BIST 11.090
DOLAR 32,84
EURO 35,68
ALTIN 2.543,52
HABER /  POLİTİKA  /  CHP

CHP'de Kılıçdaroğlu'na muhtıra verdiler

CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Sezgin Tanrıkulu'nun Dersim olaylarıyla ilgili özür açıklamasını değerlendirdi.

Abone ol

Kılıçdaroğlu'ndan Tanrıkulu'nun Dersim konuşmasını kınamasını beklediklerini söyleyen Öymen, Eğer bunu yapamazsa Kılıçdaroğlu'nun Atatürk'ün koltuğunda oturmayı sürdürmesi mümkün değildir" dedi.

CHP adına Dersim'de yaşananlardan özür dileyen Sezgin Tanrıkulu, partide depreme yol açtı. Hedefte Tanrıkulu'na gereken tepkiyi göstermeyen Kılıçdaroğlu da var.

"BÖYLE YAPARAK SİZ ATATÜRK'Ü SUÇLAMIŞ OLUYORSUNUZ. BUNU KABUL ETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"
Programı nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan CHP Eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun Dersim olaylarıyla ilgili özür açıklamasının, Atatürk döneminin suçlanması anlamına geldiğini vurgulayarak, bunun kabul edilemeyeceğini söyledi. Öymen şöyle konuştu:

Bin kere özür diliyorum

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CNN Türk'te Katıldığı programda CHP Genel Başkan Yardımcı olduğunu vurgulayarak, "Dersim'de acı duyan herkesten bin kere özür diliyorum" demişti. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilgisi dahilinde bu programa katıldığının altını çizen Tanrıkulu, sadece özür dileyerek bu sorunun çözülemeyeceğini, araştırma komisyonu kurulması gerektiğini belirtmişti.

"CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun bir televizyon programında Dersim ve Atatürk dönemiyle ilgili söylediği sözler, gerçekten benim açımdan çok üzüntü verici olmuştur. Orada Dersim olayları dolayısıyla parti namına ya da partinin bir yetkilisi olarak özür açıklaması son derece üzüntü vericidir. Çünkü özür dilemek için, partiyi, geçmişi, Atatürk dönemini suçlamak lazım. Yani onu suçluyorsunuz ki o dönemde yapılanlardan özür diliyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde hiç bir yöneticisi bu şekilde Atatürk'ü suçlayıcı bir beyanda bulunmamıştır. Atatürk'ün yaptığı dönemle ilgili hiç bir zaman hiç kimse özür dilememiştir. Böyle yaparak siz Atatürk'ü suçlamış oluyorsunuz. Bunu kabul etmek mümkün değildir. Buna müsamaha etmek de mümkün değildir."

"KILIÇDAROĞLU BU KONUŞMAYI KINAYACAKTIR, YAPAMAZSA ATATÜRK'ÜN KOLTUĞUNDA OTURMAYI SÜRDÜREMEZ"
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Tanrıkulu'nun konuyla ilgili açıklamasını kınaması gerektiğini belirten Öymen, aksi takdirde o koltukta oturamayacağını ifade etti. Özürün yanı sıra Dersim olaylarının Kerbela'ya benzetilmesiyle ilgili de sessiz kalınamayacağını dile getiren Onur Öymen şunları söyledi:

Özür mözür dilemiyorum

CHP Mersin milletvekili Ali Rıza Öztürk, Tanrıkulu'nun Dersim çıkışıyla ilgili şunları söylemişti: "Ben hiç özür mözür dilemiyorum. Tarihte yaşanmış olaylar vardır. Her ülkenin tarihinde devletlerin kurulduğu sırada yaşanmış olaylar vardır. Bu olayların kimisi acı, kimisi tatlı olaylardır. O olayların somut olarak ortaya çıkması lazım. O olayları değerlendirmek için de 2015'nin Türkiye'sine bakamayız. 1930'ların koşullarıyla olayları değerlendirmek lazım. O günleri yaşamamış bilmeyen kişilerin 2015 yılının gözüyle 1930'ları değerlendirmesi mümkün değildir.

"Ben ümit ediyorum ki partinin genel başkanı sayın Kılıçdaroğlu bu konuşmayı kınayacaktır, bu sözlerin CHP'yi bağlamadığını söyleyecektir. Eğer bunu yapamazsa Kılıçdaroğlu'nun Atatürk'ün koltuğunda oturmayı sürdürmesi mümkün değildir. Atatürk'ün koltuğunda oturacaksınız ve partinizin yöneticilerinin Atatürk'ü suçlamasına göz yumacaksınız, bu mümkün değildir. Ayrıca Başbakan'ın Dersim olaylarını Kerbela'ya benzetmesine de tepki göstermeyeceksiniz, bu da mümkün değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tabanının, üyelerinin, örgütünün bunu içine sindirmesi söz konusu olamaz. Yani ben şahsen bu sözleri içime sindiremedim, içine sindirenleri de içime sindiremiyorum. Partide evvelce Atatürk'ün koltuğunda oturanlara da görev düşüyor. Hem partide, hem devlette Atatürk'ün koltuğuna oturanların, bu şekilde Atatürk'e yönelik bir suçlamada bulunulmasını kabul etmeleri, tepkisiz kalmaları mümkün değil. Geçiştirici sözlerle bu meseleyi çözemezsiniz, açık bir tavır almak zorundasınız. Atatürk'ü suçlayanların yanında mısınız? Partinin birliği, bütünlüğü  düşüncesiyle bunu görmezlikten mi geleceksiniz? Yoksa buna açıkça tavır mı koyacaksınız? Bu arkadaşların görevi bırakmasını mı isteyeceksiniz? Bunu bütün partililerimiz beklemektedir. Herkese görev düşüyor. Artık susma zamanı değildir. Susarak partiye hizmet edilemez. Hele partinin açıkça Atatürk'ün döneminin partide suçlandığı bir ortamda susmak partiye yarar sağlamaz, partiye zarar verir. Bence herkesin tavrını açıkça ortaya koyması lazımdır. CHP tarihinde görülmemiş bir olay yaşanmıştır. Buna mutlaka tepki göstermek lazımdır. "