Hayatla Beraber Kapadokya

Hasret, gurbet, buram buram toprak kokan bir sevdadır yaşamak, sizlerle paylaştıkça çoğalan. Her zaman oluğu gibi ülkemizin turizm değerlerinin tüm dünyaya en iyi şekilde tanıtılabilmesi için büyük bir özveri ve emekle siz değerli okuyucularımızın yoğun d

Alper TEKBAŞ alper@internethaber.com

Merhabalar,

Hasret, gurbet, buram buram toprak kokan bir sevdadır yaşamak, sizlerle paylaştıkça çoğalan. Her zaman oluğu gibi ülkemizin turizm değerlerinin tüm dünyaya en iyi şekilde tanıtılabilmesi için büyük bir özveri ve emekle siz değerli okuyucularımızın yoğun desteği ile yolumuza  adım adım devam ediyoruz. 

   

Dünyanın dört bir yanında memleket hasretiyle yaşayan gurbetçi vatandaşlarımızın ve sizlerin yoğun ilgi gösterdiği Hayatla Beraber Kapadokya Programı gücümüze güç katkı. Yoğun ilgi gören bu programı aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

   

Güzel Atlar Diyarı Kapadokya’dan Sizlerle Paylaşılanlar

Önce Türk turizmine büyük katkıları olan ve ülkemizin dünyaya en iyi şekilde tanıtılması için büyük bir çaba gösteren ve Kapadokya’da nerede kalmalıyım sorusunun en güzel cevabını veren, konaklamanın yükselen trendi kayaya oyma odalarıyla butik otelciliğin dünyadaki en ilginç ve sıra dışı ödüllere doymayan mekanı Yunak Evlerinin kapılarını Alper Tekbaş sizler için aralıyor.  Kapadokya bölgesinin genç, dinamik, örnek otel yöneticisi Abdullah İnal öyle güzel anlatıyor ki Kapadokya sevdasını ve Yunak Evlerini Alper Tekbaş’ın tüm sorularını gururla yanıtlıyor ve Abdullah İnal tatilcileri Kapadokya’ya davet ediyor. Bir Dünya gibidir yunak evleri sizde evinize hoş geldiniz. Dünyanın en ilginç en iyi otelleri arasında sürekli vazgeçilmez bir otel adresi olan Yunak Evlerinin serviste mükemmeliyet ve her misafiri ile bire bir özel ilgilenmesi en önemli prensiplerinden. Yunak  Evleri, Ürgüp’ün merkezinde, bir meydana bakan ve özenle restore edilmiş, 5.ve 6. Yüzyıldan kalma altı kaya evler ve bir 19. yüzyıl konağından  oluşmaktadır.

  

Yunak Mahallesi’nin hikayesine gelince…

Eski zamanlarda; evlerinde su bulunmayan kadınlar, çamaşırlarını yıkamak ve temizliklerini yapmak için mahalle meydanlarındaki çeşmelerde toplanırlarmış. İşte “Yunak” adı hem temizliğe, hem de sohbete gelen kadınların kullandıkları bu çeşmelerden geliyor.

Değerli antika mobilyalarla dekore edilen ve her biri farklı karakterdeki 20 standart 3 deluxe, 7 suite olmak üzere toplam 30 kaya odası ile Yunak Evleri dünyanın en eski mağara oteli olmaya aday. Yunak Evleri’ndeki odalar restore edilirken her evin oda tipine sadık kalınarak, ahır ise ahır, mutfak ise mutfak, oturma odası ise oturma odası olarak kendi geçmişinin çizgileri korunarak otele dönüştürülmüştür. Her evin ve her odanın farklı olmasından dolayı sıradan bir restorasyon mümkün olmamıştır. Onun yerine, her oda, her detay için ayrı bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Tarihi özelliği bozulmadan, sadece temizlenerek ve doğal özellikleri korunarak restorasyon tamamlanmıştır. Ayrıca gerekli bütün koruma tedbirleri de alınmış. Restorasyon öncesi otelin bulunduğu alan kelimenin tam anlamıyla bir harabe iken, mimarlar ve tecrübeli restorasyon ekibi ile günde ortalama 25 kişi çalışarak, restorasyonu yaklaşık dört yılda tamamlamışlardır. 2500 traktör moloz atılmış,15.000’den fazla eski taş kullanılmış. Odaların her biri farklı olduğundan, dekore edilirken de her biri ayrı şekilde dekore edilmiştir. Dolayısıyla, odalar birbirinden çok farklıdır. Odaların dekorasyonunda, elişi dantel perdeler, elişi dantel yatak kenarları, eski sandıklar, antika komodinler, Osmanlı örtüler, eski pirinç ferforje karyolalar, çalışma masaları, eski işlemeli çevreler, eski Türk halıları ve eski lambalar kullanılmış.

Bir otelden çok ilginç bir ev havasındaki tüm dünyanın dikkatini çeken bu oteli Alper Tekbaş sizlerin beğenisine sunuyor.

Aslında nedenleri yazmakla bitmeyen Kapadokya dersek daha doğru ifade etmiş oluruz. Çünkü tarihi antik çağlara kadar dayanan dünyada eşi benzeri olmayan, her mevsim ayrı güzel ve önemini hiçbir zaman kaybetmemiş bir doğa harikası…
Hititlerden Friglere, Perslerden Makedonyalılara, Romalılardan, Bizanslılara, Selçuklulara, Osmanlılardan günümüze ve yarınlara uzanan bir masal kahramanının ta kendisi.

  

Adeta geçmişten geleceğe yaşayan bir dinler mozaiği…

Yüzyıllar boyunca birçok medeniyetin din, dil, ırk demeden gelip yerleştiği, barış içinde yaşadığı, Türk misafirperverliğinin derinden hissedildiği bir turizm cenneti olmayı başarmış bu eşsiz topraklar ülkemizin önemini gözler önüne sererken, yerli ve yabancı turistlerinde vazgeçilmez tutkusu olmayı hak ediyor.

  

Kapadokya Klasikleri

Sadece bölgeye has yöre halkının Peri Bacası ismini verdiği tüf ve andezitten oluşmuş kaya monolitleri, Kızıl ırmağın kollarının nakış işler gibi emek emek oluşturduğu vadileriyle bütünleşmiştir. Keşfetmek istercesine bakan gözlerin hayretle baktığı binlerce yıllık yer altı şehirleri, kayaya oyulmuş kiliseleri, yüzyılların tanığı renkli freskoları, kendinizi bir kartalın kanadında gibi hissedebileceğiniz hisarları, binlerce yıldır yöre halkının her türlü ihtiyacını sağlayan bağları, ağaçları, tarlaları, mahzenleri, konakları, köyleri, saymakla bitmez bu doğa şaheseri güzelim toprağın eşsiz nimetleri.

  

Evrenin Muhteşem Hediyesi

Anadolu’muz da tabiat ananın bizlere sunduğu bu muhteşem hediyeyi gezip, görmek, anlamak ve yaşamak gerekiyor. Perslerin namıyla Katpatuka yazmakla bitmeyen güzellikleriyle sizleri bekliyor.

  

Körde Bilir Avanos’un Yolunu Kırık Çanak Çömleğinden Bellidir

Hititlerden bu yana süre gelen babadan oğula devam eden çanak- çömlek sanatının izlenebileceği ve denene bileceği ender yerlerden birisidir Avanos. Eski adıyla Halys yeni adıyla Kızılırmak nazlı bir gelin gibi süzülür Avanos’un içinden.

   

Tabanındaki kil yöre halkına bu sanatı sunmuştur. Nasıl ki bu nehir Hititler’e ev sahipliği yaptıysa şimdi de bizlere kollarını açmıştır. Avanos’a yolunuz düşerse çekinmeden oturup tezgaha başlatın toprakla ellerinizi birleştirmeye, isterseniz uzun süre katılıp çömlek kurslarına katılabilirsiniz. Kapadokya bölgesin de Avanos da kayaların içerisine, tamamen el işçiliği ile oyularak inşa edilmiş 4500 m2 alanında, 250 yıllık tecrübesi ile geleneksel el sanatlarını sanat severlerle ve yöreyi ziyarete gelen tatilcilerle buluşturan Fırça Ailesinin genç Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kasap, Alper Tekbaş’a yaptıkları paha biçilmez el işçiliği ile oluşan hikayelerini anlatıyor.

Yörenin En Güzel Lezzetlerine pastırmalı kuru fasulyeden kaymaklı ekmek kadayıfına kadar bizim evin mutfağını ziyaret eden Alper Tekbaş bu muhteşem lezzetleri ve sırrını ekranlara taşıyor.

   

Alper Tekbaş Kapadokya da balon turu olmazsa olmaz deyip gökyüzünden süzülerek muhteşem peri bacalarının manzarasıyla adeta başımızı döndürüyor. Popülaritesiyle bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin ilgisini de unutmamak gerek. Kapadokya’nın güçlü ve güvenilir Balon firması Voyeger’ın Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Halis Aydoğan balonla ilgili merak edilen her şeyi Alper Tekbaş’a anlatıyor.

  

Gökyüzünde sonra yeryüzünden de Alper Tekbaş Kapadokya’yı keşfe çıkıyor.

Yürüyüş ve deve turlarının da yapıldığı Dervent vadisinin diğer adı da Pembe vadidir. Dervent vadisinin içinden geçen yoldan geçen insanı şaşırtan ilginç kaya oluşumlarını görmek mümkündür. Bir yanınızda penguen, daha ileride   yunus balıkları, ötede sanki kabarık etekli Meryem Ana ve yanında irili ufaklı insan figürleri… Ayrıca görenlerin deveye benzettiği ilginç bir kaya oluşumu halâ sağlam duruyor.

Dervent vadisinde herhangi bir kaya kilise olmasa bile, yürüyüş severlerin ilgisini çeken, hayal güçlerinin sınırlarını zorlayarak, sanki başka bir gezegen çok huzurlu bir doğa harikasıdır dervent vadisi. 

Kapadokya bölgesinde benzersiz olan mantar formundaki enteresan Peribacalarının bulunduğu Paşabağ Vadisi aynı zamanda da Peribacası oluşumu ve gelişiminin de en iyi gözlenebildiği yerlerden birisidir. Ayrıca yürüyüş yolları da peribacalarının arasından geçtiği için burada yürüyüş yapmak da oldukça zevklidir. Bu peribacalarının içi ve üst bölümleri bir zamanlar münzeviler ve keşişler tarafından korunma ve inzivaya çekilme maksatlı kullanılmış. Paşabağ bir nevi dünyadan eli ayağı çekme mekanı olarak kullanılması nedeniyle Rahipler Vadisi olarak da bilinir. Keşişler burada inzivaya çekilmekte çok haklılar. Ortamın etkileyici atmosferinden olsa gerek bu ilginç yapıların arasında insanın içini garip bir huzur kaplıyor. Vadinin içlerine doğru gittikçe sanki gerçek dünyadan kopup farklı bir dünyaya geçiş yapıyorsunuz.

  

Halı Atölyeleri

Kapadokya da binlerce yıllık geleneğimiz olan halı ve kilim dokuma tezgahları da dikkatleri çekiyor. Halı ve kilim ile ilgili tüm ayrıntıları ve aşamaları görebileceğiniz birçok halı atölyesi mevcut.

 Bazaar 54 Kapadokya’nın halı üstadı Sefa Yıldırım Alper Tekbaş’a halı ile ilgili çok ilginç ayrıntıları paylaşan isim oluyor.

Kapadokya da gezip görmek, keşfetmek için yapabileceğiniz bir listede olmazsa olmazlar uzayıp gidiyor. Türkiye’nin en önemli açık hava müzesi Görme de gezinize başlaya bilirsiniz ya da Ihlara, Zelve, Güvercinlik, Derbent, Kızıl çukur, Soğanlı gibi vadilerde trekking ve utv motor ile gezintiye çıkabilirsiniz.

  

Her dönem cazibe merkezi olmuş Kapadokya da gerçekten övgüyü hak ediyor, Alper Tekbaş’ta bu masalsı bölgeyi enine boyuna adeta her miliminde mekik dokuyarak sizlerle buluşturuyor.  Tatilin Ayaklı Google’ı birbirinden güzel görüntülerle Kapadokya’yı bizlerin beğenisine sunuyor.

  

Tüm Kapadokyalılara göstermiş oldukları ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyorum.  Alper ile Tekbaşına değilsiniz, Türkiye’nin her yerindesiniz.  Bu Cumartesi 12.00’da ülkemizin birbirinden ilginç köşelerinden paylaşımlarla Atv Avrupa ekranlarında Hayatla Beraber programında sizlerle buluşmanın heyecanı içerisindeyim.

Tatil tadında kalın.