Eyyubi'yi yad ederken Erdoğan'ı düşünmek!..

Dün 4 Mart'tı.Unutup geçmek mümkün mü? Çünkü Selahaddin Eyyubi'nin ölüm yıldönümünde onu rahmetle yad ederken Erdoğan'ı iyi düşünmek gerek.

Osman DİYADİN o.diyadin@hotmail.com

Dün  4 Mart’tı..

Bu tarihi  unutmadan geçmek bu ülkenin bir aydını,bir yazarı ve bir ferdi olarak geçmek bize yakışmaz.Çünkü bu tarih Büyük Komutan Kudüs Fatihi Selahaddin-i Eyyubi’nin vefatının 82.yılı..

Rahmet ile yad ediyoruz..

Öyle bir deha, öyle bir komutan ki bugün  böyle bir tarihte onu anlatmak boynumuzun borcu olsa gerek..

***

1099’da  İslam alemi derin bir sessizlik içinde ve parçalanmış haldeydi. 

Hatta ihanet içerisinde olanlar vardı!.

İşte o dönem Kudüs’ü tekrar fetheden, bütün dinlere burada yaşama fırsatı veren örnek bir şahsiyet, asil, örnek bir Müslüman ve takva sahibi bir kumandan ortaya çıkmıştı...

O kahraman Selahaddin Eyyubi’ydi..

Amacı yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak,  mazlumların yolunu aydınlatan bir meşale olmaktı…

Eyyubi o öyle içli bir liderdi ki, 2 günde 40 bin Müslüman’ın katledildiği 1.Haçlı işgalinde, Süleymaniye Tapınağı’nda akıtılan Müslüman kan seviyesinin diz boyunu aştığı, insanların kol ve bacaklarından sokakta yürünemeyen katliamı yüreğinde hissediyordu. Büyük bir gaflet içerisinde olan İslam camiası da Selahaddin Eyyubi  sayesinde biraz ses getirmişti.

Eyyubi Hiç gülmüyor Peygamberimizin   emaneti Miraç’a yükseldiği  ilk kıblemizin bulunduğu topraklarda, Hz. Ömer’in emaneti bir kenttin Haçlılar tarafından işgal edilmesini  içine sindiremiyordu. Çocuğunu kaybetmiş bir ana gibi oradan oraya koşturuyor, Müslümanları cihat a çağırıyordu.

Eyyubi üzüntüsünün nedenini soranlara “Kudüs ve Mescid’i Aksa Haçlıların işgalinde olduğu müddetçe ben nasıl olurda gülebilirim, istediğim gibi rahat yemek yiyebilirim ve hele nasıl gözüme uyku girebilir” diyordu.

Eyyubi iyi bir asker ve komutandı. Kısa sürede adalet anlayışı ve şöhreti Kuzey Afrika’yı, Trablus’u, Yemen’i aştı. Adına hutbeler okunmaya başladı. Parçalanmış Müslüman güçleri bir araya getirdi. Asaleti, cesareti ve kudretiyle kısa zamanda bütün İslam coğrafyasında ün saldı.

.Ve sonunda  bütün dünyaya hak dinin gücünü göstermenin zamanı gelmişti. Son kez duasını etti. Ardından  ilk kıblenin yolunu tuttu. 1187’de imanını, gücünü ve azmini gören Haçlılar mağlubiyeti kabul edip  şehrin anahtarını muzaffer komutana teslim ettiler. Müslümanlar, Haçlıların doğu sahiline gelişinden bu yana  ilk kez böyle bir zafer kazanmıştı..

Bu zafer mücahit komutan Selahattin Eyyübi’ye nasip oldu. Ordusuyla Kudüs’e girdiği gün aynı zamanda Hz. Muhammed (S.A.V)’in Mekke’den Kudüs’e mucizevi şekilde götürüldüğü, müjdeler aldığı Miraç’ın yıldönümüydü.

Bu galibiyetle Kudüs ait olduğu yere İslam’a döndürülmüştü.

Muzaffer komutan ilk olarak sevinç gözyaşlarıyla Mescid-i Aksa’ya geldi. Haçlılarca tahrip edilen Mescid-i Aksa’yı kendi elleriyle süpürdü, gül yağıyla yıkadı.

Artık Kubbetü’s Sahra’daki haç indirilmiş, 88 yıldır duyulmayan ezan sesi tekrar şehri nurlandırmıştı. Mescid-i Aksa’da ilk Cuma namazı kılınmış, şehirde Müslümanların hakimiyetinde 8 asır sürecek olan barış dönemi başlamıştı.
Mağlubiyetin şokundan çıkan Haçlılar, Müslümanları tamamen Kudüs’ten atmak için sinsi sinsi güçlü bir ordu toplamıştı. Sayıları çok fazla olan bu ordu karşısında mücadelede biraz tereddütlü kalan askerlere Selahattin Eyyübi şöyle seslenmişti. 

“Mademki ölümden korkuyoruz, niçin evlerimizde çoluk çocuğumuzla zevk-i sefa içinde yaşamıyoruz. Bizim vazifemiz düşmanın azlığını veya çokluğunu mukayese etmek değil, onun karşısına çıkmaktır.”
Ve nitekim imanlı komutanın ordusu kendisinden sayıca çok olan Haçlı ordusunu durdurdu. Böylece mücahit komutan, üstünlüğünü bir kere daha ispat etmişti.

 Kudüs ve Ortadoğu’daki İslam varlığının yok edilmesinin imkansızlığını ispatlamıştı.

Ancak zaman içinde Kudüs’ün uzun soluklu barışı yine Haçlı zihniyetiyle bozuldu. Cennet mekan 2. Abdülhamit Han’ın varlığında hiçbir şey yapamayan Yahudi ve Haçlılar ona karşı birleşti.

Tahttan indirilmesinin ardından da 1918’e kadar barış içerisinde yaşayan Kudüs’e girdiler. İngilizlerin buraya girmesindeki amacı Yahudilere bir devlet kurmaktı.
Ve nitekim 1948’te Ortadoğu’daki bütün huzuru bozan insanlığı hiçe sayan Siyonist devlet İsrail kuruldu. (1)

Sonrası malum...

Bugünde Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etme çabaları.,..

***

O nedenle adı  Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Yüksekova havaalanına da verilen  Selahaddin-i Eyyubi unutulmaz...

Onun mücadele azminin sırrı Filistinli veya Arap olmasında değil, şuurlu bir Müslüman olmasındaydı. …

Bugün Selahaddin-i Eyyubi’yi rahmetle yad ederken onun bıraktığı bayrağı taşımaya çalışan şuurlu bir Müslüman  bir liderinde ortaya çıktığı gerçeğini söylemek  zor değil..

O liderde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan…

Kudüs’e sahip çıkan, Ortadoğu’da,  Afrika’da, Kafkaslar’ da, Balkanlar’da  mazlumların gür sesi olan kimseye boyun eğmeyen cesur bir adam..

O nedenle ABD’nin hedefinde…

O nedenle Batı’nın kıskacında...

Dün Selahaddin-i Eyyubi’yi tahtan indirmek  için birleşen ve İsrail devletini kurmayı başaran Yahudi ve Haçlılar  bugün iş başında...

O nedenle Eyyubi'yi  rahmetle yad ederken Cumhurbaşkanımız  Recep Tayyip Erdoğan'ıda Erdoğan'ıda iyi düşünmek gerek..

Dün Selahaddin-i Eyyubi'yi tahtan indirip İsrail'i kuran Haçlı,Yahudi ittifakı bugünde Recep Tayyip Erdoğan’ı tahtan indirip Büyük İsrail Projesini hayata geçirmek istedikleri aşikar..

Büyük oyun  işte budur..

Anlamayan var mı?

Ama tarih tekerrür etmeyecek!..

Kyn: (1) İstanbul Tarih/17 Mart 2017 Ayhan Çiftçi