Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimi sonrası Abdullah Özdemir’den açıklama
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçim sürecine ilişkin değerlendirme yaptı.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçim sürecine ilişkin değerlendirme yaptı. Özdemir, 'Maalesef bugün gerçekleştirilen seçimde de daha önceki belediye başkan vekilliği seçimlerinde gördüğümüz irade gaspı girişimlerinin bir benzeriyle karşı karşıya kaldık.' dedi
İşte AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir'in açıklaması
İşte Bugün Üsküdar Belediye Meclisi'nde önemli bir seçim gerçekleştirildi. Geçtiğimiz 29 Temmuz Çarşamba günü, Üsküdar Belediye Başkanı hakkında yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltı işlemi uygulanmış, dört gün sonra da tutuklanarak görevden uzaklaştırılmıştı. Bugün ise belediye başkan vekilliği seçimi yapıldı.
Maalesef bugün gerçekleştirilen seçimde de daha önceki belediye başkan vekilliği seçimlerinde gördüğümüz irade gaspı girişimlerinin bir benzeriyle karşı karşıya kaldık.
Öncelikle şunu sormak istiyoruz: Yeni Parti'nin İl Başkanı'nın, Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyelerinin oy kullanacağı bir seçimde orada bulunmasının sebebi nedir? Aynı şekilde Yeni Parti İlçe Başkanı'nın oradaki tavırlarının ve meclis üyelerine yönelik müdahalelerinin izahı nedir?
Bugün burada AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi meclis üyeleri belediye başkan vekilini seçmek üzere sandık başına gitmiştir.
Üçüncü tur oylamada meclis üyelerinin iradesi sandığa yansımıştır. AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin toplam 17+6 olmak üzere 23 oyu adayımız Sayın Dündar Ziya Gültekin'e verilmiş, CHP'nin adayı Sayın Sibel Tan Çetinkaya ise 21 oy almıştır.
Ancak hiçbir hukuki gerekçe ortaya konulmadan AK Parti adayımıza verilen oylar geçersiz sayılmaya çalışılmış, bu durum tutanaklara da yansıtılmamıştır. Ardından ise amacının ne olduğu çok açık olan bir ara verilmiştir.
Oysa oturuma ara verilmesini gerektirecek hiçbir taşkınlık ya da olağanüstü durum bulunmamaktaydı. Buna rağmen verilen 10 dakikalık aranın tek amacı, meclis üyeleri üzerinde baskı oluşturmaktı.
Ara sırasında aşağı katta bulunan arkadaşlarımızın da şahit olduğu olaylar yaşanmıştır. Kamera görüntülerinin ve ses kayıtlarının da bulunduğunu tespit ettik.
Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu süreçte yüksek sesli tartışmalar yaşanmış, tehdit içerikli ifadeler kullanılmış ve kendisini demokrasi savunucusu olarak tanıtan Yeni Parti'nin İl Başkanı ile İlçe Başkanı, CHP Grup Odası'na girerek meclis üyelerinin iradesini etkilemeye yönelik girişimlerde bulunmuştur.
Buradan açıkça soruyoruz:
Yeni Parti İl Başkanı hangi sıfatla CHP Grup Odası'na girmiştir?
Yeni Parti İlçe Başkanı hangi sıfatla orada bulunmuştur?
Belediye meclis üyeleri üzerinde baskı kurma yetkisini kimden almışlardır?
Burası Türkiye Cumhuriyeti'dir. Hiç kimse bu ülkede derebeylik yapamaz. Hiç kimse kendisini hukukun üstünde göremez.
Burası, adaletin ve hukukun egemen olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin bir belediye meclisidir.