Yemişim böyle dokunulmazlığı!..

Yaklaşık bir haftadır Türkiye'deki internet gazetelerinde bir haber dolaşıyor. Söz konusu haber, Selahattin Demirtaş'ın Rusya gezisi sırasında Lavrov'dan tanksavar füze istediğini iddia ediyor.

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Yaklaşık bir haftadır Türkiye'deki internet gazetelerinde bir haber dolaşıyor. Söz konusu haber, Selahattin Demirtaş'ın Rusya gezisi sırasında Lavrov'dan tanksavar füze istediğini iddia ediyor.

Günlerce bu haberin tekzip edilmesini bekledim ama Demirtaş'tan bir yalanlama gelmedi.

Gelmediği gibi, iddianın gerçek olabileceğine delalet eden yeni bir gelişme yaşandı.

Rus medyası da HDP liderinin Lavrov'dan Türkiye'ye karşı kullanılmak üzere füze istediğini yazmaya başladı.

Demirtaş'tan yine tık yok!

Basınla bir araya geliyor, hendekleri savunuyor, millete ve devlete ağzına geleni söylüyor ama bu konu hakkında tek kelime etmiyor. Bu durum, haberin yalanlanamayacak derecede doğru olduğunu gösteriyor.

Ziyaretin tarihi, düşmanla işbirliği yapmak için aradığı fırsatı bulduğunu ve bu fırsatı kaçırmak istemediğini gösteriyordu.

Kimse bana Türkiye'ye düşmanca yaptırımlar uygulamaya çalışan bir ülkeye yapılan bu gizemli ziyareti açıklayamaz. Bu kadar zaman gitmemiş de neden şimdi?

Lavrov'a saz resitali sunmak için gitmediğine göre başka ne için olabilir?

Şunu herkes iyi bilsin!

Türkiye'nin amacı Kürtler'i silmek değil, terörü bitirmek. Öyle sosyal medyada, "Devlet katliam yapıyor" diye algı operasyonlarına girişmekle bu gerçeğin üzeri örtülemez.

Bölgeden kaçan masum halk TV ekranlarında devletin değil, PKK'nın katliam yaptığını haykırarak söylüyor.

Kaldı ki önümüze bazı video görüntüleri geliyor.

Etkisiz hale getirilen terörisitlere, ellerindeki silahları güvenlik güçlerine yöneltinceye kadar ateş edilmiyor. Polis, roket atmaya çalışan PKK'lılar için meslektaşlarını "Ayaklarından vur, bacaklarından vur, öldürme!" diyerek uyarıyor.

Teröriste karşı bile bu kadar hassas davranan güvenlik güçlerinin sivil katliam yaptığı masalını ancak okullardaki çocuklara anlatabilirsiniz.

Hal böyleyken gidip orada burada, "Türkiye Kürtler'i katlediyor. Hazır siz de onlara düşman olmuşken gelin birlikte savaşalım" demenin tek adı var.

Vatana ihanettir bunun adı...

Seçilmiş olmak hiç kimseye vatan ve millet düşmanı olma hakkını vermez, vermemeli.

Dokunulmazlık aldı diye sabah akşam devlete hakaret edebilecek, vatan millet aşkıyla yanan halkla dalga geçebilecek, teröriste destek verebilecekler öyle mi?

Yemişim böyle dokunulmazlığı!

Eniğinden cücüğüne varıncaya kadar ne kadar terörist varsa hepsi benim milli ve manevi değerlerime hakaret edecek.

Bununla da yetinmeyecek, gidip düşmanımla Türkiye üzerine planlar yapıp füze isteyecek. Biz de oturup, "Aman dünya kamuoyu ne der?" diye çaresizlik içinde izleyeceğiz.

Yer küre üzerinde ve dahi uzayda bile, bu kadar aleni yapılan vatan hainliğini içine alabilecek genişlikte bir demokrasi anlayışı yoktur!

Fazla bir şey istemiyorum.

Bu işi başka ülkede yapanlara ne yapılıyorsa, benim ülkemde de aynısı yapılsın!

Bana bir hafta önce yazdığım yazıyı hatırlatmanıza gerek yok!

Evet; o yazıda HDP'lilere hapis cezası verilmesinin onları mağdur duruma düşüreceğini, bu mağduriyetin onlara daha fazla oy olarak döneceğini söyleyen bendim.

Lakin bu korkunç ihaneti görmeyen Kürt halkı hala onlara oy vermeye devam edecekse o da kendilerinin bileceği iş!

Bu iş sadece hendektekileri etkisiz hale getirmekle, yani savaşla olacak gibi değil. Artık teröre ve teröriste destek verenler için yeni kanunlar gerekiyor.

Vatandaşlıktan men gibi, sınırdışı edilmek gibi!...

Ortada bir suç var ise o suçun bir de karşılığı vardır. Bu gelişmiş toplumlarda böyledir. Genel huzur ve güvenliğin varlığını tehdit eden her kişi şiddetle cezalandırılır. Adalet mülkün temeli ise, o adaleti tesis etmek devletin görevidir.

Devlete düşen bundan sonra şudur.

Bir yandan terörle mücadele, diğer yandan teröre destek verenlerle mücadele yapılırken beri yandan bölge halkıyla büyük ve samimi buluşmalar gerçekleşmeli.

Yöre halkını sarıp sarmalayan, onların maddi ve manevi yaralarını kapatan büyük yatırımlar yapılmalı. Terör nedeniyle evini bırakıp gidenlere başlarını sokacakları bir yuva tahsis edilmeli.

Bunun yanısıra bölgede yaşananlara şahit olan kim varsa, ekranlarda olmalı ve "Devlet katliam yapıyor" şeklindeki iftira içerikli algı operasyonları çürütülmeli.

Yoksa bu iş "Türkiye IŞİD'e destek veriyor" yalanı gibi herkesin inandığı bir söylem olup çıkacak.

twitter.com/slymnoz

facebook.com/slymnoz