BIST 3.287
DOLAR 18,48
EURO 17,77
ALTIN 971,47

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

Mary Ann Webster isimli kadın, yakalandığı Akromegali hastalığı sebebiyle bir anda güzelliğini kaybederek dünyanın en çirkin kadını ilan edildi.

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

"Güzelliğine güvenme bir sivilce yeter" cümlesine hemen hemen herkes hayatları boyunca en az bir kez duymuştur. Bu cümlenin en canlı örneği, 1800'lü yıllarda İngiltere'de yaşanı. Mary Ann Webster ismindeki kadı,n güzelliği ile herkesi büyülerken, yakalandığı Akromegali hastalığı sonrası bir anda inanılmaz bir değişime girerek güzelliğini kaybetti ve dünyanın en çirkin kadını olarak gösterildi. İşte hayat hikayesi ile oldukça dikkat çeken Mary Ann Webster’in başından geçenler…

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

1874 yılında Londra'da hayata gözlerini açan Mary Ann Webster, hemşireydi ve harika bir güzelliğe sahipti. Bir hastanede çalışıyordu ve güzelliğiyle herkesin dikkatini çekiyordu. Onunla evlenebilmek için erkekler sıraya girmişti. Mary ise kendisine tekliflerde bulunan erkekler arasından Thomas Bevan'ı seçmiş ve onunla evlenmişti.

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

Mutlu evliliğinden 4 çocuğu oldu. Her şey mükemmel giderken Mary'nin şiddetli baş ağrıları başladı. Arkasından kas ağrıları hayatını olumsuz etkiliyordu. Neler olduğuna anlam veremiyordu. Bir çare bulmak için hastane hastane gezdi fakat o zamanın teknolojisiyle ya da sahip olunan bilgilerin yetersizliğiyle hastalığın tanısı koyulamadı.

Yakalandığı hastalık sonrası bir anda dünyanın en çirkin kadını oldu

Mary ise bu katlanılmaz ağrılarını kabul ederek bu şekilde yaşamaya çalışıyordu. Ayrıca eşi vefat etmişti ve 4 çocuğu vardı. Onlara bakmak zorundaydı. Günler geçtikçe Mary'nin yüzünde değişimler olmaya başladı. Hastalığı devam ederken fiziksel anlamda da anormallikler başlamıştı. Yüzü büyümeye başlamış, gözleri, burnu, ağzı... her uzvu normalden farklı görünmeye başlamıştı. Dillere destan bir güzelliğe sahip olan Mary Ann, güzelliğin kaybetmiş ve artık tanınmaz bir hale gelmişti.