BIST 5.190
DOLAR 18,81
EURO 20,45
ALTIN 1.163,95
HABER /  GÜNCEL

Erdoğan'ın adalet anlayışı farklı

Başbakan Erdoğan, adaletin terazisinde en küçük bir şaşmanın kabul edilemeyeceğini dile getirerek "Bizim adaletten kastımız fırsat eşitliğidir" dedi.

Abone ol

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, adaletin terazisinde en küçük bir şaşmanın kabul edilemeyeceğini dile getirerek, "Bizim adaletten kastımız, aynı zamanda bölgesel gelir farklılıklarının ve fırsat eşitsizliğinin de ortadan kaldırılmasıdır" dedi. Erdoğan, Ulusa Sesleniş programında yaptığı konuşmada, Hükümet olarak sağladıkları güven ve istikrar ortamının, sadece günün kazanımlarını kalıcı hale getirmenin değil, geleceğin hedeflerini yakalamanın da teminatı olduğunu söyledi. Milletin her bir ferdinin, bu güven ve istikrar ortamının değerini bilmesi, en büyük servetin bu olduğunun bilinci içerisinde hareket etmesinin çok önemli olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, "Bu ülkede yüzü gülmeyen bir tek insanımız bile kalmamalı; tek bir vatandaşımız bile kendisine haksızlık yapıldığı duygusuna kapılmamalıdır. Amaç bu olmalıdır, hedef bu olmalıdır" dedi. Şu ana kadar Ziraat Bankası aracılığı ile vatandaşa nema alacağı olarak ödenen tutarın, tam 10 milyar 814 milyon YTL, yani 10 katrilyon 814 trilyon Türk Lirası olduğunu bildiren Başbakan, her taksit döneminde 4 milyon 300 bin vatandaşın bankadan nema alacağını tahsil ettiğini kaydetti. Haziran 2006 itibariyle bir tek vatandaşın bile devletten tek bir kuruş nema alacağının kalmayacağını dile getiren Başbakan Erdoğan, gecikmeyle de olsa verilen sözün nihayet tutulmuş olacağını kaydetti. Böylece kendi hükümetlerine ait olmayan bu borcu ödeyerek vatandaşların nema mağduriyetini de gidermiş olacaklarını kaydeden Başbakan Erdoğan, "İşte gücünü milletten alan ve kulağını milletin sesine tıkamayan bir hükümetin diğerlerinden farkı da buradadır" dedi. Erdoğan, artık tüm dünyanın Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasında sorumluluğun, Rum tarafında olduğunu bildiğini belirterek, Rum tarafının, çözüm için çalışmak yerine, çözüm zeminini BM'den AB'ye kaydırmaya çalıştığını söyledi. Rum tarafının, bundan muradının, AB'ye üyelik müzakereleri kapsamında Türkiye üzerinde baskı oluşturarak bir takım kazanımlar elde etmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bu politika yanlıştır, hedefine ulaşamayacak, barışın tesisine de yardımcı olmayacaktır" dedi. "Rum tarafının olumsuz tutumuna rağmen biz çözüm perspektifimizi muhafaza etmeye devam ediyoruz" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Esasen nalıncı keseri gibi şartları sürekli kendine doğru yontan bu dayatmacı yaklaşımlar Rum tarafının da yararına olmamaktadır. Referandumlardan bu yana harcanan çabalar sonucunda Kıbrıs Türk tarafı uluslararası camiada varlığını daha fazla hissettirmeye ve kabul ettirmeye başlamıştır." Başbakan Erdoğan, Kıbrıs sorunun çözümüne ilişkin hazırlanan yeni eylem planının, hiçbir şekilde ilgili tarafların hukuki ve siyasi pozisyonlarına halel getirmeyeceğini bildirdi. Erdoğan, "Bu doğrultuda beklentimiz gerek BM'nin, gerek AB Komisyonu'nun bu eylem planını ve özellikle de Kıbrıs Türk tarafını samimiyetle desteklemesidir" dedi. Bugün bütün dünya ülkelerinin bir sınavdan geçtiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, eğer bütün ülkeler dünyada barışın tesisi için samimi gayret gösterir, inisiyatif kullanırlarsa ortada çözülemeyecek hiçbir problemin, söndürülemeyecek hiçbir yangının kalmayacağını dile getirdi.