BIST 1.393
DOLAR 8,44
EURO 10,04
ALTIN 492,24

Cehaletin emaresi

Tasavvuf üstadı İbn-i Ataullah El-İskenderi’nin söylediği bir Tasavvuf-i Hikmeti paylaşayım sizlerle.

Şöyle öğüt veriyor büyük bilgin;

“Her sorulana cevap veren, her gördüğünü anlatan ve her bildiğini söyleyen kişinin cahil olduğunu anla.”

Ne kadar da özlü bir söz! 

Bu hikmette cehaletin emaresi olarak üç hal sayılmıştır.

1)Her sorulana cevap vermek

Sorulan sorulara derhal cevap vermek, sonu olmayan ilim ve fenlerin hepsini bilmeye bağlıdır. Bu da sınırlı olan insan için olmayacak bir haldir. Zira Kur’an’da: “Size ilimden çok az bir şey verildi.” (İsra/85) buyurulmuştur. Her sualin cevabını bildiğini iddia etmek, ilmin mahiyetinden habersiz olduğunun neticesidir. Ayrıca soranın durumuna, akıl ve idrakine göre cevap vermek gerekir. Soranın verileceği cevaba ehil olup olmadığını bilmeden cevap vermek, ehil olmayana vermek olur.

Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuşlardır;

İlim üçtür: biri farzlar, diğeri sünnetler, biri de Lâedrî’dir yani her suale cevap vermeye kalkışmayarak bilmiyorum demektir.” Bu hadis-i şerife göre bazen bir şeyin idrakinden acziyet göstermek de bir nevi ilimdir.

Hazreti Ali’nin bu konuda meşhur sözünü hatırlamakta fayda var; “Kim ben bilirim derse, cahildir.”

Ne yazık ki toplumumuzda fazlasıyla görülen bu durum, her geçen gün insanları hakiki bilgilerden uzaklaştırıyor. Böylelikle insanlar, gerçeğin ne olduğunu bilmeyecek durumlara düşüyorlar. Bir yıkım zinciri olan her sorulana cevap verme sorunsalı, topluma yanlış bilgi vermeye yol açarak çığ gibi büyüyen bir felakete dönüşüyor. Akıllı kimse evvela cevabını vereceği sorunun hakikati bilir sonrasında ise sorunun sahibinde nasıl bir etki bırakacağını ön görerek cevaplar.

2)Her gördüğünü anlatmak

“Maddi ve manevi müşahedelerinden bahsetmek, insanların içindeki düşünceleri okuyup açmaktır.”

Bu saklanması gerek sırrım ifşa edilmesi olduğu için cehil alametlerindendir. Neticede hür kişilerin kalpleri sırların kabirleridir. Bu sırlar Allah’ın kuluna emanetleridir. Onu ifşa etmek ise hıyanettir. Zira “Allah hainleri sevmez. (Enfal/58)

Kulların yaşadıkları olaylar onların sırlarıdır. Her gördüğü başkasına anlatmaya çalışan kişi, sırlardan uzaktır. İfşacılık dinimizce de haram kılındığı halde, dönemimizde fazlasıyla rastlanan bir durumdur. Böylelikle cehaletin günümüzde ne kadar ileri boyutta anlayabiliriz.

Akıllı kişiler, her gördüğünü anlatmayarak karşısındakinin aklını bulandırmaz, gördüğü şeylerin mahremiyetini korur. Aksi takdirde, ne yaşanmışlık kalır, ne de yaşanacaklar.

3)Her bildiğini söylemek

Bilen bir kişi, söylenmesi doğru olanla olmayanı ayırır, bazısının sonradan inkar edilmesine, zarar ve fesat doğmasına sebep olacağının farkında olur ve susar. Çünkü istidatlar farklı olduğundan idrak edilmesinin de farklı olacağı aşikârdır. Birinin idrak edebildiği şey, başkasının havsalasına sığmayabilir ve söylenmesi garipsenir inkar edilir.

Binaenaleyh Resulullah şöyle buyurmuştur; “Fevkalade bir ilim vardır ki, onu ancak ârifler bilir. Eğer bu ilmi açıklamış olsalar, hüsran ehli onu inkar ederler.”

Ebu Hureyre ise şöyle buyurmuştur; “Ben ilâhi ilim şehri olan Resulullah Efendimizden ili dağarcık ilim öğrendim, onun birini açıklayıp yaydım. Eğer diğerini de ilan etmiş olsaydım benim boğazımı keserdiniz.”

Akıl sahipleri her hakikati her mekanda beyan etmez, akıllıca davranarak bildikleri her şeyi sunmazlar. Her bildiğini söyleyenler, telif hakları halka arz edilmiş kimselerdir.

Sonuç olarak, cehalet tarih boyunca her zaman var olan ve var olacak bir kavramdır. Herkesin bir aklı olduğu gibi aklını kullanmayacak yapısı da vardır. Akıllarını koruyarak hareket eden insanlar, tarihin her safhasında başarılı işlere imza atmış, şerefli, karakterli, toplumuna faydalı bireyler olmuşlardır. Cahiller ise insanların akıllarını bulandıran, toplumun dengesini yıkan, gerçeğin öğrenilmesine engel olan kişilerdir. İslam literatüründe, akıllı olmak cehaletten uzak durmak bir görevdir. Her Müslüman, aklını ilim ve irfanla besleyerek yaşamalıdır. Aksi halde kendisini yıkacağı gibi büyük bir kesiminde vebalini sırtlar. Hayat akıllıların ve cahillerin savaştığı bir meydandır. Kazananlar ise, aklını hakikat için kullananlardır.

Selametle..

Yorumlar 1 yorum