Arabistan'da neler oluyor? Amerika'nın yeni Orta Doğu projesine dikkat!

Nureddin Ceylan snureddinceylan@gmail.com

Geçen gün, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, ülkesinin yakın müttefiki Suudi Arabistan ile olan ilişkilerini yeniden düzenleyeceğini söyledi. ABD televizyon kanalı Univision'a röportaj veren Biden, Riyad'dan, "İnsan hakları ihallerinden dolayı hesap soracaklarını" ve yeni Amerikan hükümetinin Suudi Arabistan ile ilişkilerindeki "temel değişikliklere dair" pazartesi günü bir açıklama yapılacağını bildirdi.

Bunun üzerine, Suudi Arabistan yönetimi ise Kaşıkçı cinayeti ile ilgili Amerikan istihbarat raporuna sert tepki gösterdi. Riyad hükümeti tarafından yapılan açıklamada raporun, "olumsuz, yanlış ve kabul edilemez" olduğu belirtilerek, Prens Selman'ın bu cinayetle en ufak bir ilgisinin bulunmadığı savunuldu.
ABD'nin Orta Doğu'daki en yakın müttefiklerinden biri olan Suudi Arabistan, insan hakları ihlalleri ve komşusu Yemen'deki savaşa müdahil olması nedeniyle uluslararası toplum tarafından uzun bir süredir tepki görüyor.
Prens Selman ile yeni Başkan Biden, uluslararası sahnede danışıklı dövüş planıyla dünya gündemini değiştirdiler. Washington - Riyad hattının bu anlaşmalı dalaşı, yeni bir oyunun sahnelendiğini gösteriyor.
Joe Biden göreve geldiği günden itibaren Suudi Arabistan hükümetiyle olan ilişkilerde değişikliklere gideceğini zaten söylüyordu.
Karşı düşecekleri aşikardı. Bu duruma Yemen’deki İran yanlısı Husilerin müdahale etmesi, çok daha büyük bir senaryonun işlendiğinin göstergesiydi. Biden, “Suudi Arabistan’dan insan haklarının hesabını soracağız” derken, Arabistan’ın verdiği karşılık pahalıya mal oldu. Fatura Arabistan’a kesildi ama bölgede yeni bir sistematik kaosun yolu da açılmış oldu.

Cumartesi gecesi, Formula yarışlarının yapılacağı alana saldırı düzenlendi. Saldırıya karşı hava savunma sistemiyle karşılık veren Arabistan, Kaşıkçı raporuna verdiği reddin bedelini ödüyordu. Bu olaydan sonra Formula yarışı başta olması gerektiği gibi iptal edildi. İran’ın maskesiyle yapılan saldırıların, Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikler birlikteliğinin etkin bir rol oynayacağını kesinleştirdi. Her ne kadar Arabistan hükümeti daha önceleri husileri vursa dahi, yaşanan olayların üzerine yapılan saldırıların Amerikan tezgahı olduğu belli.
Amerika, hiç bir Müslüman ülkenin bölgede bağımsız olmasını istemediğinden bütün ülkeleri kullanarak muntazam bir senaryo yazmakta.

Arabistan’ın başına İran’ı musallat ettiren Amerika, Birleşik Arap Emirlikleri’ni Arabistan’ın yanına çekerek, Arabistan’ı bölgede ötekileştirmeye çalışıyor. Amerika'nın asıl hedefi, Orta Doğu’da Vahabi – Şii- Sunni çekişmesini ileri boyutlara taşımak. Formula yarışlarının hedef olması da bu yüzdendir. Çünkü, Formula yarışıyla mükemmel bir prestij ve maddiyat sağlayacak Arabistan’ın, Ekonomiksel anlamda İran’dan üstün bir cazibeye sahip olacaktı. Amerika bu ülkelerin birlerinden üstün olmasını istemez. Hepsinin eşit düzeyde kendi yönetimi altında olmasını isteyen sömürge düzenin gereksinimi budur. Amerika her zaman ki gibi bekleneni yapıyor. Pazartesi günü Arabistan ile alakalı açıklayacağı yeni kararlar, yeni adımların ne yönde olduğunu gösterecek. Lakin şu bir gerçek ki, Amerika, Orta Doğu için istediği hedefleri mükemmel zamanlamayla adım, adım dizayn ediyor. Arap ülkelerinin başlarında olan, satılık uşaklar ise bu hedefleri harfiyen uygulamaktan geri kalmıyorlar. Olan Müslümanlara, Ümmet-i Muhammed’e oluyor. Gerçekleri görmek, geleceğin sahibi olmamızı sağlar. Aksi takdirde derin güçlerin birer piyonu olmaktan başka bir görevimiz olmayacaktır. Orta Doğu halkının uyanmasına fırsat vermeyen güçler, Müslüman kardeşlerini uyandıracak Türk halkının bölgedeki etkinliğini en az düzeye düşürmekte. Suudi Arabistan halkının Başkan Tayyip Erdoğan’dan nefret etmesi, hazmedememesi ve istememesi bu yüzdendir. Tasarlanmış senaryo, uygulayacak liderler ve masum halk…
Bakalım ne olacak?

Selametle..