YAZARLAR

Gözlere Felç Gelmiyor

İster inanma ister inan ama bundan sonra felçli hastalara bakan doktorlar; hasta bakma sayıları ile sınırlandırıldılar. Neymiş efendim 16 hasta bakarken 8 hasta bakılacakmış.

Mustafa Sadık İNCEDEMİRsadiki@internethaber.com

 

İster inanma ister inan ama bundan sonra felçli hastalara bakan doktorlar; hasta bakma sayıları ile sınırlandırıldılar.

Neymiş efendim 16 hasta bakarken 8 hasta bakılacakmış.

 

Kolunda uyuşma olunca paniklersin.

Ayağına kramp girince yerlerde sürünürsün.

Çök dizlerinin üstüne yarım saat sonra kalkmaya çalış; ayakların seni dinlemez.

Titrersin uyuşmalarından…

Hatırla o iğne girmelerini…

Hareket etmek isteyip edememeyi…

Düzeleceğini bilmene rağmen o andaki acizliğini…

Birkaç saniye de olsa…

 

Zor değil mi?

 

Peki ya felçli isen…

Bedenini ya da elini kolunu kullanamıyorsan…

Sen; sen değilsen…

 

Sağlamken bir anda felçli olduysan…

 

Olmazsın değil mi?

Sana uzak değil mi?

 

Olanların senden farkı neyse…

 

Bak arkadaş!

Marifetmiş gibi karar alıp, imzaları atarak felçli hastaların fizik tedavilerini engelleyen, engellenmesine imkân veren arkadaş…

Sana söylüyorum!

Sen hiç felçli insan gördün mü?

Sen hiç başkasına muhtaç bir insanın elini tuttun mu?

 

Tutma!

 

Eğer içinde azıcık insanlık varsa tutmazsın inşallah.

 

Çok acıdır.

Üzülürsün; tanımasan bile tuttuğun eli…

İçin acır.

Gözlerindeki yaşlar seni hiç dinlemez.

Ne yapacağını bilemez, bir şey yapamamanın ezikliğini yaşarsın.

Anla işte kötüdür be…

 

Peki, o elin sahibi…

O bedeni laf dinlemeyen…

O felçli olan ne yapsın?

 

Yıkılsa zaten yıkılmış.

Üzülse diyeceğim zaten dipte; üzüntü ne ki onun için.

Çaresizlik; ah o çaresizim diye kıvrananlara imrenmedir onlar için.

Bilmezsin…

 

Gittikleri, gitmek zorunda kaldıkları o fizik tedavi işe yarıyor mu sanıyorsun?

Biraz ağrıların azalması dışında…

O da belki…

 

Ya da belki diye kimseye söylenmeden umutlanmaların dışında…

Günleri sayarlar o umut anını yaşamak için.

 

Öyle çok umutları yoktur.

Kelebek gibi uçmak, çocuklar gibi koşmak yoktur hayallerinde; çocuk bile olsalar…

Sadece muhtaç olmak istemezler.

Kendilerine yetmektir tek hayalleri…

Bir de ağrılar…

Onlar olmasın işte…

 

Şimdi ne olacak?

Tedavi şansları yarıya düşünce; ağrıları katlanacak…

Umutları yarıya düşünce; gözyaşları katlanacak…

Kahredecekler kendilerine sonra.

Ölmek isteyecek belki çoğu; muhtaçlığın rezaletliğinden kaçmak istercesine…

 

Ve ağlayacaklar…

Gözlere felç gelmiyor çünkü…

Gözyaşlarına dokunmuyor çünkü…

Görünmüyor çünkü…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer yazılarım için

 

İletişim için;

 

Facebook kişisel sayfam

 

 

Yorumlar