AK Parti'nin zor sınavı, belediyeler!

Küçük akıntılar, büyük akıntıları besler. Küçük akıntıların önünü kesmediğinizde, büyük akıntılar günü gelince sele dönüşüp herşeyi alıp götürüyor.

Süleyman ÖZIŞIK suleyman@internethaber.com

AK Parti teşkilatlarında görev alanların, belediyelerle iş yapmaması ve belediyelerde bireysel olarak görev almaması yönünde partinin aldığı bir prensip kararı var.

Bazı teşkilat ve belediyeler zaman zaman bu karara uymuyor, parti teşkilatında çalışanlar, belediyelerin çeşitli kademelerinde görev alabiliyor. 

Bunu normal karşılıyorum.

AK Parti'nin kuruluşunda ve büyümesinde büyük emeği olan teşkilat mensupları pek tabi ki hakettiği noktalarda çalışacak ve ekmeğini kazanacak.

Benim itirazım buna değil.

Ben, teşkilatta görevliyken belediyelere taşeron işçi olarak giriş yaptıran, diğer taşeron işçilerden 2-3 kat fazla maaş alan ve işi gitmeden maaş alan kişilerin korunup kollanmasına itiraz ediyorum. 

Geçtiğimiz hafta böylesi bir durumun yaşandığı Şanlıurfa'daki bazı belediyeleri yazdım. Doğrusunu isterseniz böyle bir tepki beklemiyordum.

Kimi belediye başkanları, ortada SGK kayıtları ve maaş bordroları olmasına rağmen, "Bunlar aslı astarı olmayan iddialardır" diyerek kendilerini gülünç duruma düşürdü. 

Kimi belediye başkanları ise SGK'ya baskın yaptı, kamera görüntülerinden söz konusu belgeleri kimin sızdırdığını araştırdı. 

Neyse...

Yazımdan sonra yöre halkının isyan ve itirazı üzerine bazı gelişmeler yaşandı. Şanlıurfa İl Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül katıldığı televizyon programında, belediyelerde görev yapan ilçe teşkilat yöneticilerinin istifasının istendiğini duyurdu. 

Bu arada gerek İl Başkanı Beyazgül, gerekse bazı ilçe başkanları, belediyelerin kendilerine gizlice tahsis ettiği şoförlü makam araçlarını da ilgili kurumlara iade etti. 

Umarım bu kararlar geçici süreliğine alınmamıştır. 

Geçtiğimiz hafta yazdığım yazıdan sonra benim açımdan ilginç bir gelişme yaşandı.

Eyyubiye Belediyesi'nde Başkan yardımcısı olduğunu öğrendiğim Necmettin Sağlam isimli şahsın biri, sosyal medya hesabından "Teşkilatlarda görev yapan kardeşlerimize iş anlamında destek olmak bizim boynumuzun borcudur" diye yazdı. 

Kendisine eleştiriler gelince önüne gelip hakaret eden bu sivri zeka belediye başkan yardımcısının şunu iyi anlaması gerekiyor.

Belediyeler, beytülmaldır.

Belediyeler, belediye başkan yardımcılarının babasının çiftliği değildir. İsteyenin kendi adamına, kendi akrabasına, kendi partilisine keyfine göre iş vereceği bir kurum hiç değildir.

"Yahu densizlik yapan bir belediye başkan yardımcısını mı kaale alıyorsun?" diyebilirsiniz.

Değil arkadaşlar, değil.

Eleştirdiğim, söylediği sözün ne anlama geldiğini idrak edemeyen bir belediye başkan yardımcısı değil, aksine onun savunduğu zehirli zihniyettir. Ve maalesef bu zihniyet, Türkiye'deki bir çok belediyede hakim durumdadır. 

Belediye Başkanları SKG binalarını basacağına, "Bizi Süleyman Özışık'a kim ispiyonladı" diye muhbir arayacağına önce bu zihniyetle mücadele etmelidir.

AK Parti, belediyeler sayesinde iktidara geldi, eğer önlem alınmazsa belediyelere doluşan bu zihniyet sayesinde korkarım ki iktidarı kaybedecek.

Sadece bu değil, bakın size bir örnek vereceğim.

Gülsüm Sobay isimli hanımefendi Gaziantep'te ikamet ediyor, aynı zamanda Gaziantep Belediyesinde çalışıyor. 

Ancak aynı hanımefendi, hem Şanlıurfa'nın Eyübbiye Belediye'sinde hem de Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'nde Meclis üyesi olarak görev yapıyor. Aylarca Şanlıurfa'ya uğramayan biri, nasıl oluyor da Şanlıurfa'daki bu göstermelik görevlerden dolayı kazanç sağlıyor?

Belediyelerde Meclis Üyesi olanların çoğu aylardır toplantılara katılmıyor. Normal şartlarda, 3 toplantıya katılmayan üyenin üyeliğinin düşürülmesi gerekiyor ancak birileri bu isimler adına sahte imza atıp günü kurtarıyor. 

Şanlıurfa Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip ilimiz. 

Her gün onlarca genç uyuşturucu ve fuhuş batağına sürükleniyor. Genelleme yapmak istemiyorum ama belediye ve teşkilatlarda bununla ilgili alınan önlem yok denecek derecede az...

Belediyelerin birinci önceliği bu gençler ile ilgili projeler üretmek, bu sıkıntıları ortadan kaldıracak çalışmalar yapmak. 

Onun bunun altına makam araçları vermekle, birilerini ballı maaşlarla beslemekle bu sorunların üstesinden gelinmiyor.

Son olarak...

Bazı dostlar, ülke gündemini bırakıp belediyelerle ve teşkilatlarla uğraşmamı yadırgıyor. "Yazacak daha mühim, daha önemli meseleler var" diye kızanlar oluyor. 

Daha önce de söyledim, tekrar etmekte yarar var. 

Küçük akıntılar, büyük akıntıları besler. Küçük akıntıların önünü kesmediğinizde, büyük akıntılar günü gelince sele dönüşüp herşeyi alıp götürüyor. 

Ben, arada bir böylesi küçük akıntılarla ilgileniyorum, ilgilenmeye de devam edeceğim.