Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e Gazze tepkisi! "Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama..."
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Adalet Zirvesi programında konuştu. Erdoğan, uluslararası adalet sisteminin ağır yaralı olduğunu söyleyip İsrail'e tepki gösterdi.
Uluslararası Adalet Zirvesi programına katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan Gazze'de işlenen soykırım nedeniyle İsrail'e sert tepki gösterdi.
"Gazze'de üç yıldır dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor." diyen Erdoğan, Kudüs'teki kutsal mekanların da saldırıya uğradığını belirtti. Erdoğan, uluslararası adalet sisteminin ağır yaralı olduğunu söyledi.

Erdoğan, "Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan insanlara da sırtını dönmez. Gazze'de işlenen soykırımın failleri hesap vermedikçe, uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez." dedi.
Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"Şu anda farklı ülkelerden gelen konuklarımızla bu tarihi salonda bir aradayız. Vatandaşı olduğumuz devletlerin birbirinden farklı anayasaları, hukuk sistemleri, yasal ve idari mevzuatları var. Aynı şekilde burada temsil edilen her devletin kendine has bir hukuk geleneği, kuralları, birbirinden farklı teamülleri var.
"ADALET DEVLETİN ÜZERİNE BİNA EDİLDİĞİ TEMELDİR"
Fakat yasama süreçlerimiz, yargılama usullerimiz ne kadar farklı olursa olsun, adalet dediğimizde hepimizin zihninde beliren düşünce zannediyorum aynıdır. Adalet haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet devletin üzerine bina edildiği temeldir. Adalet insanlığın ortak idealidir. Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin gözardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda, adalet kendisine yer bulamaz.

"190'DAN FAZLA ÜLKENİN İRADESİ BEŞ ÜYENİN KARARLARINA BAĞLI"
Bu hususların her biri uluslararası sistem için de geçerlidir. Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu küresel barış ve güvenliği tesis etmektir. Bugün ne yazık ki ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. BM çatısı altındaki 190'dan fazla ülkenin iradesinin veto imtiyazına sahip sadece beş üyenin kararlarına bağlı olduğu yapının adil olmadığının bilincindeyiz.
"BUNLAR YÜZLEŞMEMİZ GEREKEN ACI GERÇEKLER"
Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. Normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar, bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda. Bunları hamaset olsun, polemik olsun diye söylemiyorum. Tam tersine bunlar yüzleşmemiz gereken acı gerçeklerdir. Bu sistemin küresel ölçekte yol açtığı sıkıntılara hepimiz tanıklık ediyoruz.
"HÜRMÜZ'DEKİ TIKANIKLIK GİDERİLEMEDİ"
Küresel petrol ihracatının yüzde 35'inin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık onca çabaya rağmen giderilemedi. Rusya ve Ukrayna arasında 4,5 yılı geride bırakan savaş, her ay binlerce can kaybıyla devam ediyor. Lübnan'da, Yemen'de, Somali'de, Sudan'da, bölgemizin ve dünyanın pek çok yerinde neler yaşandığını hepimiz görüyoruz.
"GAZZE DÜNYANIN EN BÜYÜK TOPLAMA KAMPINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ"
Hepsinden önemlisi Gazze'de üç yıldır dünyanın gözleri önünde insanlar vahşice öldürülüyor. Siviller şehit ediliyor. Çoğu çocuk ve kadın 74 binden fazla Gazzeli katledildi. Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü.
"ATEŞKESTEN SONRA BİN 500 FİLİSTİNLİ KATLEDİLDİ"
Ateşkes, İsrail hükümeti tarafından binlerce kez ihlal edildi. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025'ten bu yana bin 500 Filistinli katledildi, beş binden fazla insan yaralandı. Kudüs'teki kutsal mekanlar baskına uğruyor. Tarihi ve hukuki statüleri, haydutlukla değiştirilmek isteniyor. İsrail, komşuları başta olmak üzere bölgenin huzur ve güvenliğini kendisi için doğrudan tehdit unsuru olarak değerlendiriyor. Bu acı manzara karşısında uluslararası toplumun gerekli tepkiyi vermediğini görüyoruz.
"ULUSLARARASI SİSTEMİN ADALETLİ OLDUĞUNU KİMSE İDDİA EDEMEZ"
Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine umut bağlayan insanlara da sırtını dönmez. Gazze'de işlenen soykırımın failleri hesap vermedikçe, uluslararası sistemin adaletli olduğunu kimse iddia edemez. Uluslararası mahkeme kararlarının tanınmadığı bir sistemin barış ve güvenlik üretmesi düşünülemez. Türkiye olarak her fırsatta işte bu yüzden 'dünya beşten büyüktür' diyoruz. Tam da bu yüzden 'daha adil bir dünya mümkündür' diyoruz.
SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE
Çok iyi bildiğiniz gibi suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı değil. Teknolojiyle beraber suç coğrafyasının küreselleştiğine, elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medya gibi araçların suç örgütleri tarafından çok etkin biçimde kullanıldığına şahit oluyoruz. Suç işleyip, ülke dışına çıkarak adaletten kaçabileceğini sananlar, nereye saklanırlarsa saklansınlar kendilerini güvende hissetmemelidir.