Bize böyle medya lazım...

Günlerdir, "Bize nasıl adamlar lazım" başlığı altında darbe gecesi teröristlere karşı mücadele eden kahraman isimleri yazıyorum. Medya sektöründeki isimleri atlamak haksızlık olur.

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

Günlerdir, "Bize nasıl adamlar lazım" başlığı altında darbe gecesi teröristlere karşı mücadele eden kahraman isimleri yazıyorum.

Zaman geçtikçe ve fotoğrafın tamamına baktıkça atladığım isimler olduğunu farkediyorum.

Onların verdiği mücadeleyi yazmazsam haksızlık etmiş olurum.

Siyaset dünyası kadar medya dünyası içinde de milyonlarca kez teşekkürü hakeden kurumlar var.

Hakkını teslim edelim ki Sabah gazetesi ile ahaber televizyonu, Fetö ile mücadele konusunda lokomotif görevi gördü.

Taaa 17/25 Aralık tarihinden bu yana hiç birimizin vermediği, veremediği bir mücadeleye imza attı bu yayın grubu...

Üç yıl boyunca, Fetö terör örgütünün korkunç yüzünü ve neler yapabileceğini yaptıkları olaganüstü haberlerle her gün, ama her gün gözümüze soktular.

Yaptıkları bazı yayınlara inanmadık, bazılarını abartılı bulduk.

Ancak ne acıdır ki gazetede yazdıkları, ahaber'de söyledikleri her şeyi tüm acımasızlığıyla yaşadık. Felaket kapımızın eşiğine geldiği gün anladık o yayınların neden yapıldığını...

Kendimi de katarak söylüyorum...

Biz medya mensupları, Sabah ve ahaber ekibi kadar cesaretle mücadele etseydik, belki de yaşadığımız felaketin boyutu bu kadar büyük olmayacaktı.

Fetö'cü hakimler tekzip yağdırmalarına rağmen Sabah asla pes etmedi...

RTÜK içindeki Fetöcü'ler kasti bir tahrikle ekranlarını karartmasına rağmen ahaber televizyonu bir milim geri adım atmadı.

"Bize böyle gazeteler ve böyle televizyonlar lazım" dedirttikleri için Sabah, Takvim ve ahaber'e bir teşekkür borcumuz var.

Dİğer yayın kuruluşlarına gelince...

Cumhurbaşkanı'na o en zor anda ulaşmayı başaran ve o yayın sayesinde, halkın sokaklara dökülmesinde başrol oynayan Hande Fırat'a...

Kanalı işgal için gelen darbecilere yayın yapma şansı vermeyen CNN Türk ekibine ve özellikle Erdoğan Aktaş'a...

Darbeye karşı ilk dakikadan itibaren dik duruş sergileyen Beyaz TV'ye ve ekrana çıkarak darbecilere "Hodri Meydan" çekip, sokağa inen Osman Gökçek'e...

Habertürk, NTV, TVnet, TGRT Haber, Ülke TV ve daha nicelerine...

Gönül dolusu bir teşekkür borcumuz var diye düşünüyorum. 

TEŞEKKÜRLER CHP'Lİ BAŞKAN

Bu köşenin müdavimleri; ideolojisine, partisine, dinine, diline ve rengine bakmaksızın herkese hakettiğini vermek için çabaladığıma sanırım şahitlik edecektir.

Kendi vicdanımdaki adalet terazisi ölçüsünde doğru yapan kim olursa olsun övmeye, yanlış yapan kim olursa olsun eleştirmeye çalıştım yıllar yılı...

İşte tam da bu nedenledir ki bugün CHP'li bir isme teşekkür edeceğim. O İsim, benim ikamet ettiğim ilçenin belediye başkanı Battal İlgezdi'dir.

Bulunduğum ilçenin belediye başkanı olması nedeniyle İlgezdi'yi sık sık yazı konusu yapmanın doğru olmayacağına inandım. Hani belki birileri, "İşini yaptıramayınca eleştirmeye başladı" der tedirginliğiyle mümkün olabildiğince uzak durmaya çalıştım.

Sadece bir kez, eşi Gamze İlgezdi'nin rezidans olayı nedeniyle eleştirdim.

Ancak günlerdir Ataşehir'de oturan herkes darbe gecesi onun yaptıklarından bahsedince, bu köşeye bir kez daha, ama bu kez övmek için konuk etme gereği duydum.

Emniyet başta olmak üzere pek çok kanaldan teyyit ettirdiğim için inanarak şunu söylemeliyim ki silahların halka döndüğü darbe zamanlarında bize Battal İlgezdi gibi isimler de lazım.

Daha darbe kalkışmasının neredeyse ilk dakikalarında ve henüz Kemal Kılıçdaroğlu ekrana çıkıp darbeyi kınamamışken, İlçe Emniyet Müdürü'nü arayıp, belediyeye bağlı bütün hafriyat kamyonlarının polisin hizmetinde olduğunu söylediği için...

Tüm CHP'lileri ve belediye çalışanlarını mesaj yoluyla darbeye karşı direnmeye çağırdığı için...

Anında AK Parti teşkilatlarıyla diyalog kurup, "Darbeye, darbecilere karşı biriz ve beraberiz" dediği için...

Darbe heveslisi bazı uç düşünceli partilileri yaptığı konuşma ve mücadeleyle susturduğu için...

ve darbe sonrası, demokrasi mitinglerinde sahneye çıkıp konuşmadığı için kendisini eleştirenlere, "Ben darbeye karşı mücadele ettim, darbeyi fırsata çevirip şov yapmayı doğru bulmadım" dediği için...

Dava adamı olduğuna inandığımız için oy verdiğimiz bazı isimler köşe bucak saklanırken, meydana çıkıp "Öleceksek beraber ölelim" diyebildiği için...

Koca bir teşekkürü hakediyor Battal İlgezdi...

****

İYİ Kİ BİNALİ YILDIRIM VAR!

Günlerdir her yerde aynı şeyi söylüyorum. Darbe girişiminin ilk dakikalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ulaşılamadığı için toplumda bir panik havası hakimdi.

O an, canlı yayına bağlanan Başbakan Binali Yıldırım, hem milleti rahatlattı, hem de tarihe geçen bir konuşmaya imza attı.

O geceyi hatırlayın... 

"Bu kalkışma, Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızmış küçük bir grubun girişimidir. Milletimiz rahat olsun. Bunları en ağır şekilde cezalandıracağız. Ölürüz ama ülkeyi bunlara teslim etmeyiz!" diyordu kararlı bir ses tonuyla..

Dün ikinci rahatlatıcı açıklamaya imza attı Yıldırım...

Fetö operasyonları sırasında suçsuz yere ihraç edilenler olduğunu belirtti, valiliklere "Onların suçsuzluğunu ispat edebilmesi için gerekli komisyonları oluşturun" talimatı verdi.

Oluşturulacak komisyonların hakkı ve adaleti ayağa kaldırma adına mücadele edeceğini umuyorum. 

Umuyorum çünkü; bazı illerdeki Fetö operasyonları neredeyse AK Partililerin tasfiyesine, inançlı ve mutaassıp insanların ürkmelerine neden oldu.

Ama dedim ya, bu süreci de yakından takip edeceğine inandığım bir isim var.

Kısıacası iyi ki Binali Yıldırım var!