Ders kitaplarında Fetö izleri...

Cihad meselesini dillerine dolayanlar, iktidara, Milli Eğitim ders kitapları üzerinden darbe sopası sallayanları görmezden geliyor.

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Geçtiğimiz haftaların en önemli gündem maddesi, ders kitaplarına "Cihad" kavramının girmesiydi.

Kimi köşe yazarları bu kavram üzerinden yola çıkarak bir doğruya bin yalan kattı, ders kitaplarında hiç olmayan şeyleri varmış gibi okurlarına duyurdu. 

Hürriyet yazarlarından Ayşe Arman, Atatürk'ün ders kitaplarından çıkarıldığını ve eğitimin şeriat temelleri üzerine oturtulduğunu dile getirdiği kasti tahrik içerikli yazısını şu yalan sözlerle noktaladı:

"Kitapta, erkeğin okumuşu kadı, kadının okumuşu cadı olur yazıyor"

Bu yalan bilgi, iktidara çakmak için fırsat arayan diğerlerine de ilham kaynağı oldu, Ayşe Arman'ın uydurduğu püsküllü yalan aldı başını yürüdü.

Geçtiğimiz hafta okulların açılmasıyla birlikte çocuklara dağıtılan kitapları araştıran veliler, var olduğu iddia edilen bu bilgilere rastlamadı ama çok daha skandal bilgilerin varlığına şahit oldu. 

Gelin o bilgilere birlikte göz atalım.

Milli Eğitim Bakanlığı, 4. Sınıf Türkçe Ders Kitabında yer alan okuma metninde müziğin yeryüzüne iniş şekli bakın nasıl anlatılıyor:

“Yeryüzünün ve gökyüzünün büyük bölümüne hükmeden tanrı Quetzalcoatl, yeryüzünde dolaşırken ortalığın ne kadar sessiz olduğunu gördüğünde insanlara çok acımış ve rüzgarlara dört kez seslenmiş: "Rüzgarlar gelin!'"

İlginç değil mi?

Küçücük çocukların zihnine, "Yeryüzü ve gökyüzüne hükmeden Allah değil, Quetzalcoatl isimli tanrıdır" bilgisi zerk ediliyor. Ayrıca; müziğin, tıpkı kutsal kitaplar gibi gökyüzünden indirildiği  salık veriliyor. 

Üç-beş satırdan oluşan Cihad kavramına takılanlar, her ne hikmetse bu bilgilere zerre-i miskal itiraz etmiyor.

Çünkü; bu satırların içinde Allah, Kur-an, peygamber ve cihad gibi kendilerinde alerji oluşturan kutsallar yok!

Devam edelim...

Sosyal Bilgiler 7. sınıf öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabından bir bilgi aktaralım.

Kitapta şöyle bir senaryoya yer veriliyor:

"Bir ülkede iktidara tek başına gelen parti, bir süre sonra basının, kurdukları hükümet hakkında sürekli yolsuzluk haberleri yapmasından rahatsız olur. Anayasa’yı değiştirecek güce sahip olmalarından faydalanarak Anayasa’ya basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddeler koyarlar ve kendi izinleri olmadan yapılan haberlere sansür uygularlar. Artık yolsuzluk haberleri yayınlanmadığını bilen kötü niyetli kişiler daha da fazla yolsuzluk yapınca yaşanan ekonomik kriz ülkeyi bir kaosa sürükler.”

Sanki uzun zamandır Fetö ile CHP'nin elele verip yönettiği, "Türkiye'de bir diktatör olduğu için basın özgürlüğü yok" şeklindeki algı operasyonunundan bahsediliyor değil mi?

"Yok canım, ne alakası var" diyorsanız, o zaman bir başka örnek vereyim:

6. Sınıf Sosyal Bilgiler kitabında, "Çan, hazan ve ezan sesi buluştu" sloganın yer aldığı bir gazete kupürüne yer veriliyor. Metinde, “Semavi dinlerin temsilcileri tarafından dünyaya barış çağrısı yapılması amacıyla Hatay’da düzenlenen 1. Medeniyetler Buluşması dün başladı” ifadeleri yer alıyor.

Bir başka deyişle, 6. sınıfta okuyan çocuklara Fetö'nün, "Dinler Arası Diyalog" propagandası yapılıyor. 

Hadi sayfalar arasında biraz daha dolaşalım...

Sosyal Bilgiler 7. sınıf çalışma ders kitabında, Sinop ilimizde yapılan "Nükleere hayır mitingi" soru konusu haline getirilmiş. Kitapta, “Sinop Çernobil olmasın, Nükleer onların olsun Sinop bizim” sloganları atılıyor.

Öğrenciler, kitabın bir başka sayfasında hazırlanan bulmacayı tamamladıklarında karşılarına, Fetö'nün meşhur "Sızıntı Dergisi"nin ismi çıkıyor. 

Bir başka kitapta, "Yenilikler" başlığı altında bazı görseller var. Bu görsellerde, çarşaflı ve kasketli evli çift gerici, takım elbiseli kısa etekli çift modern olarak lanse ediliyor. 

Rahlede Kur-an' Kerim okuyan çocuk bağnaz, Atatürk ve çevresindeki öğrenciler ilerici olarak gösteriliyor. 

Aynı sayfadaki bir başka görselde, Osmanlı alfabesi ile Osmanlı Fesi giyen şahıs eski zihniyeti, Atatürk fotoğrafı medeniyeti işaret ediyor. 

Osmanlı'ya nefret bununla da bitmiyor. 

2. Sınıf okuma metni kitabında Osmanlı'ya karşı kin ve nefret dolu beslenmesine neden olacak şu satırlar yer alıyor:

"Halkın ne söz hakkı vardı, ne de oyu.
Mutlak hakim idi padişah soyu
Uyutulmuş idi asırlar oyu
Uyandı, silkindi bu millet"

Sizi sinirden çıldırtmaya, çileden çıkarmaya niyetim yok. İğrenç ötesi örneklere burada noktalayacağım.

Lakin, merak ediyorum.

Dünya toprakları üzerinde, soyundan geldikleri atalarına küfretmek amacıyla yetiştirilen başka bir nesil var mıdır acaba?

Yerküre üzerinde ve henüz ilkokul çağında bilinç altına, "Senin inancın çok gerici, dinin ise çok bağnaz" bilgisi nakşedilen başka bir öğrenci nesli var mıdır yerküre üzerinde? 

Ve soruyorum.

Hepi topu üç-beş satırdan oluşan "Cihad" kavramına takılan sözümona köşe yazarları; bu alçakça, bu aşağılıkça satırları neden görmüyor?

Hadi onların gözleri var görmezler, kulakları var işitmezler. Peki bizim Milli olan Eğitim Bakanlığı'na ne demeli? 

Öğrenci velileri görmemiş olsa, o bilgiler yıl boyu, belki de yıllar boyu çocukların hafızasına zerk edilecekti. Peki velilerin gördüğünü, sözümona yeni müfredat hazırlayan Talim ve Terbiye Kurulu'nın pek muhterem üyeleri görmedi mi?

Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki bütün Fetö'cü haşhaşilerin bulunup ihraç edildiği söylenmişti. Temizlik yapıldıysa bu rezillik neyin nesi? Yok yapılmadıysa, neden yapılmadı?

Sıkıntılı kitapların toplatılmasına karar verilmiş. 

Peki ama iş bununla mı kalacak?

Milli Eğitim Bakanlığı üzerinden, seçilmiş iktidara darbe sopası sallayan bu aşağılık Fetö'cülere kimse dokunmayacak mı? 
Bu Fetö'cü haşhaşi kalıntılarının bir an önce bulunup yargı eliyle hesap sorulması gerekiyor. 

Mesele çocuklara Cihad'ın ne olduğunu öğretmek ve göstermekse, bundan ala örnek olamaz!

SOSYAL MEDYADA TAKİP İÇİN: