Yastıkla boğuldu raporuna mizansen dedi: 'İzzet Özgenç Hoca yine paniklediniz'
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizongun'un otopsi videosu Adli Tıp tarafından önce yok denilmiş sonra ortaya çıkarılmıştı. Bilirkişi heyeti videoyu incelediğinde Denizongun'un göğsüne dizle bastırılıp yastıkla boğulmuş olabileceği kanaatine vardı. Bu bilirkişi beyanı ortalığı karıştırdı. İzzet Özgenç rapora mizansen deyince süreci başlatan Fatih Süleyman Denizongun'dan çok ağır bir yanıt aldı.
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un fethi kabir işleminin ardından çıkan bilirkişi raporuna bir dönem Cumhurbaşkanı danışmanlığı yapan Profesör İzzet Özgenç 'Mizansen' dedi. Ceza Hukuku Profesörü İzzet Özgenç şu iddialarda bulundu:
MİZANSEN
-"Şüpheli ölüm dolayısıyla açılan mezardaki cesetten alınan örnekleri bilimsel yöntemle inceleyerek ölüm sebebini açıklığa kavuşturmakla görevlendirilen “bilirkişi”nin yıllar önce yapılmış otopsi faaliyetine ilişkin görüntüler üzerinden “KİŞİNİN AĞZININ VE BURNUNUN BİR YASTIKLA KAPATILARAK NEFESSİZ BIRAKILMASI" sonucu öldürüldüğü yönünde MİZANSEN oluşturması ve soruşturmanın gizliliği ihlal edilerek, sanki maddi gerçek “tespit” edilmiş gibi bunun medya organlarına servis edilmesi, yürütme gücünün nüfuzunu kötüye kullanarak yargılama faaliyetini etki altına alması bakımından tarihe geçecek bir örnek oluşturmaktadır."
İZZET HOCA YİNE PANİKLEDİNİZ!
İzzet Özgenç'in bilirkişi raporuna yaptığı bu göndermeye Arif Ahmet Denizolgun’un torunu ve eski AK Parti milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, 'yine paniklediniz' diyerek tepki gösterdi. Fatih Süleyman Denizongun X hesabından şunları yazdı:
-"Sayın İzzet Özgenç Hoca; Ahmet gökçen gözaltına alındı paniklediniz, amcamın cinayet dosyası açıldı yine paniklediniz, dosya bilirkişiye gitti yine paniklediniz. Her olayda da gerçek dışı yazılar yazdınız ve suç işlediniz.
NEDEN KURİŞLERİN SAFINDASINIZ?
-Gerçekten hayrdır, yoksa cinayete kurban giden bizim değil de, sizin mi amcanız? Ahmet Gökçen ile Kurişiilerle ve bu dosyayla, nasıl bu kadar derin bir bağınız oluşabiliyor? İnsan gerçekten aranızdaki ilişkiyi merak ediyor... Neden; halkımıza yalan ve yanlış bilgiler vererek, Kurişiilerin safında yer alarak, üstüne yargıya müdahale etmeye kalkışıyorsunuz? Halkımıza yanıltıcı bilgi vermek pahasına, suç işlemeyi göze almak pahasına; mütemadiyen gerçek dışı yazılar yazarak, alenen yargı kurumlarımıza hakaret etmeye nasıl cüret edebiliyorsunuz?
YOK DENEN VİDEO ORTAYA ÇIKTI
-Bakırköy Başsavcılığımızdaki savcı tarafından ATK'ya defalarca müzekkere yazıldığı halde; Adli Tıp Kurumu tarafından yok denilen videoyu, fethi kabir kararı sonrası Adli Tıp Kurumu ne hikmetse, aylardır yok dediği halde hemen bulmuş, videoyu da ATK değişik şekilde, kesik kesik şekilde gönderdi. Bu durum başlı başına şaibeli değil mi?
-Haliyle, bu durumu da şüpheli bulan Bakırköy Başsavcılığımız, aylardır gelmeyen videoyu bilirkişiye gönderdi. Uzman bilirkişiler de bu konuda raporunu yazdılar. Bakırköydeki bu dosyada, şüpheli olarak görülenler, zaten o dönemdeki Adli Tıp Kurumu yetkilileri veya çalışanlarıdır.
3 KERE VİDEO İSTENDİ
-Bakırköy Adliyemizdeki savcı; 3 kere video kaydını isteyen müzekkere yazmak zorunda kaldı, adli tıp kurumu çok direndi, adli tıp kurumu ilk cevap yazısında fotoğrafları istersen göndereyim diye savcılığa yazdı, savcılık 2. Defa video kaydını da gönder diye yazınca, fotoğrafları gönderdim diye adli tıp kurumundaki yetkili 2. Cevap yazısını yazıyor, Savcılık 3. müzekkeresinde şu kadar sayıda foto gönderdin, video kaydı var mı yok mu bunun cevabını ver, varsa gönder diye bir daha müzekkere yazıyor. Onun üzerine adli tıp kurumu, 16 Temmuz 2026 tarihinde otopsi anına ait video yok diyor yazıyor. Akabinde, Bakırköy Başsavcılığımız fethi kabir kararı aldığı anda video geliyor, fakat kesik kesik değişik şekilde geliyor.
-Siz bu süreçlerin hiçbirine vakıf olmadan, nasıl yargı kurumlarımızı töhmet almaya çalışırsınız? Bir ceza profesörü olarak, Ahmet Gökçe'nin gözaltına alındığı günden beri yazdığınız yazılarda; pervasızca kaç suçu birden işlediğinizi biliyor musunuz? Eğer cesaretiniz veya öz güveniniz varsa, yazılarınızın altına yorum yazılmasını neden kısıtlıyorsunuz? Lütfen; yorumlarınızı halka açında, halkımız size neler yazıyor, hangi tepkileri veriyor görelim? Gene de, Saygılar, Selamlar