BIST 10.740
DOLAR 32,83
EURO 35,23
ALTIN 2.493,35

Helikopter kazası mı?

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’yi taşıyan helikopterin kaza geçirmesi sonucu İran lideri Reisi hayatını kaybetti.

Azerbaycan İran sınırındaki Kız Kalesi ve Hudaferin barajlarının açılışını gerçekleştiren Reisi'yi taşıyan helikopterin hava şartları nedeniyle düşmesi sonucunda helikopterde bulunan Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan , Doğu Azerbaycan Eyalet Valisi Malik Rahmeti ve Tebriz Cuma İmamı Ayetullah Ali Haşim'in de hayatını kaybetti.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev iki ülke sınırında bir araya gelerek ülkelerinin ortak projesi Kız Kalesi ve Hudaferin barajlarının açılışını yaptı. Reisi, Aliyev'le yeniden bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Helikopter açılıştan dönerken düştü, ya da düşürüldü. Açılış sonrası 3 helikopter aynı anda kalkıyor. Önde ve arkadaki helikopter değil sadece ortadaki helikopterin düşmüş ya da düşürülmüş olması araştırmaya muhtaçtır.  

İran İslam Cumhuriyeti anayasasının 131. maddesine göre, cumhurbaşkanının görevi başında ölmesi halinde, tüm devlet meselelerinde son sözü söyleyen İran Dini Lideri Hamaney'in onayıyla cumhurbaşkanı birinci yardımcısı görevi devralacak. 50 gün içinde yeni cumhurbaşkanı için bir seçim düzenlemek zorunda.

İran’da yaşanan ya da yaşatılan bu olay sonucunda ülke yönetiminde bir boşluk olur mu?

Sosyal kaosa siyasi bir kaos eklenir mi?

Çünkü; İbrahim Reisi siyasi bir isim. Tahran Baş Savcısı ve yargıçlık yaptığı dönemde vermiş olduğu idam kararları var.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kendisini desteklemeyenle rin protestoları, Tahran’da ağıtlar yakan Şiilerin karşısında, Reisi’nin ölümünü dans ederek kutlayanlar, sevinenler var.

Din devletinin karşısında olanlar ve Molla rejimini korumaya çalışanlar.

Bakıldığında İran’da ve İran dışında da bir sabotaj, suikast olma ihtimali hiç kapanmayacak. Uzunca tartışılacak gibi duruyor. Bizdeki Muhsin Yazıcıoğlu helikopterinin düşüşüyle senaryo çok benzer.

1979 model bir helikopterle yolculuk bile ülkenin kendi içinden bir sabotaj ihtimalini düşündürüyor. Nükleer alt yapısı ve askeri sanayisi bu denli güçlü olan İran bunu gözden kaçıramaz.

Bütün bu yaşananlardan arama kurtarma ekipleri, olumsuz hava şartları nedeniyle çalışmaların güçlükle sürdüğünü bildirmiş, İran, Türkiye'den havadan arama çalışması yapmak için insansız hava aracı (İHA) talep etmiştir. Akıncı İHA, kaza helikopterinin enkazı olabileceği düşünülen ısı kaynağını tespit ederek koordinatlarını İran makamlarıyla paylaşmıştır. Her ne kadar İranlı yetkililer biz kendi imkanlarımızla enkaza ulaştık desede…

İMAMOĞLU ERDOĞAN’I TAKLİT EDİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağıyla yurt dışı gezilerine katılan gazeteci arkadaşlarımız her zaman eleştirildi.

Erdoğan’ın gezilerinde konaklama bedelini, yeme-içme bedelini gazeteci arkadaşlar kendi şahsi hesaplarından ödüyor. Sadece uçak bileti ücretini vermiyorlar.

Ekrem İmamoğlu’nun Roma seyahatine katılan gazetecilerle ilgili sormak istediklerim var.

Konaklama ücretini kendileri mi ödediler?

Yemek-alkol ücretlerini kendileri mi ödediler?

Daha önemlisi ne biliyor musunuz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seyahatleri Türkiye adına ülkem adına yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu seyahatleri Cumhurbaşkanı sıfatıyla yapıyor.

Ekrem İmamoğlu bu seyahatleri gelecekteki Cumhurbaşkanı olma hayaliyle yapıyor.

Ekrem İmamoğlu’nun yapmış olduğu bu seyahati AK Partili bir belediye başkanı yapmış olsaydı taşa tutulurdu. Buradaki önemli nüans Ekrem İmamoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında olması. Erdoğan’ın karşısında durduğu için İmamoğlu karşıt siyasi görüşün koruması altında. Her şartta destek verilmesi bundan dolayı. Yeter ki Erdoğan karşıtı olsun, isterse belediye kasasını sıfırlasın cebimizden çıkan paranın hiçbir önemi yok.

İşte bu hastalıklı virüslü zihinler alan açıyor İmamoğlu’na.

Roma’ya giden 73 kişilik heyetin 45’i basın mensubu.

Parco Dei Principi Grande Hotel’de konaklama yapıldı.

Bütün bu Roma çıkartması sadece maddi zararın ötesinde siyasi bir yarıştır.

AVUKAT, MAHKEME HEYETİNİ BAŞÖRTÜLÜ DİYEREK REDDETTİ

Uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesiyle Ankara Adliyesi’nde yargılanan tutuklu sanığın avukatı Alperen Demirdiş, mahkeme heyeti başkanı ve üye hâkimin ‘başörtülü olmasının laikliğe aykırı olduğunu’ söyleyerek reddi hâkim talebinde bulundu.

Kapanmış üzerinden yıllar geçmiş, hatta travmaları bile aşılmış olan bu konuyu neden ısıtırsın.

Bu konuya CHP Genel Başkanı Özgür Özel özellikle dikkat çekmeli.

Hatta konunun ilgililerine işsizmisin sen, hadi önüne bak demeli.

Bunlar zihinsel engelli, beyinlerine yeterince oksijen gitmiyor.