Ardına bakmadan giden tüm babalara...

Ardına bakmadan giden tüm babalara...

Selcan Aydın selcan@internethaber.com

Gitmek kolaydır.

Bencilliği şal gibi boynuna doladığında tüm karanlık yollar ışıklarla dolu gibi görünür.

Zordur.

Giden de kalan da olmak. Asıl mevzu gittikten sonra bunu nasıl yönettiğindir aslında.

Zaman geçer. Hırslar biter. Yollar biter. Kızgınlıklar bir bir sahilden suya bırakılan deniz anaları gibi süzülerek gider.

Peki ya sonra?

Gurur mu? peh. İnsan olmakla gururlu olmak arasında fark var. Allah aşkına gurur yaparak insanlığından, sevgiden ödün veren biri ne için yaşar?

Bak baba.

Benim gözlerim, tenimin rengi, ellerimin yapısı, boyum, dişlerimin çarpıklığı ve hatta en sevmediğim huylarım bile sensin. Ben senin kopyanım. 

Bir şey söyleyeceğim sana mesela. Benim bi kedim vardı, öldü. Hala bir fotoğrafına bakınca içim burkuluyor, gözlerim doluyor. Sen benim için bir kez olsun ağladın mı baba? Kedi diyorum. Bana benzemiyor. Benim kanımı bile taşımıyor düşünsene.

Hiç konuşmadı mesela. Bana hayallerini anlatmadı. Bana “anne” ya da “baba” demedi ama ben üzülüyorum anlıyo musun?

Git tabi ya.

Git ve unut. 

Zaten bana ne bıraktın ki seni üzerim diye soramadığım bir sürü soru ve sana ait bir soyadından başka?

Boşver. Ben senin yerine de üzülürüm.

Çünkü aile böyle bir şey baba. Aile olmak böyle bir şey.