştım.

Öte yandan, henüz bir kurum kimliği oluşmamış yabancı medya organlarının güvenirliliği ile ilgili kaygıları da dillendirmiştim. Geçenlerde Twitter üzerinden ortaya konan birkaç komplo teorisinin (Trump öldü, 3. Dünya savaşı başlıyor gibi) bir gece sabaha kadar Türkçe Twitter yazışmalarının merkezinde yer alması, güvenilir medya ihtiyacının önemini bir kez daha teyit etti. Oysa aynı saatlerde dünyanın hiçbir yerinde ne böyle bir gündem ne de bu kaygıları destekleyecek somut bir veri vardı. Yabancı dil bilenler dünyadaki önemli haber kaynaklarından iddiaların mesnedini teyit etme imkanına sahipken; sadece Türkçe bilenler Twitter’daki spekülasyonlara saplandılar.

Ne var ki, bu kaygıların dile getirilmesi yerine ucuz bir fişleme faaliyetinin stratejik rapor olarak sunulması, eğer ana akım medya ve basın ile ilgili kaygıların fena halde yanlış anlaşılması değilse aile büyüklerin dikkatini çekmeye çalışan gencin stratejisi olmalı.

Çünkü yabancı medya organlarının neden bu kadar çok rağbet gördüğüne, mevcut medya düzeninin neden nitelikli medya mensuplarını hoyratça kapı dışarı ettiğine, tek sesli medyanın neden bu kadar itibarsızlaştığına dair tek bir cümle dahi kaleme almadan internette kimin kimi retweetlediğini yazmak, medya çalışanlarını isim isim listelemek, her birinin daha önce çalıştığı kurumları üzerinden tasnif ile fişlemek, rapor yazmak yerine jurnalcilik oluyor.

Raporun müellifleri veya düşünce kuruluşunun idarecileri bu rapordan muratlarını alırlar mı bilemem; lakin, evlenmek için aile büyüklerinin dikkatini çekmeye çalışan genç en nihayetinde aileden dışlandı ve uzun süre bekar kaldı...

Yorumlar 2 yorum