POLİTİKA

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin tarihini iyi öğrensinler

KOCAELİ'de düzenlenen mitingde halka hitap eden Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bize, 'Boğaz'ın batısına geçme' tehditleri savurmaya yeltenen müptezeller, önce gidip bu milletin tarihini iyi öğrensin" şeklinde konuştu.

KOCAELİ'de düzenlenen mitingde, "Türkiye'ye parmak sallayanlar önce açıp bir tarih kitabı okusun" diyen Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bize, 'Boğaz'ın batısına geçme' tehditleri savurmaya yeltenen müptezeller, önce gidip bu milletin tarihini iyi öğrensin" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisince Kocaeli'de düzenlenen mitingde halka hitap etti. Platforma gelen bir çocuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sarılarak gözyaşı döktü. Sahneye gelen ve kendisine sarılarak ağlayan Emirhan'a neden ağladığını soran Erdoğan, "Beni çok seviyormuş. 'Aşığım sana' diyor. Ben de aşığım, ne yapayım?" dedi. Emirhan'ın kilosunun biraz fazla olduğunu kaydeden Erdoğan, Emirhan'a "Vereceksin değil mi kiloyu?" diye sordu.

"Tarihi bir sonuç bekliyorum"

Erdoğan, 31 Mart'ta 'tarihe geçecek bir zafer' beklediğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Bu sefer sizlerden dünyanın öbür ucundaki Türk düşmanlarına, Müslüman düşmanlarına hadlerini bildirecek tarihi bir sonuç bekliyorum. İstanbul'u Konstantinapole çevirme hevesiyle yanıp tutuşan Bizans artıklarına şöyle okkalı bir Osmanlı tokadı indirmenizi istiyorum. DEAŞ'ından PKK'sına Neonazisinden FETÖ'süne kadar ülkemizi hedef olan şer şebekelerinin heveslerini kursaklarında bırakmanızı istiyorum. Şimdi sizlere soruyorum ama öyle bir cevap vereceksiniz ki ta okyanusun ötesinden duyulacak. Öyle bir ses vereceksiniz ki İslam karşıtlarının dizlerinin bağı çözülecek. Öyle bir haykıracaksınız ki, 'Haçlılar mescitlerinize dokunmaz' diyen Pensilvanya'daki şarlatanın, haçlı emellerine hizmet eden Kandil'deki terör baronlarının yürekleri ağızlarına gelecek. Öyle bir gürleyeceksiniz ki silahlarının üzerine yazdıkları yazılarla Türkiyeyi tehdit eden müstevliler ayaklarını denk alacak."

"Kocaeli, 31 Mart'ta bağımsızlığına sahip çıkıyor musun? Kardeşliğine sahip çıkıyor musun? Vatanına sahip çıkıyor musun? Sandığa sahip çıkıyor musun? Gönül belediyeciliğine, 'Evet' diyor musun?" sorularını yönelttiği katılımcılardan, "Evet" karşılığını alan Erdoğan, "İşte Kocaeli, benim Kocaeli'm budur" ifadelerini kullandı.

"Bu ülkeyi her evden bir yiğidi toprağa vere vere kurduk"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihin bir milletin sadece hafızası, mazisi olmasının yanı sıra istikbalinin de pusulası olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Tarih, bir toplum için hem bir ibret vesikası hem de ilham kaynağıdır. Bunun için biz tarihimizden sadece ders almayız aynı zamanda ibret, kuvvet alırız, cesaret alırız, ilham alırız. Çanakkale Deniz Zaferimizin 104. yıl dönümünü kutladık. Çanakkale'yi geçilmez kılan şehitlerimizin aziz hatıralarını yad ettik. 19 Mayıs'ta Samsun'da Gazi'nin istiklal meşalesini yakışının 100. yıl dönümünü anacağız. 29 Mayıs'ta İstanbul'un fethinin 566. sene-i devriyesini hep birlikte coşkuyla idrak edeceğiz. 28 Haziran'da Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın 2 bin 228'inci yaşını millet olarak yine büyük bir gururla kutlayacağız. Polis teşkilatımızdan Danıştaya, Kızılayımızdan üniversitelerimize kadar onlarca ülkenin kuruluşundan daha eski, daha köklü kurumlara sahibiz. Çünkü biz, tesadüflerin bir araya getirdiğini bir millet değiliz. Biz, emperyalistlerin masa başında kurduğu bir ülke değiliz. Biz işgalcilerin sınırlarını çizdiği bir devlet de değiliz. Biz, 2 bin 200 yılı aşan devlet tecrübesiyle büyük bir milletiz."

Katılımcı rakamlarını istediğini dile getiren Erdoğan, "Resmi rakamdan bahsettiler, 120 bin... Maşallah" dedi.

"Türkiye'ye parmak sallayanlar önce açıp bir tarih kitabı okusun"

Erdoğan, şöyle konuştu:

"Biz asırlar boyunca 23 milyon kilometrekarede hükümranlık kurmuş, 3 kıta, 7 iklimde adalet dağıtmış bir ecdadın ahvadıyız. Bu ülkeyi birilerinin lüftu olarak değil, çarpışa çarpışa, her evden bir yiğidi toprağa vere vere kurduk. 15 yaşındaki yavrularımızın kanları var bu topraklarda. Bağımsızlığımızı, büyük güçlerin insanıyla veya ihsanıyla değil, İstiklal Harbimiz ile büyük bedeller ödeyerek kazandık. Nene Hatunların, Kara Fatmaların, Şerife Bacıların, Şahin Beylerin, Sütçü İmamların mücadeleleriyle Kurtuluş Savaşımızı zafere ulaştırdık. Bu toprakları asırlardır ciğerparelerini, 'Ya şehit ol ya gazi' diyerek cepheye gönderen koca yürekli anaların fedakarlığıyla vatan kıldık. Bizi tanımak isteyenler önce gelip Çanakkale'yi ziyaret etsin, Türkiye'ye parmak sallayanlar önce açıp bir tarih kitabı okusun. Bu milleti hafife alanlar gitsin Napolyon'a, 'Kader beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı' cümlesini kurduran mücadeleye baksın. Bizi zayıf görenler, gitsin önce, 'Ya istiklal ya ölüm' şiarıyla dünyanın en güçlü ordularına Anadolu'yu dar eden cesareti kavrasın. Türk milletinin hürriyet tutkusunu ölçmek isteyenler önce açıp İstiklal Marşı'mızı baştan sona iyice bir okusun."

İstiklal Marşı'nın dizelerini alıntılayan Erdoğan, "Namaz kılan 3 yaşındaki çocukları alçakça kurşunlayanlar, 'Merhaba kardeşim' diyen müminleri kalleşçe şehit edenler, bize, 'Boğaz'ın batısına geçme' tehditleri savurmaya yeltenen bu müptezeller, önce gidip bu milletin tarihini iyi öğrensin" dedi. 

"Türkiye'nin güçlü olmaktan güçlü durmaktan başka seçeneği yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yaşadıkları hadiselerin herkese bir hakikati gösterdiğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin güçlü olmaktan, güçlü durmaktan başka seçeneği yoktur. Milletimizin birbirine kenetlenmekten, kardeşliğini perçinlemekten başka hiçbir yolu yoktur. Allah göstermesin Türkiye tökezlerse gönlünü ve gözünü bize yöneltmiş milyonlarca kardeşimiz de tökezler. Türkiye sendelerse Suriye, Irak, Yemen, Libya, Arakan, Bosna da sendeler. Türk milleti zayıflarsa Kudüs davası, Filistin davası, hak, hukuk ve adalet davası da zayıflar. Bu millet, eğer birbirine düşerse dünyanın 195 farklı ülkesinde yaşayan gurbetçilerimiz de güçsüz düşer. Türkiye dünyanın bir ucundaki milyonlar için barışın, huzurun, güvenin sembolüdür. Türkiye Balkanlardan Kafkaslara, Türkistan'dan Afrika'ya kadar kardeşlerimizin dara düştüklerinde sığınacakları son limanın adıdır. Biz sadece kendimiz için sadece gurbetçilerimiz için değil, bütün komşularımız, soydaşlarımız için de güçlü olmak zorundayız. Ancak CHP'nin başındaki zat maalesef bunu idrak edemiyor, ittifakın tavşan ortağı olan hanımefendi, bu gerçeğin farkına varamıyor, ittifaka destek veren Saadet neyle mücadele ettiğimizi anlamıyor. Bunları idrak edemedikleri gibi ülkemizin birçok farklı cephede yürüttüğü beka mücadelesini bunlar baltalamaya çalışıyorlar. Türkiye'nin hedef tahtasına konulduğu böylesi bir dönemde sırf 3-5 oy daha fazla almak için bölücü örgütün uzantılarıyla iş birliği yapıyorlar."

"Ne idüğü belirsiz ama Kürdistan diyor"

Sezai Temelli'nin bazı açıklamalarını izleten Erdoğan, "Bu adam Kürt de değil onu söyleyeyim. Ne idüğü belirsiz ama ne diyor, 'Kürdistan' diyor. Şimdi Kocaeli'nden Türkiye'ye sesleniyorum; Kocaeli'de yaşayan Kürt kardeşlerime de sesleniyorum; Türkiye'de Kürdistan diye bir bölge var mı? Bizim Güneydoğu Anadolu bölgemiz var, Doğu Anadolumuz var, Karadenizimiz, Akdenizimiz, Orta Anadolu bölgemiz var, Egemiz var, Marmaramız var. Şimdi bu temeli olmayan adam Kürdistan'ı çok seviyorsa Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var, defol oraya git. Seninle gelecek olanlar varsa onları da al yanına beraber git ama Türkiye'de böyle bir bölge yok. Bunlar ayrımcı, bunlar ülkemizi bölmek isteyenler ama biz ülkemizi bunlara böldürmeyeceğiz. İşte Beka meselesi dediğimiz bu" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 Mart'a kalan 12 gün içinde herkesin çok çalışması gerektiğini anlatarak, "Sandıkta bunlara gerekli olan dersi vermeliyiz. İmralı'daki caniye özgürlük isteyen terör sempatizanlarını CHP listelerinden ittifak kontenjanından belediyelere sızdırmanın mücadelesini veriyorlar. Türk ve Müslüman düşmanlarına tek bir söz dahi söylemezken her gün miting meydanlarında bize iftira atıyorlar" dedi.

"Bu ifadeleri nasıl kabul ediyorsunuz?"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Yeni Zelanda'daki saldırının ardından yaptığı açıklamaları ekrandan izleten Erdoğan, "Şu açıklamaya bak: 'İslam dünyasından kaynaklanan terör.' Ne vicdansız adamsın sen. Sen nasıl olur da bu terörün kaynağını İslam dünyası olarak söylersin? Ey CHP'ye gönül veren kardeşlerim, bu ifadeleri nasıl kabul ediyorsunuz. Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman değil mi? Öyleyse İslam dünyasına nasıl olur da terörün kaynağı olarak bu ifadeyi kullanıyor. Yani bu adam ya zır cahil, ya zır zır cahil nereye vardırırsan vardır" dedi.

Erdoğan, Yeni Zelanda'da bir alçağın cuma namazına giden 50 kişiyi şehit ettiğini ve CHP Genel Başkanı'nın çıkıp kendilerini sorgulama tavsiyesinde bulunduğunu söyledi.

"İslamofobikleri masum gösteriyor"

"Sen önce kendini sorgula" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"50 masumun vahşice şehit edildiği bir terör saldırısının, bir katliamın ardından neonazilerin ağzıyla beyanat veriyorsun. Terörist senatör ne diyorsa, hangi argümanları dillendiriyorsa, hangi tezleri savunuyorsa CHP'nin başındaki zat da benzer şeyleri söylüyor. DEAŞ ve El-Kaide saldırılarını gündeme getirerek Yeni Zelanda'daki, Avrupa'daki, Amerika'daki İslam karşıtlarının tezlerine buradan lojistik destek sağlıyor. Tıpkı 17-25 Aralık'ta FETÖ tezlerine sözcülük yaptığı gibi. 15 Temmuz sonrası FETÖ'cülerin ağzıyla konuştuğu gibi bugün de faşistlerin, ırkçı fanatiklerin avukatlığını yapıyor. 23 bin TIR dolusu silah verilen YPG'li katilleri masumlaştırmaya çalıştığı gibi bugün de, 'Müslümanlar kendilerini sorgulasın' diyerek İslamofobikleri masum gösteriyor. Hiç kimse bu tavrı siyasi gaf diyerek basitleştiremez, geçiştiremez. Hiç kimse bunu siyaset bilmezlik diyerek hafife alamaz. Bunun adı siyasi basiretsizlikten öte gaflettir dalalettir. Bey Kemal'in kırdığı potların boyu CHP Genel Merkezini bile aşmıştır. Bay Kemal'in imza attığı skandalların hesabını artık CHP'li kardeşlerim bile tutmayı bırakmıştır. Bu şahsın kaset tezgahıyla CHP'nin başına getirildiğinden beri milletin hayrına memleketin faydasına hiçbir kelamı yoktur. Bu zatın sözde adalet yürüyüşünde olduğu gibi millet memleket düşmanlarına kanlı kalkan, canlı kalkan olmaktan başka tek bir icraati yoktur. Ama milletimiz inşallah 31 Mart'ta demokratik yollardan bunun hesabını soracaktır. 31 Mart'ta Kocaeli sandıkta sadece neonazilere değil onları tezlerine mühimmat taşıyan gafillere de sandıkta derslerini verecektir."

Erdoğan'ın sahneye çağırdığı çocuk büyük sevinç yaşadı 

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kocaeli mitinginde sahneye çağırdığı 14 yaşındaki Emirhan Soydan, Milli İrade Meydanı'nda AK Parti tarafından düzenlenen mitingin ardından, gazetecilere yaptığı açıklamada, miting alanında partililerin kendisini kaldırdığını belirterek, "Tayyip Dede" diyerek bağırdığını ve bunun üzerine Erdoğan'ın kendisini görüp çağırdığını söyledi.

Korumaların kendisini sahneye götürdüğünü ifade eden Soydan, "Orada bayılacak gibi oldum, ellerim titredi, direkt sarıldım. Onu çok seviyorum. O an hiç onun yanından gitmemek ondan ayrılmamak istedim. Sahneye çıkınca bir an durdum, 'Gerçek mi, rüyada mıyım?' dedim. Sonra gittim koşa koşa sarıldım Cumhurbaşkanına. Allah bir daha görüşmek nasip etsin. İnşallah bir daha görüşürüm" diye konuştu.

Emirhan Soydan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisine neden ağladığını sorduğunu dile getirerek, "Seviyorum, aşığım' dedim. Sonra zaten oraya döndü, 'Aşıkmış bana' dedi. Yanında tuttu beni" ifadesini kullandı.

Sitene Ekle
Yorumlar